Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Suriyeliler konusunda giderek rahatsızlık artıp muhalefetin “İktidara gelirsek göndereceğiz” söylemi halkta karşılık bulurken, AK Parti’nin de 2023 öncesi benzer bir taktiğe geçeceğini bekliyordum.

        Tam tersi oldu, Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün bir çıkış yapıp “Göndermeyeceğiz” dedi. “Göndereceğiz” diyen CHP’ye de en sert sözlerle yüklendi.

        Dün CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da bu konuda Murat Yetkin’e konuşmuş, “Ben bunun altında seçim hesabı olabileceğinden kuşkulanıyorum. Sormak gerekiyor: Sen sığınmacılara vatandaşlık verip onlara oy kullandırarak koltuğunu mu korumak istiyorsun?” demiş.

        Cumhurbaşkanı Erdoğan bu çıkışı niye yaptı ben tam çözemiyorum ama seçim-oy hesabıyla olduğuna pek ihtimal vermiyorum.

        Çünkü 4 milyon mülteciye vatandaşlık verilmesi öyle 1 yıl içinde yapılacak bir şey değil.

        Kaldı ki böyle bir adım tüm seçmeni öfkelendirir. AK Parti 4 milyon mülteciye vatandaşlık verip oy kullandıracak olsa, iddia ediyorum en az 8 milyonun oyunu kaybeder.

        Bunu ezbere söylemiyorum; anketler ortada.

        Metropoll Araştırma'nın sahibi Özer Sencar, dün Suriyeli sığınmacılara yönelik Ağustos 2021’de yaptıkları anketi paylaşarak, "Seçmenlerin yüzde 82’si, AK Parti seçmenlerinin yüzde 85’i Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri dönmesini istiyor" dedi.

        Ağustos 2021’de Aksoy Araştırma'nın anketinde de dönmelerini isteyenlerin oranı yüzde 58.4 çıkmıştı. Hatta yüzde 34.3’ü "Zorla da olsa ülkelerine geri gönderirdim" demişti.

        Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ekonomik programdan sonra siyaseten ikinci büyük riski alıyor.

        Zaten zamlar yüzünden canı burnunda olan vatandaşa bir de “Suriyelileri göndermeyeceğiz” derseniz gerçekten tepeleri atabilir.

        Beni asıl şaşırtan, dış politikadaki başarılı çizgi ile AK Parti, pozitif söylem üstünlüğünü yakalamışken şimdi sığınmacılar gibi sıkıntılı bir konuda neden böyle bir adım attı…

        Deva, Gelecek veya Memleket seçime tek katılırsa ne olur?

        Deva, Gelecek veya Memleket seçime tek katılırsa ne olur?
        0:00 / 0:00

        AK Parti ve MHP’nin Meclis’e getirdiği seçim kanunundaki değişiklik yasalaştığında, küçük partilerin ittifaka katılmanın avantajıyla milletvekili çıkarma şansı olmayacak.

        Cumhurbaşkanlığı seçiminde 50+1’in yakalanması için hâlâ önemliler fakat milletvekili seçimlerinde parti amblemleri ile varlık göstermeleri çok zor.

        Bu durum en çok yeni kurulan Deva, Gelecek, Memleket ve Yeniden Refah partilerini vuracak. Seçmenler “Oyum boşa gidebilir” duygusuyla uzaklaşırsa zaten az olan oyları iyice eriyebilir.

        Peki buna karşı nasıl bir taktik izleyecekler?

        CHP veya İYİ Parti listelerinden mi katılacaklar? Büyük partiler kendi vekillerinden feragat ederek kaç adet kontenjan açabilir ki?

        Ayrıca oy oranları bu kadar düşükken, siyaseten gelişimlerini tam tamamlamamışken başka bir partiye katılmaları onları daha da kimliksizleştirebilir.

        Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu bu konuda Barış Pehlivan’a bir açıklama yapmış, Şahsi görüşüm, DEVA’nın kendi kimliğiyle ve kendi logosuyla seçime katılmasıdır” demiş.

        Bu Deva için büyük bir risk ama almaya değer bir risk. Zira aynı riski HDP yıllarca avantaj olarak kullandı. Sırf baraj altı kalmasınlar diye normalde HDP seçmeni olmayan muhalif seçmen bile stratejik oy kullandı.

        Deva eğer üzerindeki ataleti atıp liberal yeşiller partisi gibi olmaktan vazgeçer ve ülke çapında sağlam bir kampanya yaparsa yüzde 7’yi aşması zor ama imkânsız değil.

        Tabii sadece barajı aşmaları da Meclis’te grup kuracak kadar milletvekili çıkarabilecekleri anlamına gelmiyor. Adaylarını ülke geneline yaymak yerine güçlü hissettikleri bölgelerde toplamaları gerekecek.

        Risk almayı seçebilirler.

        Aynı senaryo Gelecek ve Memleket için de geçerli şüphesiz fakat hepsi ayrı ayrı yüzde 7’yi aşamaz.

        Bazıları tek parti çatısında buluşur mu? Ondan da emin değilim.

        2022 tüm bu siyasi olasılıkları konuşacağımız hareketli bir yıl olacak.

        Diğer Yazılar