2011 mali genel kurulunda yaşananlar ve Adnan Polat’a yapılan ayıp herkesin malumu. Polat o günden bu yana geçen zaman dilimi içinde hiçbir maça gitmediği gibi, kulübünün tek bir organizasyonuna dahi katılmadı. Çünkü küs, çünkü kırgın. Yapılanları unutamıyor, o kara günün sorumlularını affetmiyor.

Peki, kötü bir başkanlık mı yaptı Polat? Hiç sanmam.

Elden giden gayrimenkulleri geri aldı. UEFA’daki dosyaların çoğunu temizledi. Hacizleri ortadan kaldırdı. Şirket birleşmesi gibi bir yarayı kapattı. Stadı bitirdi. Riva’yı ruhsatlı bir araziye dönüştürdü. Tabu olan tüzüğü değiştirdi. Sportif A.Ş.’nin değerini artırdı. Sponsorluk gelirlerini ciddi anlamda yükseltti örneğin...

Bunca hizmete rağmen Ünal Aysal yönetiminin hazırlattığı ve Galatasaray tarihinin anlatıldığı kitapta bile Adnan Polat’ın ismi de, cismi de, resmi de es geçildi. Galatasaray’da hizmet karşılıksız kalmaz derler ya! O da aldı işte karşılığını...

Küskün, kırgın olmakta sonuna kadar haklı. O günden bu yana hep aynı şeyleri tekrarlıyor...

Önceliği de Galatasaray’daki iç barışın sağlanması. Sonrasında Galatasaray fakirleşirken zenginleşen birilerinin afişe edilmesi, kayıp kaçağın ortaya dökülmesi... Ve de kulüp tüzüğünün Galatasaray’a gönül veren herkese eşit mesafede olacak şekilde yenilenmesi...

Polat’tan sonra göreve gelen yönetimler bu çağrıya oralı bile olmadı. Nihayet bugünlerde iç barışın sağlanması adına girişimler gündemde. Bu da yine Mustafa Cengiz başkana nasip olacak gibi. Başkan zaten camiayı toparlayıcı adımları attı. Bu adımı ise bir milat olabilir.

Bazı üyeler 31 Mart tarihindeki mali kongre öncesi imza kampanyası başlattı. 700-800 imzalı bir kampanya. Önerge verip 2011 kongresinde Adnan Polat’a yapılan nezaketsizliğin giderilmesi adına adım atacaklar. Polat ve arkadaşlarının gönlü alınır en azından. Şık olur, Galatasaray’a da yakışır...

Polat 2011’deki o kara günden beri “Benim iade-i itibara ihtiyacım yok. Buna ihtiyacı olanlar o çirkinliği planlayanlar” diyor. Birilerini işaret ediyor.

Galatasaray’ın geleceği adına da karamsar. Bu görüşünü de şu sözleriyle anlatıyor:

“2021 mayıs ayında kulübün hiç varlığı kalmayacak. Borcun azalması mümkün değil. Galatasaray geçmiş yönetimlerin kafasıyla 80-100 milyon dolar ölçekli küçük bir kulüp olur o tarihte. Ya da Katarlılar’a, Çinliler’e satılır. Devrim olmadıktan, kafa yapısı değişmedikten, hırsızlardan kurtulmadıktan sonra kulüp toparlanamaz.”

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2 yıl önce Canaydın, Aysal ve Özbek'in yaptıklarını hiçbir rakibimiz bize yapmadı. Canaydın beyefendiydi vb. ancak berbat bir başkandı. Aysal zamanında Duygun hoca 400 milyon buhar dedi. Özbek'in yaptıklarını halen bilmeyen kaldıysa bir zahmet Altaylı'nın bir programını izlesin. Halen bu başkanlara toz kondurmayanlar nasıl GS'lı anlamak mümkün değil...
    CEVAPLA