Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Pınar Karşıyaka, Uşak Sportif ve Banvit’in “Avrupa yorgunu” olduğunu söylemek lig maçlarındaki performansını gördükten sonra herhalde haksızlık olur.

Gerek Pınar Karşıyaka ve gerekse Banvit Avrupa tecrübesiyle iki cephede mücadele etmeyi öğrendi. Banvit’in kadro derinliğinin aksine, Pınar Karşıyaka’da kısıtlı kadrosu çoğu zaman coach Ufuk Sarıca’nın canını sıkıyor ve “transfer”i sık sık dilinden düşürmeyerek gündeme getiriyor...

Avrupa’da beklenen başarıyı yakalayan Pınar Karşıyaka ve Banvit, ligde yine “korkulan rüya” durumunda. Özellikle iç sahalarındaki seyirci baskısı önemli bir unsur olarak ortaya çıkarken, deplasman korkusunu yenen ekip, dış sahaya da ağırlığını koyuyor.

Futbolumuzda nasıl “üç büyükler” varsa, basketbolumuzda da Pınar Karşıyaka ve Banvit de bu tanımlamanın içinde yer alıyor...

Uşak Sportif’in ise, ilk yılındaki “Avrupa tecrübesizliği” her yönüyle ortaya çıkıyor. Ancak Uşak’ın da daha ilk yıldan yılmadan mücadelesine “basketbolda marka” olması için devam etmesi şart. Gerek İzmir Adnan Menderes ve gerekse Ankara Esenboğa Havalimanlarına olan uzaklığı, henüz bütçelerinde “özel uçak” lüksü olmaması Uşak Sportif’i yol olarak oldukça yoruyor. Bunun çözümü de, sponsorlar olsa gerek...

Daha önce de belirttiğimiz gibi, idari yapıdan kaynaklandığına inandığım, “teknik kadrodaki değişim”den “alınan ders” sonrası taşların yerine oturmasıyla düzene girdi ve coach Ozan Bulkaz ile “yeniden diriliş”le beklenen skorlar ortaya çıktı.

Uşak Sportif’in “yönetim baskısı” olmaması durumunda basketbolun güzellikleriyle gündemdeki yerini koruyacağına inananlardan birisi olarak, “aman... hataya dikkat!..” diyorum...

 

 

Türk oyuncular

yerine oturuyor!

 

TBF’nin son kararıyla adeta “Yabancı cenneti” durumuna gelen Türkiye Basketbol Ligi’ndeki kalite ortada. Neredeyse, her maçta 9-10 yabancı oyuncuyla oynanan karşılaşmalarda Türk oyuncular “passolig kartı” almış seyirci misali, her maçta bençte aynı yerinde...

Ligin üstüyle altı arasında fazla bir farkın olmaması ise kaliteyi arttırıyor. Son teknik adam ve yabancı oyuncu değişiklikleri dengeleri de değiştireceğe benziyor.

Türk oyuncuların TBL’inde yer bulamaması ve otomatikman 2. Lig, oradaki oyuncularında 3. Lig’e inmesiyle bir anda “üç kaliteli lig”le karşı karşıya kalan basketbolseverlerin keyfi yerinde...

Ne var ki, bu kalite ve yaratılan keyfe hakemlerin düdükleri limon sıkıyor gibi. Her halde, her zaman “evet haklısınız” diyen MHK’nin eğitimleri daha da sıklaştırması, bunun yanı sıra “beşeri ilişkiler” derslerini de programa koyması şart gibi...

 

 

Play-Off potasında

amansız mücadele

 

Erkekler 2.Ligi’nde dokuzuncu haftanın sonunda Ege ekipleri Afyon Belediyespor dışında olumlu gidişatını sürdürüyor diyebiliriz. Simpaş Denizli Basket, Best Balıkesir, Akhisar Belediyespor, Orkide Gediz Üniversitesi ve Socar ilk sekizin içindeyken; Gelişim Koleji hemen arkalarından Play-Off potasına girme savaşında... Afyon Belediyespor ise bu hafta ikinci galibiyetini alsa da maç sonunda hakeme yapılan fiziki saldırıyla olumsuz puan aldı. Elbette kulübe bunu mal etmek olmaz ancak maça gelen taraftara da basketbol kültürünü ve fair-play olgusunu aşılamak gerekmez mi diye düşünmüyor değilim...

Erkekler 3.Ligi’nde Bostanlıspor’u tutabilene aşk olsun... Yedide yedi yaparak B Grubu’nda zirvede yer alan ve şu ana Türkiye erkekler basketbol liglerinde yenilgisiz tek takım olan Bostanlıspor, 2. Lig hedefine koşar adımlarla ilerliyor. Oyuncu kalitesi, kadro derinliği, teknik heyetin tecrübesi ve yönetimin azmiyle geçen yıl kıl payı kaçan 2.Lig yolunda bu sene sağlam adımlar atan yeşil kırmızılı ekibe aman nazar değmesin...

3.Lig’in diğer Egelilerinden ise İzmir Büyükşehir Belediyespor beş galibiyet, Muğla Orman ise dört      galibiyetle A Grubu’nda zirve takibini sürdürüyorlar...

Lige en son alınan Kuşadası Gençlik ise yedi haftanın sonunda henüz galibiyetle tanışamadı.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!