Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

TİP Milletvekili Barış Atay saldırıya uğradı, çok geçmiş olsun.

Siyasetçi olarak üslubunu fazlaca keskin bulduğum bir isim Barış Atay.

“Nitelikli cinsel saldırı" suçlamasıyla tutuklandıktan sonra tahliye edilen Musa Orhan ile ilgili hukuken tartışmalı bir yargı kararı var ortada ama buradan hareketle İçişleri Bakanı’na “Sen bir seri tecavüzcüyü korudun, kolladın” gibi ağır bir ithamda bulunmasını yanlış buluyorum.

İçişleri Bakanı Soylu’nun, Barış Atay'ın ölçüsüz ithamlar içeren tweet'ine karşı yazdığı cevabi tweet'te de bence olmaması gereken ifadeler vardı.

Ama geldiğimiz noktada bütün bunların üzerinde bir gerçek var: Barış Atay’a yapılan saldırı asla kabul edilemez.

Bu aşamada artık olayın aydınlanması için en büyük çabayı Bakan Soylu’nun göstermesi gerekir.

Bu olayda en doğru tavır Meclis Başkanı Şentop’tan geldi.

“İçişleri Bakanı ile polemik yaşadı iyisi mi ben bu işe bulaşmayayım” demedi.

Tarafsız bir Meclis Başkanı’na yakışır şekilde Barış Atay saldırısını kınadı.

Dengecilik yapmadan, siyasi taraf tutmadan bir milletvekiline karşı yapılan saldırıya sessiz kalmayan Mustafa Şentop’u bütün siyasetçiler örnek almalı.

Adalete olan güvensizlik öyle bir boyuta ulaştı ki sosyal medya topyekûn bir yargılama alanına dönüştü.

Artık kimin tutuklanıp kimin serbest bırakılacağına karar veren bir Twitter mahkemesi var.

Gün geçmiyor ki bir ‘şu kişi tutuklansın” diye bir hashtag açılmasın.

İlk bakışta kamuoyu vicdanı adına iyi bir şey gibi görünebilir ama aslında son derece tehlikeli bir durum bu.

Elbette hepimiz tecavüzcüler, kadına şiddet uygulayanlar, ahlaksızlar, tehditler savuran züppeler en ağır cezayı alsın istiyoruz.

Bunun için kampanyalar düzenlenmemiz de normal, fakat unutmayalım ki yanlış yönlendiriliyor olabiliriz.

Hukuk bilgimiz sınırlı. Mahkemeye sunulan detayları bilmiyoruz. Daha vahimi medya da olayları objektif biçimde anlatmak yerine tarafı olduğu mahallenin eğilimlerine göre haberleri eğip bükebiliyor.

Linç ettiğimiz yüzlerce kişiden birisi dahi masum çıksa hayatı boyunca taşıyacağı lekeden biz de sorumlu oluruz.

Tabii burada kabahatli olan sosyal medya değil, yıllardır yanlış kararlar vererek halkın adalete inancını yerle bir eden yargı sistemi ve o sistemi inşa eden siyasetçilerdir.

Bu atmosfer öyle bir günde oluşmadı.

Müebbet cezası alan onlarca kişi sonradan beraat etti.

Siyasetin yargı üzerinde etkisi olmadığına çocuklar bile inanmıyor.

Başına bir şey gelen insanlar karakola dahi gitmeden önce sosyal medyada sesini duyurmaya çalışıyor.

‘Tecavüzcüler korunuyor’ algısı nasıl oluştu?

Vatandaş neden yargıya güvenmiyor?

Başta Adalet Bakanlığı ve HSYK olmak üzere adalet sisteminin tüm yetkilileri bu durumdan dolayı kendilerini sorgulamalılar.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00