Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Dün Habertürk’e giderken Beşiktaş stadının yanından Gezi Parkı’na çıkan yolun üzerindeki CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni billboard'ları dikkatimi çekti.

        Yana yana asılan iki afişten birinde “Devlet şeffaf olacak, vatandaşına hesap verecek. Millet devleti denetleyecek”, bir diğerinde ise “İnsan hakları, eşitlik ve özgürlükler kurumu kurulacak. Vatandaş sahipsiz kalmayacak" yazıyordu.

        Biraz araştırınca “Fikrini söyledi diye kimseye soruşturma açılmayacak, Barış Akademisyenleri işinin başına dönecek”, “Etnik köken, inanç, engellilik, cinsel yönelim yasayla dezavantaj olmaktan çıkarılacak” gibi mesajlar veren başka billboard’lar da olduğunu öğrendim.

        İktidara yakın medya, özellikle 'cinsel yönelim' ifadesi üzerinden Kılıçdaroğlu’nu eleştiren haberler yapmış.

        Bence hiçbir mahsuru yok ama siyasi etkisi konusunda şüpheliyim. Çünkü bu afişlerin hitap ettiği kesimler zaten hâlihazırda CHP’ye oy veriyor. Hadi bilemediniz muhalefet blokundaki partileri destekliyor.

        Oysa 50+1 için Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar kendisine mesafeli duran seçmen gruplarına da mesaj verecek afişler astırması gerekirdi.

        Bunun da en kılçıksız yolu ekonomik vaatlerini açıklamak olurdu.

        Elektrik faturalarının hanelerin büyük bölümünde moral bozduğu bir haftada Kılıçdaroğlu’nun özgürlük mesajları kimin gündeminde ki?

        REKLAM

        Peki CHP Genel Merkezi bunu düşünememiş olabilir miydi?

        Dün Kemal Bey’in ekibini arayarak kampanyanın arka planını ve neden sadece demokrasi ve özgürlük konusunu kapsadığını sordum.

        “Sayın Kılıçdaroğlu, iktidara geldiğimizde neler yapacağımızı 6 başlıkta anlatacağını söylemişti. Daha önce gençler ve kadınlarla ilgili vaatlerini anlattı, şimdi özgürlükleri anlatıyor. Önceki 2 başlıkla ilgili de afiş çalışması yapmıştık” yanıtını aldım.

        Yani bu afişler 6 aşamalı bir çalışmanın 3'üncü adımıymış.

        Hayat pahalılığının konuşulduğu günlerde özgürlük temalı billboard'ların pek uygun olamayacağını onlar da fark etmiş ve aslında bu çalışmayı 1 ay ertelemişler.

        Vaatler dizisindeki gelecek 3 başlık hangileri olacak öğrenemedim ancak ekonomi, dış politika ve toplumsal barış üzerine olur.

        Bu arada, afişlerde yer alan CHP ambleminin fazla ön planda olmaması sizde de adaylık çalışması izlenimi uyandırmadı mı?

        Öldürülen DEAŞ lideri aslında Türkmen Abdullah Kardaş

        Öldürülen DEAŞ lideri aslında Türkmen Abdullah Kardaş
        0:00 / 0:00

        ABD Başkanı Joe Biden, önceki gün DEAŞ lideri Ebu İbrahim El Haşimi'nin Suriye’de öldürüldüğünü açıkladı.

        Bizim basın da adını El Haşimi veya El Kureyşi diye verince önemli bir detayı ıskaladık.

        Öldürülen DEAŞ Lideri aslında Telafer kökenli Türkmen Abdullah Kardaş, namıdiğer 'Hacı Abdullah'…

        Öldürülen DEAŞ Lideri El Haşimi ( Abdullah Kardaş) 2008’de yakalandıktan sonra gönderildiği Bucca kampında. (Kaynak BBC)
        Öldürülen DEAŞ Lideri El Haşimi ( Abdullah Kardaş) 2008’de yakalandıktan sonra gönderildiği Bucca kampında. (Kaynak BBC)

        Suriye kökenli Amerikalı gazeteci Hassan Hassan, dün El Haşimi’nin detaylı bir biyografisini yayınladı. Hassan’ın yazısında anlattığı detaylar şöyle:

        Asıl adı Amir Muhammad Sa’id Abd-al-Rahman al-Mawla.

