Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ortak devriye faaliyeti, Türkiye ile ABD arasında en sorunlu mesele idi...

        Müttefik ilişkisi içinde Afganistan dahil birçok cephede birlikte olmalarına, ortak tatbikatlar ve harekatlara katılmalarına karşın, Suriye sahasında uyum bir türlü sağlanamadı.

        Zaten ABD’de anımsanırsa 2011’de başlayan Suriye iç savaşını uzun süre geriden izledi.

        Sonunda dönemin ABD Başkanı Obama, Eylül 2015’te 50 kişilik bir harekat timinin sahaya gireceğini açıkladı.

        Bu kapsamda 27 Kasım 2015’te ABD özel birliğinden 50 asker, “Rakka ve Cerablus sahasında DAEŞ ile savaşan Kürt güçlerini eğitmek amacıyla” Kobani’ye girdi.

        Suriye sahasına girişine uluslararası sahada meşruiyet kazandırmak için de Irak hükümetinin “Sınırlarımı DAEŞ’tan koruyamıyorum, mücadeleme destek ver” çağrısını gösterdi.

        Yetmedi, kısa süre sonra yine Irak hükümetinin “ABD tek başına yeterli olmuyor, koordinasyonunda bir uluslararası güç oluşturup, mücadeleme destek versinler” çağrısı geldi.

        ABD de bu kapsamda uluslararası DAEŞ ile mücadele koalisyonunu oluşturdu ve başına geçip Suriye’nin üçte birine hakim YPG’nin hamisi olarak Deyrizor, Rakka hattından kuzeye uzanan bölgeye yerleşti.

        IRAK SINIRININ 400 KM BATISI

        Irak sınırını DAEŞ’ten korumak için girdi ama tam 400 km ilerideki Kobani’ye yerleşti.

        Sonrasında da durmadı, önce Kürt gruplarından oluşan savaşçılar yetiştirdi, YPG ve YPJ verilen askeri yapılara dönüştürdü; Türkiye’nin tepkisi üzerine de adını Suriye Demokratik Güçlerine (SDG) dönüştürdü.

        Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonuyla birlikte Obama döneminden bu yana çekileceğini bildirdiği Menbiç sahasından ise bir adım geri atmadı.

        Bir süreç içinde planlı olarak Menbiç’i boşaltma sürecini başlattığını belirtti, ortak devriye hareketi kapsamında bunu yerine getirme sözü verdi.

        Ancak devriye hareketi de Menbiç’in boşaltılma süreci de işlemedi.

        Suriye’nin kuzeyinde Ankara ile varılan uzlaşı yürümeyip, Türkiye’nin Rusya ile Soçi mutabakatına girmesi sonrası da o güne kadar önem verdiği, koruma altında tuttuğu Menbiç’i bir gecede terk etti.

        CENTCOM HAT KOPARDI

        Dolayısıyla ne Menbiç, ne de Suriye’nin kuzeyinde Ankara’da varılan mutabakat kapsamındaki ortak devriye eylemi sağlıklı yürüdü.

        ABD’nin sahada bulunan CENTCOM, Ankara-Washington arasındaki hattın sürekli kopmasına yol açtı.

        ABD’nin çekilmesi sonrası sahaya gelen Rusya ve Şam güçleri ile varılan mutabakatta Ankara’daki etkin ve yetkin isimlerin belirttiğine bugüne kadar sorun yaşanmadı.

        Her iki ülkenin kontrolündeki gruplar arasında zaman zaman çatışmalar çıkmış olsa da iki tarafın girişimi ile gerilimin azaltılması sağlanabilmiş.

        Burada dikkat çeken ise Moskova’nın 34 bin kadar YPG/SDG/PKK gücünün çekildiğini açıklamış olmasına karşın, Ankara’nın bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmadı.

        Buna neden de Ankara’nın devriye faaliyetini görmesi, sahada tespit edip Ruslardan gereğini yerine getirmesini talep edecek olmasından kaynaklanıyor.

        Nitekim Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Fahrettin Altun da sohbetimiz sırasında, “Bunun olup olmadığını ancak devriye sonucu göreceğiz” dedi.

        Bu tespitin yapılması için ilk devriye faaliyeti Türkiye sınırının 10 kilometre derinliğinde bugün başlıyor.

        YPG/SDG/PKK İNMEZSE NE OLACAK?

        Peki, YPG/SDG 10 km aşağıda varlığını sürdürürse ve mutabakat gereği 30 km aşağı inmemiş ise ne olacak?

        Yanıt, “İdlib’de varılan uzlaşı işler…” oldu.

        Görünen o ki bu kez taraflar yer değiştirecek.

        İdlib için yine Soçi’de varılan mutabakatta Türkiye çatışmazlık sürecinin takibini üstlenecek, Rusya devriye faaliyetini yürütecekti.

        Bölgedeki muhalif güçlerin alandan çekilmediğinin tespiti söz konusu olduğunda da Rusya Türkiye’ye bilgi vererek bu alanlara yönelik harekatını devam ettirecekti.

        Varılan mutabakat gereği, Hayat Tahrir Şam ve El Nusra gibi örgütlerin M4 ve M5 otobanının altındaki alanlardan ağır silahlarını çekmediğini, Lazkiye’deki Rus üssüne saldırı düzenlediğini tespit eden Moskova saldırıya geçti ve kuzeye doğru sürme hareketinde girişti.

        Türkiye’nin de gözlem noktalarını içine alan bu alanlara da Şam güçlerini yerleştirdi.

        ROLLER DEĞİŞECEK

        Suriye’nin kuzeyinde ise bu kez roller değişecek.

        Rusya, YPG/SDG güçlerinin 30 km’nin altına inmesini sağlayacak.

        Ancak Tel Abyad’dan Cerablus’a uzanan 10 kilometre derinlikteki barış koridorunun altında kalan 30 km içinde ve Menbiç ile Tel Rifat bölgelerinde YPG/SDG/PKK unsurlarına ve ağır silahlarına rastlanırsa geriye çekilmesini Rusya üstlenecek.

        Direnmeleri halinde ise Rusya geriye çekilip Türkiye’nin harekatına devam etmesinin önünü açacak.

        KOBANİ’YE GÖZETLEME KULESİ

        Kobani ve Menbiç kent merkezlerinin içine ise girilmeyecek.

        Kobani kenti yakınına gözetleme faaliyetini yürütmek üzere 5x19 boyutunda gözlem kulesi kurulacak.

        YPG/SDG/PKK’nın çekildiği alanlara da Şam sınır birlikleri yerleşecek.

        Şam birlikleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye’nin desteğindeki Suriye Milli Ordusu arasındaki münasebette ise Rusya arabulucu olacak.

        Bu kapsamda, bu köşede dün aktardığım gibi, Tal Tamr bölgesinde esir alınan 4-5 ve dün de Milli Savunma Bakanı Akar’ın belirttiği gibi yine o bölgede ele geçirilen 18 Şam Ordusu askerin teslimi de Rusya üzerinden sağlandı.

        Rusya ile bugün başlayacak devriye faaliyetinin nasıl bir sonuç vereceğini süreç gösterecek.

        Ancak şurası dünden görülüyor ki ABD ile yapılandan daha sağlıklı işleyecek…

        Diğer Yazılar