Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Özer Sencar’ın yönettiği Metropol Araştırma geçen hafta kasım ayı araştırma sonucunu açıklamıştı. Partilerin oy oranlarında şaşırtıcı bir durum vardı. Ekim ayı sonuçlarına kıyasla AK Parti’de 3 puana yakın yükseliş, CHP’de ise 3 puana yakın kayıp görünüyordu.

        Ekimde yüzde 31.4 olan AK Parti oyları yüzde 34.3’e çıkarken, CHP yüzde 25.4’ten yüzde 22.6’ya düşüyordu.

        Yaşadığımız ekonomik sürece bakınca bunun tam tersi olmasını beklediğim için şaşırmış, “Bu araştırma kur krizinden önce yapılmış. Asıl aralık ayı sonuçlarına bakmak lazım” diye geçirmiştim içimden...

        Dün Can Selçuki Türkiye Raporu’nun aralık ayı araştırmasını açıkladı. O da tıpkı Sencar gibi AK Parti oylarında 2 puanlık artış olduğunu söyledi.

        Üstelik bu araştırma 7-10 Aralık tarihleri arasında yani geçen hafta yapılmış.

        Selçuki’ye göre toplum ekonomiye yabancı saldırısı olduğuna inanmıyor. Fakat buna rağmen AK Parti oyları düşmüyor, tersine az da olsa yükselme eğiliminde...

        (Buradan Cumhur İttifakı’nın yüzde 50+1’i yakaladığı sonucu çıkmasın. Millet İttifakı burun farkıyla önde. Kararsızlar dağıtıldığında AK Parti ve MHP’nin toplamı yüzde 40.4, CHP ve İYİ Parti’nin toplamı yüzde 41 görünüyor. Tabii bir blok olarak bakıldığında yani HDP, Saadet, Deva, Gelecek ve Memleket partileri eklendiğinde muhalefetin toplam oyu yüzde 57 civarında çıkıyor.)

        REKLAM

        Peki AK Parti oylarındaki bu küçük yükselişin sebebi ne olabilir?

        Sanırım iki yanıtı var. Birincisi, seçmenler partilerini ekonomik koşullardan ziyade ideolojik aidiyet üzerinden belirliyor.

        Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi'nin 'dindar seçmen' anketi bunu açıkça ortaya koyuyor.

        Sünni-Türk dindarlara odaklanan çalışma, Cumhur İttifakı’nın kayıplar yaşasa da önemli oranlarda desteğini koruduğunu gösteriyor. Bu grup içinde Cumhur İttifakı’na destek yüzde 64.9’u buluyor. Dindar seçmenlerin neredeyse 3'te 2'si (yüzde 64) "Erdoğan giderse kötü olur" diyor.

        Karar’dan Semra Alkan da bu haftaki köşe yazısında Ümraniye ve Üsküdar’da yaptığı saha yoklamalarında AK Parti seçmeninin “Biz ne badireler atlattık, bu da atlatılır. Dualarımız Erdoğan'la. Erdoğan’ın dik duruşu bir başka… Onun gibisi bir daha gelmez. Hele o Davos’taki 'One minute' çıkışı var ya… Biz bunları unutmayız " gibi düşünceler taşıdığını kaleme almıştı.

        AK Parti’nin oylarını yüzde 30’lar düzeyinde korumasının ikinci nedeni ise yeni ekonomik modeli milli bağımsızlıkla eşleştirerek ideolojik duruşla bütünleştirmesi.

        Ayrıca “Üretim ve ihracat artacak, döviz bollaşacak ve her şey iyiye gidecek” şeklinde net bir reçete sunuyorlar ve bu belli bir kesim üzerinde etkili oluyor.

        Selçuki’nin anketine göre, "Hükümetin uyguladığı düşük faiz yüksek döviz kuru politikasını doğru buluyorum" diyenlerin oranı yüzde 25.

        Yani “Bir Müslüman olarak Nas ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a toplumun yüzde 25'i inanıyor.

        “Konu hakkında yeterli bilgim yok" diyenler ise yüzde 23.

        Tüm bunlardan çıkan sonuç şu; CHP ve İYİ Parti Cumhur İttifakı’ndan uzaklaşanları kendine çekemiyor.

        REKLAM

        Çünkü alternatif bir ekonomik çözüm ortaya koyamadıkları gibi şu an izlenen yolun kendilerine göre neden yanlış olduğunu da doğru düzgün anlatamıyorlar.

        Karşısındaki hastaya “Durumun çok kötü, verilen tedavi seni iyileştirmiyor” deyip buna rağmen yeni reçete yazmayan doktor gibiler...

        Not: Ben bu yazıyı kaleme aldıktan sonra akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan TL mevduatlarının değerini korumak için kur farkından kaynaklanan miktarın hazine tarafından ödeneceğini açıkladı. Bu açıklaması sonrası dolar, euro ve altında tarihi bir düşüş yaşandı.

        Gece yayınımıza katılan Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, 2-3 saat içerisinde 1 milyar dolar bozdurulduğunu söyledi. Ayrıca Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı yeni finansal ürünün bu sabah itibarıyla geçerli olacağını duyurdu.

        Bu yönteme ilgi yoğun olursa ve doların ateşi doğal olarak daha da sönerse yeni ekonomik modele duyulan güven de artabilir. En azından AK Parti kendi tabanı içindeki kararsızları konsolide edebilir. "Yaparsa yine Erdoğan yapar" söylemi yeniden güçlenebilir.

        Zaten dün sosyal medyada son açıklamaların daha şimdiden parti tabanında bir motivasyon yarattığı görülüyordu.

        Muhalefet bundan sonra da eleştirmekle yetinip çözüm ortaya koyamazsa, Erdoğan'ın 'Dövize Çevrilebilir Mevduat'' hamlesi ile siyasetteki tablo AK Parti lehine değişme eğilimine girebilir.

        Diğer Yazılar