Başörtülü olmasa yine 'Hanım kız' diyecek miydiniz?
Malum, Merve Kavakçı’nın Malezya’ya büyükelçi olarak atanması muhalefetin tepkisini çekmiş, liyakate değil politik kayırmacılığa dayalı bir karar olduğu kanaati oluşmuştu.
Merve Kavakçı’nın kız kardeşi AK Parti milletvekili Ravza Kavakçı’nın da İBB’den burs alarak ABD’de okuduğu haberleri çıkınca Kavakçı ailesinin iktidardan menfaat sağladığına dair iddialar çoğalmıştı.
İşte yıllara dayanan Kavakçı ailesi tartışmasının bir devamı olarak CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün Merve Kavakçı’nın kızı Fatma Abushanab’ın Erdoğan-Biden görüşmesinde çevirmen olarak görev yapmasını eleştirdi.
"Erdoğan ne zaman diplomatik görüşmelerde çevirmen olarak yanına o hanım kızımızı aldıysa, ya milyonlarca kaçak sığınmacı ülkemize girdi ya da bedeli milletimize çok yüksek olan sözleşmelere imza attırdılar. Çevirmen hanım kızımızdan, yüzbinlerce Afgan sığınmacının ülkemize gelmesine yol açan o toplantıda Biden ile neler konuşulduğunu seçimlerden sonra devletimize açıklamasını talep edeceğiz" dedi.
Kavakçı ailesine dönük kayırmacılık iddialarını siyaseten gündeme taşıyabilir bu bağlamda eleştiri yapabilirsiniz fakat Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı hem mantıken problemli hem de üstü örtülü bir ayrımcılık içeriyor.
Hangi aileden geliyorsa gelsin bir çevirmenin iki liderin baş başa yaptığı görüşmenin içeriğine müdahale etmesi de devlet sırrı sayılan o görüşmenin içeriğini gelecek iktidara açıklaması da mümkün değildir. Sayın Kılıçdaroğlu bunu bilemeyecek kadar devlet tecrübesinden yoksun olabilir mi?
Kaldı ki Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın da tepki gösterdiği bir ince detay daha var.
Kılıçdaroğlu Fatma Abushanab için “Hanım kızımız” tabirini kullanarak güya başörtülü bir kadın hakkında muhafazakâr jargonla konuşuyor oysa bu tabir de içten içe bir alaycılık veya küçümseme içeriyor.
Söz konusu çevirmen başörtülü olmasaydı, Merve Kavakçı’nın kızı olmasaydı Kılıçdaroğlu yine de ‘Hanım kız’ diyecek miydi?
Ayrıca Fatma Abushanab’ın çevirmenlik yapacak liyakatte olmadığına ilişkin elmizde bir bilgi var mı?
Son dönemde muhafazakâr kadınlarla bağ kurmaya çalışan Kılıçdaroğlu bu tür çıkışlar yaparak kendisiyle fena halde çelişiyor. Bilmem farkında mı?
Ha bu arada Erdoğan-Biden görüşmesinde masadan sadece F-16’lar ile kalkılmış olması, onun da daha şimdiden ABD Kongresi’nde yasal engellerle karşılaşması pek tabii eleştirilebilir bir konudur.
Bizim gibi Rusya'dan S-400 alan Hindistan'a uygulanmayan CAATSA yaptırımlarını kabullenip F35'ten vazgeçmek, yerine eski teknoloji sayılan F-16 ile yetinmek ne kadar doğru?
Keşke Kılıçdaroğlu asıl önemli noktaya parmak basarken işin içine çevirmeni katarak meseleyi bağlamından koparıp manasız bir argüman ortaya atmasaydı.