Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İstanbul Başakşehir'de kullandığı cipi yol üstünde duran iki köpeğin üzerine sürüp kasten öldüren Katar asıllı yaratık, adli kontrol ve yurt dışı yasağı şartıyla serbest bırakılmış.

Kasten çarptığı güvenlik kamerası kayıtlarında ayan beyan ortadayken, bir de pişkince "Köpek önüme atladı" demiş.

E hani hayvan hakları yasasını çıkarmıştık? Hani işkence edenlere çok ağır cezalar verilecekti?

Adam elini kolunu sallayarak çıktı. Çok büyük ihtimalle para cezasıyla kurtulacak.

Oysa böyle durumlarda ibretiâlem için öyle cezalar verilmeli ki bir daha hiçbir vicdansız sırf zevk için hayvanların canına kastetmeye cesaret edemesin...

HDP Milletvekili Semra Güzel'in terör örgütü PKK kampında terörist Volkan Bora ile çekilmiş yeni fotoğrafları çıkmış.

Kendisini savunurken "Barış sürecinin olumlu havası içerisinde sevdiklerini görmeye çalışan birçok kişi gibi ben de Volkan Bora’ya ulaşmaya çalıştım. Bahsi geçen bölgeye gittiğimde 2 kadın tarafından karşılandım. Bana güvenlik koşulları nedeniyle kendi kıyafetlerinden giymem gerektiği söylendi. Bir süre bekledikten sonra orada olduğunu öğrendim ve görüştük" demişti.

Fotoğraflara bakılırsa olay 1-2 saatlik görüşme falan değil. Güzel, sanki PKK kampına tatile gitmiş. Ortamı yadırgadığı da söylenemez.

Dokunulmazlığının kaldırılmasına Meclis, ceza alıp almamasına ise yargı mercileri karar verecektir.

Fakat siyasi etiğin 's'sinden bahsediyorsak 1 dakika bile beklemeden hem vekillikten hem de partisinden istifa etmesi gerekir.

IŞİD'in, El Kaide'nin kampında başka partiden bir milletvekilini teröristlerle sarmaş dolaş görsek ortalık ayağa kalkardı.

Söz konusu bir HDP'li vekil olunca kanıksayıp hem kendisinin hem de partisinin inandırıcılıktan uzak açıklamalarını sineye mi çekeceğiz?

Siyasi partilerin kapatılmasına mesafeli duran, aşırı güvenlikçi politikaların çözüm getirmediğini düşünen biri olarak ben bile bu pişkin tavrı kabul edilemez buluyorum.

HDP eğer demokratik siyaset konusunda toplu iğnenin ucu kadar samimiyse fezleke falan beklemeden Güzel'i ihraç etmeli.

Bu konuyu günlerdir tartışıyor olmamız bile abes!

İngiltere’de pandemi nedeniyle kapanmanın en katı şekilde uygulandığı Mayıs 2020’de başbakanlıkta verilen bir partiye katıldığı ortaya çıkınca istifa çağrılarının hedefi olan Başbakan Boris Johnson, özür dilemiş.

Parti olayını kabul etmiş, "Bir iş toplantısı olduğunu sandım. Bahçeye personele teşekkür etmeye gittim ve sadece 25 dakika kalıp çıktım. Yine de insanların bana olan öfkesini anlıyorum" demiş.

Böyle 'sudan' bir sebep için başbakanlık koltuğu tehlikede olan Johnson, ata topraklarına gelip siyasete Türkiye'de devam etsin bence... Hem politik tarzı ve karakteri burada hiç yadırganmaz.

Yerli aşı çalışmasına baştan burun kıvıranlardan olmak istemem. Hatta başarısız olsa bile bu çabanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum çünkü asıl önemli olan yıllar sonra tekrar ülkemizde hastalıklara karşı aşı çalışmalarının başlamış olması.

Fakat yerli aşıya acil kullanım onayı verilmesiyle ilgili fazla mı acele edildi diye şüpheliyim.

Geçen hafta faz-3 çalışmaları açıklanmadan acil kullanım onayı verilmesini eleştirmiştim.

Sonuçlar nihayet açıklandı ama yeni soru işaretleri var.

Turkovac faz-3 çalışması sorumlu araştırmacıları Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver ve Prof. Dr. Serhat Ünal, Turkovac'ın Covid-19'a yakalanma oranını Çin'in CoronaVac aşısına göre yüzde 49.29 azalttığını söyledi.

Peki Çin aşısı CoronaVac'a kıyasla yüzde 50 etkili ne demek?

Yani yüzde 50 daha fazla mı etkili yoksa daha az mı etkili?

Etki gücünün net olarak açıklanması doğru olmaz mı?

Ayrıca Prof. Dr. Mehmet Ceyhan faz-3 çalışmasının sadece bin 182 kişi ile yapılmasını eleştiriyor, projenin başında 40 bin 800 vakayla çalışacaklarını duyurduklarını hatırlatıyor. Bin 182 vakanın faz-2'ye tekabül ettiğini, uluslararası bilim dünyası için bir anlam taşımayacağını ileri sürüyor.

Aşı karşıtlığı ülkemizde hızla yayılırken, 3 doz aşı olanlar bile patır patır salgına yakalandığı için aşıların etki gücü tartışmaya açılmışken, Turkovac ile ilgili bilimsel sürecin çok daha hassasiyetle yürütülmesi gerekir.

Aşılara karşı toplumsal güvensizliği tetiklersek gelecek salgınlarda çok daha büyük sorunlar yaşarız.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00