Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023’te muhalefetin ortak adayı olmasını isteyen üç grup var.

        Bir, CHP Genel Merkezi’nde ve medyada Kılıçdaroğlu’na yakın olup, onun seçilmesini bekleyenler.

        İki, “AK Parti’nin oyları eridi tükendi, ekonomi o kadar kötü ki muhalefet kimi aday gösterse kazanır” diye düşünen ve özellikle Anadolu seçmeninin siyasi eğilimlerini bilmeyen saf hayalperestler.

        Üç, gizliden veya açıktan Erdoğan’ın yeniden kazanmasını isteyenler.

        İşte bu üç grubun gazlamasıyla muhalefetin ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu olacakmış gibi bir hava estiriliyor.

        Oysa anketlerin ağırlıklı çoğunluğu Kılıçdaroğlu’na kıyasla Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun şansının açık ara daha fazla olduğunu gösteriyor.

        Hal böyleyken Kılıçdaroğlu istese bile 6’lı masadaki diğer 5 parti onu aday gösterir mi?

        Zannedilenin aksine bu çok uzak bir ihtimal.

        Çünkü 6’lı masa 6 liderden ibaret değil.

        Partilerin karar organları, yetkili kurulları var.

        Masada bulunan CHP dışındaki partilerin önde gelen isimleriyle sürekli konuşuyorum. Bugüne kadar Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakan tek bir isme rastlamadım.

        Hepsi “Kazanacak aday göstermeliyiz” diyor.

        Şimdiden itiraz ederek Kemal Bey’i kırmıyorlar ama bu seçimi riske atacakları anlamına gelmiyor.

        Israr edecek olursa önüne kamuoyu araştırmalarını koymayı planlıyorlar.

        Yanlış aday göstermenin faturasını sadece CHP değil bütün muhalefet birlikte öder. Bu vebalin altına girmek istemiyorlar.

        İYİ Parti'nin 'Az Kaldı' kampanyası ve Akşener'in yeni imajı

        İYİ Parti'nin 'Az Kaldı' kampanyası ve Akşener'in yeni imajı
        0:00 / 0:00

        Pandeminin en yoğun yaşandığı, yüz yüze siyasetin azaldığı günlerde Meral Akşener sahadaki boşluğu fark edip şehir şehir dolaşmış, esnaf ziyaretleri yapmıştı.

        Henüz enflasyon bu kadar yüksek değilken ekonomik sorunlara dikkat çekerek ciddi bir ivme yakalamıştı. Pek çok anket şirketi oylarının yükseldiğini söylüyordu.

        Ardından birkaç talihsiz olay yaşandı ve hızı kesildi.

        Önce Lütfü Türkkan hadisesi, ardından parti içinde görevden almalar derken İYİ Parti söylem üstünlüğünü kaybetti.

        ‘Ömer’in Yolu’ kampanyası da beklenen ilgiyi uyandırmadığı gibi seküler tabanda oy kaybına neden oldu.

        Öyle görünüyor ki şimdi toparlanıp yeni bir atılım başlatıyorlar.

        Dün “Az Kaldı” sloganıyla hazırladıkları yeni kampanyanın reklam filmini ve afişlerini yayınladılar.

        Bu sefer ekonomik sorunlara karşı umut vadeden, ideolojik referanslardan tamamen arındırılmış pozitif ve neşeli bir kampanya yapmışlar.

        Film boyunca Meral Akşener’i deri ceket, kot pantolon ve beyaz spor ayakkabılarıyla, yeni imajı içinde görüyoruz.

        Önümüzdeki seçimde oy kullanacak gençleri ve merkez seçmeni hedefleyen fakat bunu yaparken diğer kesimleri de dışlamayan başarılı bir kampanya olmuş.

        Akşener’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 2. Abdülhamid’e benzeterek eleştirmesi stratejik bir hataydı. Daha önce aynı hatayı Netanyahu’ya benzeterek de yapmıştı. Bu tür kıyaslamalar AK Parti seçmenini İYİ Parti’den uzaklaştırıyor.

        Muhafazakarlara dönük mesaj çabası da İYİ Parti seçmeninin çoğunluğunu oluşturan seküler Atatürkçü tabanı kızdırıyor.

        Bu iki kesim arasında sıkışan İYİ Parti’nin oylarını arttırabilmesi için iki tarafın da bam tellerine basmadan, ekonomiyi merkeze alarak genele hitap eden bir söylem üzerinde yürümesi gerekiyor.

        “Az kaldı” kampanyası da tam olarak bunu hedefliyor belli ki...

        Diğer Yazılar