Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununun çözümü için HDP’yi muhatap alabiliriz. Bu sorunu tüm partilerle Meclis’te çözebiliriz” çıkışı siyasette yeni bir dinamik yarattı.

Peki Kılıçdaroğlu’nun Kürt açılımı sandığa nasıl yansır?

HDP tabanını mutlu edeceği için Kılıçdaroğlu ve CHP’nin veya geniş anlamda muhalefet bloğunun oy oranını arttırır mı?

Yoksa ulusalcı ve milliyetçi kesimi kızdıracağı için azaltır mı?

Kimileri bu hamlenin yersiz ve zamansız olduğunu, Millet İttifakı’nı HDP ile ittifak yapmakla suçlayan Cumhur İttifakı’nın işine geleceğini, ayrıca ulusalcı-milliyetçi kesimin tepkisini çekeceğini iddia ediyor.

Bu listeye bir de İYİ Parti ile CHP arasında yeni bir soğukluk dalgası yaratması ihtimalini ekleyebiliriz.

Fakat bütün bu risklere karşı ben bu hamlenin Kılıçdaroğlu açısından kârlı sonuçlar yaratacağını düşünüyorum.

Emin olmak için birkaç kamuoyu araştırmacısının da konuyla ilgili fikrini aldım.

Geçmişte AK Parti için de anketler yapan, geçen yıldan bu yana CHP’ye danışmanlık hizmeti veren siyasal iletişim uzmanı İbrahim Uslu, Kılıçdaroğlu’nun ‘çözüm’ hamlesinden muhalefetin kazançlı çıkacağını düşünüyor.

Uslu’ya göre;

“Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa, HDP seçmeninin muhalefet adayını destekleme eğilimi daha da güçlenecektir.

“Bu işi çözerse Erdoğan çözer” şeklindeki Kürtler arasındaki genel kanıyı kökünden sarsacaktır ve Millet İttifakı ile de Kürt sorununda olumlu gelişmeler yaşanabileceğine dair ümitleri arttıracaktır.

Muhalefetin demokrasi düzleminde uzlaşabileceğini göstermesi, demokrasi duyarlılığı olan muhafazakar tabanın Millet ittifakına yönelmesini biraz daha kolaylaştıracaktır.

İYİ Parti'nin verdiği destekten sonra ulusalcı/milliyetçi reflekslerin harekete geçip, CHP oylarını olumsuz etkilemesi de pek olası değil.”

Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır biraz daha temkinli olmak koşuluyla Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesinin Kürt seçmeni heyecanlandıracağını, kulağını açacağını düşünüyor. “Bu kadarcık söylem bile dürtme etkisi yaratır ama devamını görmek, detayını duymak, hissetmek ister. Kimse elinde oyuyla kaldırımda beklemiyor. Bundan sonra devamında ne geleceğine bakmak lazım” diyor.

Türkiye Raporu Direktörü Can Selçuki de bu açılımın CHP oylarına olumlu yansıyacağını düşünüyor. Selçuki'ye göre;

“CHP’nin ulusalcı kanadında olan seçmenin temel motivasyonu Erdoğan’ın gitmesi üzerine kurulu. Dolayısıyla muhalefet cephesini genişletecek stratejik hamlelere uzun zamandır ses çıkarmıyorlar. Bu anlamda Kılıçdaroğlu’nun açıklaması onları kızdırmaz.

Ne kadar ittifak ortağı olsalar da Meral Akşener ile Kemal Kılıçdaroğlu bir güç rekabeti içindeler. İYİ Parti’nin genişleme alanı AK Parti’nin memnuniyetsizleri, CHP’nin genişleme alanı ise HDP seçmeni. Bu anlamda Kemal Bey kendi genişleme alanına doğru hamle yapmış oldu, karşılığını da görecek. Böylece Akşener’in bir adım önüne geçti.

Ayrıca CHP ve Kılıçdaroğlu çözüm süreci sırasında da “Bu iş Meclis’te çözülmeli” demişti. Bu bakımdan tarihsel bir tutarlılık da oturttu” analizini yapıyor.

Özetleyecek olursak Kılıçdaroğlu yeni çözüm süreci hamlesi ile bir taşla birden fazla kuş vurmuş oldu.

HDP tabanını millet ittifakı adayına yöneltti, en azında Kürtlerin CHP’ye karşı mesafesini kırmış oldu.

HDP’yi Meclis zemininde meşru siyaset çizgisine çekmiş oldu. Sezai Temelli’nin “Asıl muhatap İmralı” çıkışından hızla geri adım atmak zorunda kaldılar.

Sürecin TBMM çatısı altında yürümesi gerektiğini söylediği için İYİ Parti de itiraz edemedi.

Bütün bunların üstüne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York'taki Türkevi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada “Türkiye’de böyle bir sorun yok. Biz bu işi çoktan çözdük, aştık, bitirdik” çıkışı Muhafazakâr Kürtleri de muhalefet bloğuna doğru iterek Kılıçdaroğlu’na alan açtı.

İbrahim Uslu’nun da dediği gibi, Kürtler arasındaki “Bu işi çözerse Erdoğan çözer” şeklindeki genel kanıyı sarstı.

En önemlisi de oyun kurucu, gündem belirleyici aktör olarak Kılıçdaroğlu’nu öne çıkardı.

Duayen mimar ve mimarlık tarihçisi Doğan Kuban vefat etmiş.

2017’de yeni AKM binası üzerine bir röportaj yapmıştık.

“İstanbul en zavallı olduğu zaman bile asil, güzel bir şehirdi. Bütün mimarisini yok ettiler. Eski İstanbul kalmadı. Bugün eski şehir deyince akla yalnızca cami geliyor, evlerin hepsi gitti. Her tarafı beton apartmanlarla doldurdular” demişti.

Şimdi o da gitti.

Türkiye’nin önemli kıymetlerinden biriydi. Nur içinde yatsın.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, Paris İklim Anlaşması'nı önümüzdeki ay TBMM'nin onayına sunmayı planladıklarını duyurdu.

Böylece Türkiye, 6 yıl önce imzaladığı anlaşmayı resmen yürürlüğe koymak için beklenen adımı atacağını taahhüt etti.

Peki bu adım hayatımızda pratikte neleri değiştirecek?

İklim değişikliği politika araştırma derneği başkanı Dr. Baran Bozoğlu dün sabah Habertürk TV’de Muharrem Sarıkaya ve Duygu Kaya’nın konuğuydu.

Bozoğlu’nun anlattıklarına göre anlaşma uygulanmaya başladığında:

Tren kullanımı artacak, uçak kullanımı azalacak.

Elektrikli arabaların sayısı artacak, dizel ve benzinli sayısı azalacak.

Temiz üretime ve yeni teknolojilere dayalı sanayi üretimine geçilecek. Yurt dışına satılacak ürünlerin temiz üretim şartlarına uygunluğu denetlenecek.

Kalkınma modelimiz değişecek.

Anlaşmanın hedeflerine 2050’ye kadar varılması amaçlanıyor.

Biz görmesek bile çocuklarımızın daha iyi bir dünyada yaşaması için sözleşmenin imzalanmasını hep birlikte desteklemeliyiz.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00