Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Düşünün, 20 yıldır yönettiğiniz ülkede ciddi bir oy kaybı yaşıyorsunuz...

        2023 seçimlerinde yüzde 50+1’i alma olasılığınız çok zor görünüyor.

        Kilit seçmeniniz belki sizi tam terk etmemiş ama kararsız.

        Şikayet ettikleri iki büyük konu var, ekonomi ve Suriyeli sığınmacılar.

        Önümüzdeki 9 ay içinde bu iki sorunu çözmeniz, en azından hafifletmeniz lazım.

        Ekonomide rahatlama yaratabilmek için dışarıdan ciddi miktarda yatırım bulmanız ve ülkedeki döviz rezervini arttırmanız gerekiyor.

        Böylesi bir yatırımın Batı’dan gelmesi imkansıza yakın.

        Suudi Arabistan ve Körfez’den umutluydunuz ama ayak sürüyorlar.

        Fakat bir ülke var ki karşılıklı çıkarlarınız belki de hiç olmadığı kadar örtüşüyor.

        Rusya...

        Ukrayna savaşı nedeniyle ambargo üstüne ambargo yerken hem maddi hem de manevi olarak Putin’in rahatça diyalog kurabildiği kilit konumdaki lider sizsiniz.

        Putin, rakiplerinizin seçimi kazanmasını istemiyor çünkü onların kazanması durumunda Türkiye’yi NATO-Batı ittifakına yakınlaştıracaklarını görüyor.

        Hatta İYİ Parti lideri savaş sırasında Putin’e yaptırım uygulanması gerektiğinden bile söz etmiş.

        Dolayısıyla Putin seçimi yeniden kazanmanız için ne gerekiyorsa yapmaya hazır.

        Akkuyu gibi doğrudan yatırımlarla, doğalgazda indirimle ya da kimi Rus oligarkların varlıklarını Türkiye’ye taşımasını teşvik ederek ekonominizi rahatlatabilir.

        Fakat karşılığında bazı talepleri var.

        O şartlardan biri de Suriye rejimi ile barışmanız.

        Bugüne kadar kanlı bıçaklı olduğunuz Esad ile barışabilir misiniz?

        Dış politikada büyük bir manevra değişikliği anlamına gelse de aslında işinize gelebilir.

        Çünkü seçmeninizin en büyük ikinci şikayetini yani sığınmacılar sorununu ancak bu şekilde çözebilirsiniz.

        2023 öncesi ciddi sayıda Suriyeli ülkesine dönerse siyaseten avantajınız büyük olur.

        Ayrıca PYD-PKK’nın kontrol ettiği bölgelere asıl destek veren ülke ABD.

        Esad da ABD destekli bir PYD’ye gereğinden fazla alan açmak istemiyor.

        Çekilmeniz durumunda Türkiye’nin kontrol ettiği tampon bölgeye PYD’lilerin sızmayacağına dair sağlam bir garanti alırsanız, Esad’la arayı düzeltmemeniz için bir neden kalır mı?

        İşte tüm bu nedenlerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan Esad’la barışabilir.

        Putin'in zaferi olur

        Putin'in zaferi olur
        0:00 / 0:00

        İktidarın Suriye rejimi ile barışma olasılığını biz hep iç politika açısından değerlendiriyoruz oysa jeopolitik dengeler açısından da ciddi sonuçlar yaratır.

        Suriye esasında ABD ve Rusya rekabetinin canlı olarak devam ettiği savaş sahalarından biriydi.

        ABD, Türkiye yerine PYD-PKK ile iş tutmayı yeğledi.

        Türkiye’nin Esad’la barışması, Putin’in Suriye’de zafer ilan etmesi anlamına gelecek.

        Bundan sonrasını Türkiye’nin güvenlik taleplerini görmezden gelen ABD düşünsün...

        Aslında Esad da sığınmacıları geri istiyormuş

        Aslında Esad da sığınmacıları geri istiyormuş
        0:00 / 0:00

        “Suriyeli sığınmacılar ülkelerine geri dönemez çünkü Esad onlara hain gözüyle bakıyor. Gittiklerinde hepsini yargılayıp hapse atacak. Bu yüzden gitmezler, gidemezler” diye hep tekrarlanan bir ezber var.

        Şam’da görev yapan ve Türkiye-Suriye ilişkilerini takip eden gazeteci Sarkis Kassargian bu ezberi bozan bir gerçeklikten söz ediyor. Zannettiğimizin aksine Esad’ın da Türkiye’deki sığınmacıların geri dönmesini istediğini söylüyor.

        Kassargian’a göre bunun 2 mantıklı gerekçesi var.

        Öncelikle ekonomik olarak çok zor günler geçiren Suriye rejiminin tek çıkış yolu tarımsal üretimi arttırmak. Esad’ın, tarımsal iş gücünde kullanmak üzere sığınmacıların geri dönmesine ihtiyacı var.

        İkinci neden ise politik. Sığınmacılar meselesi özellikle Batı tarafından Esad’a karşı baskı aracı olarak kullanılıyor. Örneğin seçimlerin meşruiyeti sorgulanıyor.

        Peki dönenler yargılanır mı?

        Türkiye’ye gelenlerin hepsi eli silahlı muhalifler değil. Ekonomik nedenler ve daha iyi yaşam koşulları için göç edenler çoğunlukta. Sadece “Elektrik olmadığı için gittim” demeleri bile yeterli olabilir.

        Zaten meşruiyet sorunu yaşayan ve ülkesinde tam hakimiyet kurmak isteyen Esad’ın geri dönenlere kötü davranarak uluslararası alanda kendisini yeniden sorgulatacak adımlar atması pek olası değil.

        Lafın kısası, bunca yıl Türkiye’de hayat kurduktan sonra hepsinin geri dönmesi zor ama en azından “Dönersem başıma ne gelir” korkusu yaşamalarına gerek kalmayabilir.

        Diğer Yazılar