Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Teşkilatın siyasi motivasyonunu yükseltmenin hastalık riskinden daha hayati olduğunu düşünüyor.

Halktan uzak kalmaktan, dijital konuşmalar yapmaktan sıkıldı, salonları dolduran kalabalığın attığı sloganların “Yasaklar varken neden kongre yapıyorsunuz?” eleştirilerini bastıracağına inanıyor.

Sadık seçmeninin bu duruma pek kızmayacağını umut ediyor.

Salgına rağmen salonların 'lebalep dolu' olmasını kendisine duyulan sevginin bir kanıtı olarak yorumluyor.

Ekonomi nedeniyle oy kayıplarının önüne geçmek için vakit kaybetmeden partiyi toparlamak istiyor.

Bir an önce normalleşme istiyor, Koronavirüs Bilim Kurulu’na ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya üstü kapalı “Daha fazla uzatmayın” mesajı veriyor.

Ermenistan Silahlı Kuvvetleri, Başbakan Nikol Paşinyan ve hükûmetinin istifasını istedi.

Karabağ’ın işgalden kurtarılması için verilen mücadele sırasında Türkiye ve Azerbaycan aleyhine söylediği sözleri unutmasak da…

Avrupa’ya dönüp “Türkleri durdurmazsanız Viyana kapılarına gelirler” türünden saçmalıklarını sonuna kadar eleştirsek de…

Bu açık darbe girişimi karşısında yapılacak tek şey demokrasi adına Paşinyan’a sonuna kadar destek vermektir.

“Darbenin arkasında Rusya mı var, ABD mi var?” demeden, “Paşinyan darbeyle devrilirse Azerbaycan’ın işine gelir mi?” diye düşünmeden son derece kararlı bir duruşla bu darbe girişimine karşı çıkılmalıdır.

Türkiye bu etik duruşu gösterdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu darbe girişimini kınadı. "Biz dünyanın neresinde olursa olsun darbe ya da darbe girişimlerine karşıyız" dedi.

İlham Aliyev ise ilk açıklamasında "Ermenistan hiçbir zaman bu kadar kötü ve acınası durumda olmamıştı. Bu durumdan Ermenistan'daki yöneticiler sorumludur" demekle yetindi. Keşke o da siyasi eleştirilerini sonraya bırakıp önce darbeye karşı çıksa. Mutlak demokrasiden yana tavır almak Azerbaycan’ın haklı mücadelesini zayıflatmaz, aksine güçlendirir.

Bir önceki yazımda HDP’li 9 milletvekilinin fezlekesinin Meclis’e gelmesi durumunda muhalefet partilerinin nasıl tavır alacağı üzerine fikir yürütürken, “İYİ Parti grup kararı almak yerine milletvekillerini serbest bırakabilir” demiştim.

Oysa siyasi partiler dokunulmazlıklar konusunda 'grup kararı' alamıyor. Bu bilgiyi atlamışım. Tabii bu durum parti genel başkanlarının gayri resmi de olsa bir tutum belirlemesine engel değil ama ortak karar açıklaması yapamayacaklarının altını çizeyim.

Tecrübeli Ankara gazetecisi Muharrem Sarıkaya da aynı yazıdaki “Bu oylama HDP’nin kapatılması meselesinin provası olacak” ifademe itiraz etti. Muharrem Abi konunun ne kadar karmaşık olduğunu geçen günkü yazısında anlatmıştı.

“TBMM’de bulunan dokunulmazlık dosyası sayısı 1192. Daha önce 23 HDP’li, 1 de DBP’li vekil hakkında dokunulmazlık dosyası TBMM’ye ulaşmıştı. Şimdi de 9 milletvekilinin fezlekesi eklendi. TBMM’deki dokunulmazlık dosyalarının sayısı bin 201 sayısına ulaştı.

Bu kadar çok dosya olunca hepsini tek tek ele almaya kalksan da vakit yetmez. Bazı istisnaları olmuyor değil, Tuma Çelik gibi. Yani partileri ve kamuoyu tarafından savunulacak yeri kalmayanların dosyası gelebiliyor. Ya da 2016'da yapıldığı gibi Anayasa'ya geçici bir madde ekleyerek de ele alınabiliyor. Ancak AİHM son kararında geçici 20'nci maddeyi de ihlal kapsamında değerlendirdi. “Milletvekilleri için toptancı bir yaklaşım içinde dokunulmazlık dosyası kaldırılamaz. Suç şahsidir, savunma hakkını elinden alamazsın” dedi. Anayasa Mahkemesi'nin bakışı da benzer. O nedenle dokunulmazlık dosyalarına dokunulamıyor. Çünkü sayısı çok. Toptancı bir yaklaşım da zor” diyor Muharrem Abi.

Yani şu anki tabloda sadece bu 9 vekil hakkında bir oylamanın önümüzdeki günlerde yapılması mümkün görünmüyor.

Meclis Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop da dün bu konuda yeni bir açıklama yaptı. Meclis Başkanlığı'nın görevinin fezlekeleri teklif olarak inceledikten sonra karma komisyona göndermek olduğunun altını çizerek, bundan sonraki aşamada yapılacaklara bu komisyonun karar vereceğini söyledi.

Peki HDP’li vekiller hakkındaki fezlekeler öne çekilebilir mi? Şentop bu soruya şöyle yanıt vermiş:

“Bunların dönem sonuna bırakıldığı zamanlar olmuş, 2016'da toptan hepsinin kaldırıldığı bir dönem yaşandı. Zaman zaman bazı dosyaların kaldırıldığı oldu. Yakın zamanda yine HDP'li milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması söz konusu olmuştu. Bu konuda iç tüzük, bu ihtimallerin hepsine imkân veriyor. Bunu dosyaların durumuna göre, içeriklerine göre değerlendirmek lazım. Bu değerlendirmeyi karma komisyon yapacaktır.”

Anladığımız kadarıyla şimdilik net bir takvim belli değil.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00