Atkılılar, kravatlılara karşı
ÜMRANIYE’DE neler olup bitti de Beşiktaş takımı 10 günde alabora oldu muamma. Ardından yine panik havası, polemiklerin doğmasına yol açan hoca hamleleri. Hem de derbi öncesi.
Şimdi ortalık yangın yeri. Teknik adam kim olacak, bunca borç yükü varken, UEFA’nın kısıtlamaları ortadayken bu kadroya nasıl takviye yapılacak, nereden kaynak yaratılacak, hepsi soru işareti. İki yıldır camianın büyük desteğini arkasına alan Fikret Orman da artık ciddi eleştirilere uğrayacak. Camiada kazan kaynamaya başladı ve çanlar artık başkan için de çalıyor. Muhalif cephe ayaklandı. Yarınki idari, mali genel kurul çok sert geçecek. Bir kısım kongre üyesi yönetimi mali açıdan olmasa da idari yönden ibra etmeme kampanyası başlattı. Atkılılar, kravatlılara karşıymış! Umarım herkes aklıselim davranır da bir tatsızlık çıkmaz. Başta Divan Başkanı Yalçın Karadeniz ile camianın önde gelen bazı isimleri ise ibra etmemenin yanlış olacağını, önümüzdeki yıllar için potansiyel başkan adaylarını korkutacağını belirtip, üyeleri sağduyulu davranmaya çağırıyor.
Aslında muhalefetin eline bu kozu veren de başkanın kendisi. Tüzük değişikliğine gitti. Yeni tüzüğün 38 g maddesine göre de idari veya mali yönden ibra edilmeyen yönetim 1 ay içinde seçim kararı almak zorunda. Fikret Orman bu maddeyi başarısız olan gitsin mantığıyla tüzüğe koydurdu da o madde şimdi başkanın başını ağrıtıyor.
Muhalifler Fikret Orman’ın seçim kararı almasını isterken, bazı üyeler de “Seçime git, ekibini yenile” baskısı yapıyor.
YILDIRIM "EVET" DESE TOLGAY F.BAHÇE'DEYDİ
Dert bir değil bin. Yönetim krizleri aşmanın yollarını ararken, diğer taraftan da futbolcularla sorunlar yaşayabilir. Ödemelerdeki gecikmeler üç aya ulaşırsa futbolculara sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı doğuyor. Şu anda böyle bir tehlike söz konusu olmasa da böyle bir kriz yaşandı.
Tolgay Arslan her ne kadar yalanlasa da olay doğru. Tolgay’ın bizzat kendisi değil ama menajeri Fenerbahçe Kulübü’ne haber gönderdi ve oyuncunun Sarı-Lacivertli formayı giyebileceğini iletti. Hatta iki taraf arasında geçen diyalogda menajer, “4 aydır paramızı alamadık. Erdal Torunoğulları ile bir kez daha görüşeceğiz. Olumsuz bir durumla karşılaşırsak, siz de isterseniz Tolgay Fenerbahçe’ye gelebilir” dedi. Teklif Aziz Yıldırım’a iletildi. F.Bahçe başkanı net bir ifadeyle geri çevirdi, “Benim bu tür girişimlerle işim olmaz” deyip kapıları kapattı.
BA'NIN YERİNE FERNANDAO
Yeni hoca konusuna gelirsek. Bilic’le bir yıl daha devam edilebilirdi. Ama bu saatten sonra zaten kendisi kalmaz. Yönetimi de suçlayamıyorum. Bilic’te tereddütleri var ve bu kez risk alma şansları sıfır. Vedası fedası kalmadı, Fikret Orman bu sezon Beşiktaş’ı şampiyon yapmak zorunda. Yoksa yönetimin de son yılı olur.
Başkanın öncelikli ismi Lucescu. Ancak Rumen hocanın istediği transfer bütçesi kulübün elini zayıflatıyor. Formüller üretiliyor. Bir sponsor işin içine girerse bu iş olur. Şenol Güneş de ilk sıradaki adaylardan. Bazı yöneticiler ise Abdullah Avcı’yı takımın başında görmek istiyor. Madem ki Bilic gidiyor, ben tereddütsüz Şenol Hoca derim.
Beşiktaşlı yöneticilerin hedeflerinden biri de Bursasporlu Fernandao. 4 milyon Euro bonservis bedelini ödeyip kadroya katmayı planlıyorlar. İyi bir teklif gelmesi halinde de Demba Ba ile yollar ayrılabilir.
"KONUŞUN" DEMEK KOLAY
Bir konuya daha değinelim. “Neden susuyorlar, hakemlerin hatalı kararlarında neden tepki göstermiyorlar?” diye Beşiktaşlı yöneticiler eleştiriliyor. Nedeni var. Beşiktaş’ta işler başka kulüpler gibi değil. Cezayı yiyen kendi cebinden ödüyor. Metin Albayrak konuştu, federasyonun kestiği 30 bin TL ceza Albayrak’ın hesabına yazıldı. Mete Vardar da cezayı cebinden ödeyecek. Üstelik o cezalar katlanarak gidiyor. ‘Konuşun konuşun’ demesi kolay.