Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Pınar Karşıyaka ligde çalkantılı gidişine evinde Galatasaray Liv Hospital galibiyetiyle nokta koydu. Burada rakipte para sıkıntısı varmış, 7 kişiyle oynuyormuş vs. bahaneler ile zaten kazanması gereken bir maçtı demenin anlamı yok.

Hem çok ciddi bir rakibi geriden gelerek devirdi Kaf Kaf; hem de başantrenörüne maça saatler kala verilen cezaya karşın...

Üzerindeki ölü toprağını attı Pınar Karşıyaka bu galibiyet ile...

 

KENARDAN GELEN KATKI

 

Dixon’ın attıkça Kaf Kaf’ın oyunda kaldığı maçta kenardan gelen katkı galibiyetin anahtarı oldu. Takıma verdiği katkı geldiğinden beri tartışılan Soner Şentürk kilidi açan isimdi adeta... Keşke Galatasaray maçındaki performansı süreklilik gösterse... Savunmadaki çabasını hücumda da gösterdiği sürece bunun olmaması için bir neden göremiyorum...

SERVET ÖZSÜNER’İN ŞANSI

Basketbolumuzun kanayan yarası konumundaki Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu’nun Ufuk Sarıca’ya maça saatler kala ceza vermesinin ardından yeşil-kırmızılı ekip maça genç yardımcı antrenör Servet Özsüner önderliğinde çıktı. Geçen sezon ve hazırlık maçlarını da katarsak Servet Özsüner yönetiminde Pınar Karşıyaka 9. maçından da galibiyetle ayrıldı. Ufuk Sarıca’nın yokluğunu aratmayan Özsüner, yabancı antrenör hayranlığı içindeki basketbol takımlarımıza da net bir cevap verdi: ‘‘Güvenin artık bizlere!..’’

 

 

Ataman’ın artık düşünmesi gerek...

 

Düşünün bir basketbol antrenörü... Hem de Milli takımın başında... Kariyeri başarılarla dolu... Fakat tüm bunlara karşın gittiği her salonda müthiş bir tepki alıyor... Maçı sahada kazanamayacağını anlayınca tribünlere oynuyor... Ortamı geriyor... Yaptığı hareketlerle kendi takımını geçin ülke basketboluna zarar veriyor...

Bir antrenör düşünün Milli Takımın başında ama kendi kulüp takımında kadrodaki genç oyuncularına güvenemiyor. Kafasında genç oyuncu kazanmaktan çok maç kazanmak var; geleceği düşünmüyor...

Ergin Ataman’ın artık oturup düşünme zamanı gelmiştir: ‘’Ben nerede hata yapıyorum, Neden ben’’ diye...

 

 

Ya kafasıyla çarpsaydı?

 

Türkiye Basketbol Erkekler 2. Ligi’ndeki Best Balıkesir-Afyon Belediyespor maçında üzücü bir olay yaşanmıştı. Afyon Belediyespor’un ABD’li oyuncusu Raymond Sykes, bir topu kurtarmak isterken, eli Protokol Tribünü’nün önündeki cama girmiş, şans eseri tendonlarında kesip oluşmamıştı.

Skyes en az 3 ay oyuncu basketbol oynayamayacak. Belki de daha uzun bir süre... Burada olayın şanssızlık veya kaza olduğundan çok; sahaya bu kadar yakın bir noktada cam bölmenin ne aradığını sormak gerekir? Belki de olayın ardından o cam bölme kaldırılmıştır. Bu şekilde acı bir olay mı yaşanmalıydı kaldırılması için? Daha önce hiç mi dikkat edilmedi o bölüme? Ya Raymond Sykes eliyle değil de Allah korusun kafasıyla girseydi o cama? Bunun hesabını kim verecekti? Gerçi hangi işimiz doğru ki ben bunları soruyorum?...

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!