        DEAŞ tarafından ise Abu Ibrahim al-Hashemi al-Qurashi veya Abdullah Qaradash (Qardash) veya Hajji Abdullah (Abdullah Karadaş/Kardaş) olarak tanınıyor.

        2020’de yakalanan ve DEAŞ’ın bir başka üst düzey yöneticisi olan Abdul Nasser Qardash ile karıştırılıyor, akrabalık bağı olabilir ama aynı kişi değil.

        1976’da Musul’da Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir köyde dünyaya geliyor. Telaferli 'Kardaş' ailesine mensup. İslam ilimleri üzerine yüksek lisansı var. Musul’da doktora eğitimine başladığı da biliniyor.

        ABD’nin Irak’ı işgal ettiği dönemde El Kaide adına hâkimlik yapıyor. 2008’de ABD tarafından tutuklanarak Irak’ın güneyindeki Bucca Kampı'na gönderiliyor. Belli bir süre sonra serbest kalıyor.

        2018’de öldürülen ve ölümünden sonra hayat hikâyesinin yazılmasını isteyen Telafer kökenli bir başka üst düzey DEAŞ’lı örgüt üyesi Abu Ali al-Anbari’ye çok yakın bir isim. Örgütün bu kanadının en radikal fraksiyon olduğu biliniyor.

        REKLAM

        Anbari ve Bağdadi’nin öldürülmesinin ardından zayıflayan ve lider adayları azalan örgüt, 2019’da güvendiği bir isim olan El Haşimi El Kureyşi’yi yani Abdullah Kardaş’ı yeni lider olarak seçiyor.

        Aslında Türkmen olması nedeniyle DEAŞ’a lider olması mümkün değil. Halifelik iddiasındaki liderin Hz. Muhammed’in soyundan gelmesi, dolayısıyla da Arap olması gerekiyor.

        Bu durumu idare etmek isteyen örgüt, Kardaşların aslında Arap olduğunu, Irak’ın kuzeyindeki Türkmen bölgesine yerleşince zamanla Türkleştiklerini iddia ediyor.

        DEAŞ’ın önceki liderlerine kıyasla Irak kamuoyunda tanınan bir isim değil. 2019’da göreve gelişinden bu yana örgüt üyelerine hitaben çektiği tek bir ses veya video kaydı dahi yok. ABD takibine yakalanmamak için yer altında kalmayı tercih ediyor.

        Asıl enteresan olan ise DEAŞ liderinin uzunca bir süre PYD kontrolündeki Kuzey Suriye’de gizlenmiş olması. Düşman kuvvetlerin bölgesinde olacağı kimsenin aklına gelmeyeceği için bu bölgede saklandığı tahmin ediliyor.

        ABD’nin Kardaş’ı öldürdüğü ev ise Türkiye sınırındaki Reyhanlı İlçesi'nin hemen karşısında bulunan İdlib'e bağlı Atme kasabasında…

        Atme aynı zamanda Suriye’deki en büyük sığınmacı kamplarından birine ev sahipliği yapıyor.

        ÖLDÜRÜLMESİ NE ANLAM İFADE EDİYOR?

        Peki, El Haşimi’nin yani Hacı Abdullah’ın öldürülmesi DEAŞ için ne anlam ifade ediyor?

        Pek çok analist, örgütün ciddi anlamda zayıfladığını, önümüzdeki 5-10 yıl boyunca yer altına ineceğini öne sürüyor. İlginç olan ise bir sonraki DEAŞ liderinin de yine Türkmen aşireti Kardaşlardan çıkmasının beklenmesi…

        Afganistan’da çuvallayan ABD, El Haşimi’yi öldürerek bozulan imajını toplamaya çalıştı.

        Usame Bin Ladin’in öldürüldüğünü açıklayan Obama, Bağdadi’nin öldürüldüğünü açıklayan Trump gibi, yeni başkan Biden da bir operasyon filmi çekmiş oldu.

        Bizim içinse mesele çok daha ciddi çünkü burnumuzun dibinde nasıl bir terör tehlikesi ile karşı karşıya olduğumuzu bu operasyon ile bir kez daha anlamış olduk.

        Not: Konuya ilgi duyan okurlar öldürülen DEAŞ Lideri'nin daha detaylı bir biyografisi için Feras Kilani'nin New Lines'taki makalesine bakabilirler.

        Diğer Yazılar