Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sosyal medyada 2 gündür yoğun bir Orhan Pamuk eleştirisi, daha doğrusu linci var. Meseleyi alevlendiren Rasim Ozan Kütahyalı’nın yıllar önce 32. Gün programında Pamuk’a sorduğu sorunun dolaşıma sokulması oldu.

Ardından Rasim Ozan, Orhan Pamuk ile ailece çektikleri bir fotoğrafı paylaşınca kıyamet koptu. Enver Aysever’in Aykırı Sorular programında Metin Akpınar’ın Pamuk hakkındaki sert sözleri yayılarak muhalif kesimler tarafından haksız bir kampanya başlatıldı.

Rasim Ozan Kütahyalı’ya karşı duyulan öfke nedeniyle Orhan Pamuk neden linç ediliyor anlamış değilim.

Fotoğrafın ne zaman, nerede, hangi nedenle çekildiği belli değil.

Orhan Pamuk’un yeni bir açıklaması da yok.

Bir fotoğraf karesinden hareketle Pamuk, Kütahyalı ile aynı siyasi görüşteymiş ya da artık muhalif değilmiş gibi yansıtılıyor. Halbuki son röportajlarında çok sert eleştiriler getirmişti hükümete.

İstanbul’da seçimlerin iptal edilmesini eleştirmiş, "Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmek dünyanın geri kalanına 'Artık seküler değiliz' demektir" demişti.

Yani Rasim Ozan Kütahyalı ile poz verdi diye Orhan Pamuk'un siyasi duruşunu değiştirdiğini ima etmek zorlama bir suçlama...

Efendim geçmişte de Kemalizm eleştirisi yapmış, zaten siyasi duruşu belliymiş...

E yapar tabii, bakın bugün CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin eski çizgisiyle ilgili çok daha derin eleştiriler yapıyor. CHP’yi 10 yıldır dönüştürmeye çalıştığını, geçmişte muhafazakârlara dönük bakışın çok problemli olduğunu anlatıp duruyor.

Ya da 'Bir Başkadır' dizisine neden övgüler diziyoruz? Aynı çarpıklığı aktardığı için…

İşin tuhafı önce siyasi görüşleri nedeniyle iktidar destekçisi kesimler tarafından da ağır saldırılara maruz kalmıştı. Yani her iki kesim tarafından da sıkça linç ediliyor dünya çapındaki yazarımız...

Pamuk son röportajında “Düşünce özgürlüğünde dünyanın en kötü ülkelerinden biriyiz. Ve baskının sonucu oluşan bu sessizlik de zehirliyor bizi” demişti. Bu tespitine bir cümle de ben ekleyeyim. Kendisi gibi düşünmeyeni direkt yaftalayan, müzmin iktidar yanlıları kadar müzmin muhaliflerin tahammülsüzlüğü de zehirliyor bizi. Üstelik hiç de sessiz değiller…

Dünün en güzel haberi, Türk kökenli Profesör Metin Tolan’ın Göttingen Üniversitesi'nde oybirliğiyle rektör seçilmesiydi.

Aziz Sancar, Uğur Şahin, Özlem Türeci, Metin Tolan gibi gurur duyduğumuz isimler neden hep yurt dışında yaşamayı tercih ediyor diye soruyoruz ya bazen… Cevabı Orhan Pamuk’a yapılanlarda gizli.

2 gündür şöyle bir iddia dolaşıyor: Meral Akşener, grup toplantısında kürsüye 3 yıldır ailesinden haber alamayan Doğu Türkistanlı bir kadını çağırdı. TBMM TV yayını kesti. 

Peki TBMM TV sahiden Doğu Türkistanlı kadının konuşmasını sakıncalı bulduğu için mi yayını kesti? Yani başka birine söz hakkı tanınsa yayın devam mı edecekti? Meclis kaynaklarına sordum, şu açıklamayı gönderdiler:

“Siyasi partilerin grup toplantılarının TBMM TV’den yayınlanması kararının alındığı 2007 yılında, o dönemde TBMM Başkanlığı görevini yürüten Sayın Bülent Arınç başkanlığında siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle yapılan istişarenin ardından grup toplantılarına ilişkin esasları belirleyen bir çerçeve oluşturulmuştur.

