Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kırlangıçların baharın geldiğini haber vermesi gibi, TBMM’de de sağa sola zik-zak yaparak çırpınır gibi koşturan seçmen varsa, bilin ki kongre mevsimi gelmiştir.

Seçmenin kulisleri arşınlayan çırpınışının nedeni de kendisini oraya getiren milletvekilinin başını çektiği grubu kaybetmiş olmasındandır.

TBMM’de bu halde çaresizce koşturan AK Partili ve CHP’li seçmen sayısı dün oldukça çoktu.

Bazen de gruplar birbirine karıştığı için AK Parti ile gelenlerin CHP masasında veya CHP’li bir grupla gelenin de AK Parti masasında karnını doyurduğuna tanıklık edildi.

Meclis Lokantası’ndan çıkarken bir seçmenin yanındaki adama, “Abi adamlar da ne iyiymiş, biz onlardan değiliz ama bak karnımızı ne iyi doyurdular” cümlesini duyduğumda gülmekten kendini alamadım...

Şunu belirtmeliyim ki bu kongre mevsimi gelen seçmen sayısı geçmiştekilerden daha fazla…

Bunun nedenini milletvekilleri, parti yöneticileri ile konuşmalarında anında ele veriyorlar.

AK Parti’nin etkin bir ismi ile dün kuliste sohbet ederken bir yandan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletvekilleri ve seçmeniyle fotoğraf çekimini izledik.

İŞ TALEBİ ZİRVEDE

Çok değil, bu sohbetimiz de 10 dakikayı geçmedi; bu sürede neredeyse her yarım dakikada biri gelip bir yakını için iş istedi veya taşeron olarak bir şirkette çalışan yakınının kadroya geçmesi talebini iletti.

Bazen bu talepler o denli bıktırıcı ve dayanılmaz hale dönüştü…

Kuliste en dikkat çekici an ise MHP lideri Devlet Bahçeli’nin AK Parti Grubu’nun bitimine yakın kulise gelmesiydi.

DİNÇ VE DİNAMİK

Kulisin kapısında tesadüfen karşılaştık, kısa bir süre sohbet ettik.

Şunu belirteyim ki oldukça dinç ve bir o denli de dinamik gözüküyordu.

AK Parti’li seçmen kalabalığının arasından geçip kuliste her zaman oturduğu bölüme yöneldi ve arkadaşları ile sohbete başladı.

Bu sırada AK Parti grubundan çıkan parti yöneticileri, bakanlar ve milletvekillerinden bazıları yanına gelerek hatırını sordu.

Son olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan kısa süreliğine yanına oturup sohbet etti.

MHP yöneticilerinin aktardığına göre Bahçeli’nin kulise gelmesi de tesadüf olmuş.

MHP Grubu’nun salı günü klasiği gereği önce TBMM lokantasında yemek yenilmiş, yukarı çıkarken Bahçeli, “Kulise gidelim çayımızı orada içelim, arkadaşları da görürüz hoşbeş ederiz” demiş.

AK Parti grup toplantı salonunun da açıldığı kulise gelmeleri tamamen tesadüf sonucu olmuş.

Kuliste karşılaştığım görüntüler de gösterdi ki AK Parti ile MHP arasındaki muhabbet ve ittifak ilişkisi oldukça sağlam temele dayanıyor.

Hatta o denli ki seçim sürecinde bazı milletvekilleri ve parti yöneticileri yaşanan gerilim de bir kenara atılmış; çünkü onlar da Bahçeli’nin yanına gelip geçmiş olsun dileklerini iletti ve bir süre sohbet etti.

MİLLETVEKİLLERİNE İHTİMAM

Cumhurbaşkanı’nın gezilerinin üst üste çakışması dolayısıyla bir süredir aksak toplanan AK Parti grubunda dün dikkat çeken bir diğer nokta da milletvekillerine olan ihtimamdı.

Bunda Cumhurbaşkanı’nın dünkü grup konuşmasının etkisi olabilir.

Ancak asıl etkinin milletvekilleri ile yapılan toplantılarda bakanlar ve parti yöneticilerine yönelik şikayetlerden kaynaklandığı kesin...

Hele ki parti içinden çıkma hazırlığı yapan iki yeni oluşumun da hız almaya hazırlandığı bu süreçte kimse milletvekilleri ve parti teşkilatlarını küstürmek istemiyor; en azından müsebbibi gözükmekten kaçınıyor.

Ancak bu parti içi disiplinsiz tutum ve davranışlara da ses çıkarılmayacağı anlamına gelmiyor.

Nitekim, AK Parti’nin önceki gün yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında da bunun bir örneği yaşandı.

Partinin politikalarına aykırı hareket eden eski Kayseri milletvekili Pelin Gündeş Bakır’ın partiden ihraç edilmesine karar verildi

GETİREN SORUMLU DEĞİL Mİ?

Aktarıldığına göre ihraç kararının alındığı toplantıda da ilginç bir diyalog gerçekleşmiş.

Bakır’ın tutumu ve “Bu kişi partimize nasıl gelebildi ve milletvekilliğine kadar yükselebildi?” yönünde konuşmalar olunca Grup Başkanvekili Bülent Turan söz isteyip şunları söylemiş:

“Biz burada onun nasıl gelebildiğini konuşuyoruz ve bunun üzerinden eleştirip, cezalandırıyoruz. Ama onu bu partiye kimin getirdiğini, milletvekili olmasına aracılık ettiğini konuşmuyoruz. Onlarla ilgili herhangi bir tepki vermiyoruz…”

Toplantıda buz gibi bir hava esmiş ve Cumhurbaşkanı eliyle bir yöneticiyi işaret ederek, “O getirdi…” demiş.

Yönetici ise kendisinin getirmediğini belirterek nedenlerini sıralamış...

Yukarıda da belirttiğim gibi AK Parti’de bir süredir bu tip iç sorgulamalar yaşanıyor ve bu yapıcı eleştirel tutumun kapısını da genç siyasetçiler açıyor.

CHP’DEKİ DİNAMİZM

CHP tarafındaki durum ise AK Parti’den biraz daha farklıydı…

CHP’de mahalle seçimleri tamamlanırken, istisnasız hemen herkes ilçe ve il kurultaylarında etkin olmak istiyor.

Parti yönetiminde yer almanın veya yönetim erklerinin seçiminde etkili olmanın, gelecek seçimin de garantisi olduğu açık.

Hele ki CHP’de en geç 2021’de bir erken genel seçim olacağına yönelik kanı sağlam bir şekilde yerleşmişken.

O nedenle bölgesinde delege gücünü kaybetmeyi kimse arzu etmiyor.

Daha önemlisi belediyeler üzerindeki etkisini de bu yolla elde tutmayı amaçlıyor.

Dikkat çeken ise son dönem bazı milletvekillerinin parti içinde yeniden klik tarzı tutum ve davranışlara yöneliyor olmaları.

Öncelikle hepsi de Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultayda yenilmez liderliğini kabul etmiş bulunuyor.

Hedefleri ise Parti Meclisi’nde daha fazla sayıda temsil edilmek...

Başarma şansları var mı derseniz, Kılıçdaroğlu’nun bu tarz tutum takınanlardan hazzetmediğini belirtmekle yetineyim...

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!