Asıl kaybetmeyi seçmene anlatamazsınız
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu muhalefetin adaylık sorunsalını kendi elleriyle büyütmeye devam ediyor.
“Zamanı gelince açıklayacağız” deyip konuyu kapatmak yerine kendisini seçmen gözünde yıpratan, ittifak içinde çatlak yaratan ve gündemi bu meseleye kilitleyen açıklamalar yapıyor.
Şimdi de "Cumhurbaşkanı devlet deneyimi olan bir kişi olmalı; kritik bir süreci yönetecek. Sayın Yavaş ve İmamoğlu’nun ismi öne çıkarılıyor ama İstanbul ve Ankara’nın yönetimini bırakamayız. Seçmenimize anlatamayız” demiş Cumhuriyet’ten Mustafa Balbay’a verdiği kısa mülakatta...
Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine dünden beri en çok CHP seçmeni ateş püskürüyor.
“Belediyeleri 1 yıllığına AK Parti’ye bırakırsak mahvoluruz” diyen tek tük yorum olsa da ağırlıklı çoğunluk “En yüksek oyu alacak adayı gösterip işi şansa bırakmamalıyız. Yani adayımız İmamoğlu veya Yavaş olmalı” diyor.
CHP Lideri bizzat muhalefet tabanından gelen bu çağrıyı görmezden gelmekle kalmıyor, üstüne bir de onları bahane ederek kendi oyun planını yürürlükte tutmaya çalışıyor.
Şahsen ben Kılıçdaroğlu’nun kazanması durumunda ılımlı ve yapıcı bir siyaset güdeceğini, sembolik Cumhurbaşkanı gibi davranarak uyumlu bir koalisyon hükümeti ile ülkeyi sonraki seçime götüreceğini düşünüyorum.
Fakat zorla güzellik olmaz.
AK Parti ekonomiyi toparlama trendine girmişken, en azından moral üstünlüğü tekrar ele geçirmişken ve daha önemlisi muhalif seçmenin gönlünde yatan aslan Yavaş veya İmamoğlu iken bu meselede diretmek Kemal Bey’e zarar veriyor.
Eğer ki kendisi veya iki belediye başkanı dışında işaret edeceği bir isim aday olur ve seçim kaybedilirse asıl bu durumu seçmenine anlatamaz.