8 Mart 2007 tarihinde yapılan toplantıda, milletvekilleri dışında herhangi bir kimseye grup toplantılarında konuşma imkânı tanınmayacağı karara bağlanmış, bu karar da gruplara yazı ile bildirilmiştir.

TBMM TV, siyasi parti grup toplantılarında siyasi partilerin genel başkanları ya da milletvekilleri dışındaki kişilerin konuşmalarını yayınlamamaktadır.

Nitekim, İYİ Parti grup toplantılarında zaman zaman milletvekili olmayan kişilerin yaptığı konuşmalar da bu esaslar doğrultusunda ekrana yansıtılmamıştır. 27 Ocak 2021 tarihinde yapılan grup toplantısında da bu esaslar doğrultusunda işlem tesis edilmiştir.”

Yani kürsüye milletvekilleri dışında kim çıkarsa çıksın TBMM TV yayınlamıyor.

İYİ Parti’nin Doğu Türkistan meselesi üzerinden Cumhur İttifakı’nı eleştirmesi siyaseten anlaşılır bir durum ama sanki TBMM TV bu meseleye has kasıtlı olarak yayını kesmiş gibi bir algı yaratılması hakkaniyetli değil.

Sosyal medyada köpürtülen kampanyaya destek vermek yerine işin doğrusunu en baştan İYİ Parti kurmaylarının anlatması gerekirdi.

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yıl ocak ayında AK Parti Grup Toplantısı'nda Mardin'de şehit olan Mehmet Şirin Demir'in kızını kürsüye davet etmiş, şehit kızının yaptığı duygulu konuşma canlı olarak ekrana getirilmişti. Meclis kaynaklarına bunu da hatırlattım, “Cumhurbaşkanı bu kuraldan muaf mı?” diye sordum.

“Muaf değil ama bir kez oldu. Cumhurbaşkanı kürsüde iken, konuşma arasında kenara çekilmiş, kısa bir süre söz vermiş, sonra devam etmişti. Tek örnek buydu” dediler.

Bir kural konulduysa tüm partiler için geçerli olmalı ya da karar gözden geçirilmeli. Sonuçta Millet Meclisi’nin kürsüsünde millete de söz hakkı tanınıyorsa yayının kesilmesi pek anlamlı değil...

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un “Bir gün iktidara gelirsek işe alımlarda liyakatli olması koşuluyla CHP’ye destek verenlere öncelik tanıyacağız” sözlerini geçen yazıda eleştirmiştim.

Seyit Bey aradı ve kendisini yanlış ifade ettiğini anlattı.

“Bize oy verenler yıllardır mağdur ediliyor. Siyasi görüşlerinden dolayı insanlar özellikle kamuda iş bulamıyor. Mülakatlarda sadece kendisinin değil anne-babasının bile politik görüşleri sorgulanıyor. Biz iktidara gelirsek bu mağduriyeti gidereceğiz ve politik görüşü ne olursa olsun liyakate dayalı istihdam edeceğiz. Canlı yayında yanlış ifade etmiş olabilirim ama asıl kastım buydu” dedi.

Doğrusu da bu olmalıydı.

Teşekkürler Seyit Bey…

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tesla ve SpaceX'in kurucusu Elon Musk ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi” haberini okuyunca ne konuştuklarını çok merak ettim ve…

Acaba Cumhurbaşkanı, Musk’a;

“Elon Bey, yerli otomobilimiz TOGG’a bir el atsanız…”

“Volkswagen sattı bizi, sizin şu Berlin yakınında açacağınız fabrikayı Konya’ya taşısanız…”

“Mars’ta kuracağınız medeniyete bizim Uzay Ajansı da ortak olsa…”

“Bayraktar İHA’ları ile Tesla arasında işbirliği yapsak…”

“İnsan beyni için geliştirdiğiniz çip, siyasi tercihleri de etkiliyor mu?”

“Alman aşısı mı olacaksınız, Çin aşısı mı?”

diye sormuş mudur, yani az da olsa mavra yapmışlar mıdır diye düşünmeden edemedim…

 

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00