Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı ve üniversite genel sekreteri Prof. Dr. Cevdet Kılıç, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini alenen tehdit etmiş. “Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir, ertesi gün işe gideriz. Bilin istedim” diyor.

Uyanık ya açık konuşamıyor, “İşi bitiririz” falan diye üstü kapalı şiddet çağrısı yapıyor.

Yuh artık, nasıl bir kendini kaybetme hâlidir bu!

Beyefendi burası bir eşkıya devleti değil, hukuk devleti.

Bu çarpık zihniyetinizle nasıl oralara geldiniz, nasıl dekan olabildiniz onu bilemem ama sözlerinizle yalnızca öğrencilerimizi tehdit etmiyor, aynı zamanda vatandaşların güvenliğinden sorumlu güvenlik güçlerine de hakaret ediyorsunuz.

Dün yeni bir açıklama daha yapmış, özür dileyeceğine “Ben darbecileri kastettim" falan diye kıvırıyor. Kimse aptal değil… Ne dediği de neyi kastettiği de ortada, aklımızla alay etmesin.

Lamı cimi yok, bu kendini bilmez adam derhal açığa alınmalı ve hakkında halkı kin ve düşmanlığa sevk etmekten soruşturma başlatılmalı.

Bu ne cüret yahu!

Biri çıkar üniversiteler için “Neredeyse fuhuş evleri” der, öteki ölümle tehdit eder… Bu zihniyeti sapkın adamlara mı emanet ediyoruz gençliğimizi?

Bütün gerilimlere rağmen ülkede ara sıra iyi şeyler de oluyor. Dün Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın yeni üye İrfan Fidan için düzenlenen yemin töreninde yaptığı konuşma, Türkiye’de hukuk devletine olan güvenimizi tazeledi.

Konuşmasına İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’dan alıntılar yaparak başlayan Arslan, bireysel başvuru hakkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın döneminde hayata geçtiğini vurgulayarak “Bireysel başvuru, zat-ı devletlerinin büyük çabası ve milletimizin iradesiyle hukuk sistemimizde gerçekleştirilen önemli bir reform ve kazanımdır” dedi.

Ardından son dönemdeki tartışmalara atıfta bulunarak “Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, Anayasa'yı tamamen anlamsız ve işlevsiz hale getirebilir” ifadesini kullandı.

“Anayasa ve kanun, bireysel başvuruları inceleme yetkisini Anayasa Mahkemesi'ne verdiğinden burada ihlalin nasıl giderileceğini de belirleme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu bir tercih meselesi, takdir meselesi olmayıp, kanundan ve bireysel başvurunun doğasından kaynaklanan bir zorunluluktur” vurgusu da son derece önemliydi.

Zühtü Arslan’ın dünkü konuşması, siyaset üstü bir demokrasi manifestosu olarak kabul edilmeli.

Arslan’ın hatırlattığı gibi bireysel başvuru hakkı AK Parti’nin en önemli icraatlarından biriydi. En başta onların sahip çıkarak, AYM kararlarının üstünlüğüne gölge düşürmemeleri lazım.

İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü Can Selçuki, son yaptıkları kamuoyu araştırmasının ön raporunu gönderdi.

Siyaset dili algısına ilişkin de sorular sormuşlar. Çarpıcı bir sonuç var. Araştırmaya katılanların yüzde 37.6’sı AK Parti’nin siyaset dilini kutuplaştırıcı bulurken, yüzde 37.4’ü de CHP’nin kutuplaştırıcı olduğunu düşünüyor.

Yani iktidar ve ana muhalefet partilerinin eşit oranda kutuplaştırıcı olduğunu düşünüyor halkımız.

Peki bu keskin söylemden memnunlar mı?

Onun da yanıtı bir başka sonuçta gizli.

“Desteklediğim partideki siyasilerin hitap dilinin sert olması beni rahatsız eder” diyenlerin oranı toplamda yüzde 67.

Aslında bu noktada siyasetin bir çelişkisi çıkıyor karşımıza… Daha uzlaşmacı olduğu düşünülen partilerin oy oranı düşük…

Bu tablo bana bizim tartışma programlarını hatırlattı.

Tansiyon ne kadar yüksekse reyting o kadar yüksek geliyor.

Sorunca “Karşıyız” diyorlar ama sosyal medyadaki sertlik de gösteriyor ki sadece siyasetçiler değil vatandaş da alıştı bu kavgacı dile…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • reklames 2 ay önce Bir şey dikkatimi çekti Kübra Hanım. Bu baştaki zat-ı muhteremin bundan önceki yıllarda kendi çıkarlarına uymayan anayasa mahkemesi kararları hakkındaki yorumlara değinmemişsiniz bile. Balık baştan kokar. Ülkedeki son bürokrat kendine biat edinceye kadar durmayacak. 10-15 yıl sonra bu düzene oy veren çoğunluk bir kısım ellerim kırılsaydı da oy vermeseydim diyecek ama çok geç olacak. Allah sonumuzu hayır etsin.
    CEVAPLA
0:00 / 0:00