Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        MEVSİMİ gelmiş meyve gibi, her yıl bu dönem çiçek açtırılıp gündeme sokuluyor.

        Geçen yıl da yine bu dönemde gündeme gelince kadın örgütleri ayağa kalkmış, muhalefet liderleri de tepki gösterince çağla olmadan gündemden düşmüştü.

        Bu dönem tekrarı gelmez sanıyordum, ancak dün anladım ki ısrardan vazgeçmemişler.

        Sözünü ettiğim “çocuk gelinler” adı verilen, 14 yaşından küçük kızla evlenmiş olanlara verilen ceza…

        Talepleri bu durumda olanlara af getirilmesi…

        İlginç olan da bunun için bütün partilerde yoğun çaba gösteren milletvekili bulunması.

        Bu dönem de çabalar yeniden baş göstermiş…

        İlk haberi bu konuda Türk Ceza Kanunu’na 2005’te çok önemli değişikliklerin gerçekleşmesine imza atan Prof. Dr. Adem Sözüer verdi.

        “TBMM’de bu konuda yeniden yoğun çaba gösterenler var” dedi.

        NE AMAÇLANIYOR?

        TCK, 14 yaşından küçük çocukların, yaşıtları dışında, erginlik yaşını aşmış kişilerle cinsel ilişkiye girmesine ceza getiriyor.

        Ceza öyle hafif de değil, zorla ırza geçme veya alıkoyma biçiminde olursa artıyor…

        Küçük yaşta zorla evlendirilen veya hamile bırakılma durumuna göre de ceza çok yükseğe çıkıyor…

        REKLAM

        Ortalaması 20 yıl…

        Getirmek istedikleri düzenleme ise zorla ırza geçme, cebir, tehdit, hile olmadan, küçük yaşta evlenmiş, evlilikleri devam eden ya da arada 15 yıldan fazla fark bulunmayan faillerin, mahkemeleri sonlandırılmak kaydıyla bir defaya mahsus olmak üzere cezalarında indirime gidilmesi.

        Evliliğin 5 yıl devam etme şartına bağlanması, bundan önce bozulması durumunda failin yeniden cezaevine girmesi…

        Geçen yıl da benzer düzenleme getirilmiş, başta AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen kadın dernekleri, kadın milletvekilleri ve muhalefet liderleri olmak üzere sert tepkiyle karşılanmıştı.

        Hatta İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin Grup yönetimine bir daha bu yönde kendileri ile görüşmeye gelmek isteyen olursa kapıdan geri çevirmelerini istemiş, bu düzenlemenin TBMM’den geçmemesi için elinden gelen çabayı göstereceğini beyan etmişti.

        CHP’den de benzer yönde tepki yükselince vazgeçilmişti.

        TBMM’DE ZEMİN HAZIRLIĞI

        Ancak önceki hafta TBMM’ye gelen bir heyet bazı partilerin yine kapısını çalmış; milletvekillerinden destek bulmuş.

        AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ile görüşmüş.

        Ünal da CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ı arayıp, bu konuda ne düşündüklerini sormuş.

        Her iki Grup başkanvekili ile de konuştum.

        Altay, “Mahir Ünal bey beni aradı, bu konudaki görüşümüzü sordu; ‘olumsuz’ dedim” açıklaması yaptı.

        Mahir Ünal ise “TBMM’ye bir grup gelmişti; bu konuda destek arıyordu. CHP’nin görüşünü sordum. Bir girişim değil” dedi.

        REKLAM

        Bu konuda herhangi bir çalışmalarının söz konusu olmadığını da kayda geçirdi.

        PEMBE ODADA DEVAM

        Ancak Prof. Dr. Sözüer ve kadın derneklerinin düşüncesi farklı.

        Çünkü TBMM’de benim de sohbet ettiğim, ancak adının yazılmasını ısrarıma rağmen istemeyen etkin bazı isimler bu düzenlemenin çıkması gerektiği görüşünde.

        Daha önce benzer cümlelerine tanıklık etmiştim, bakışları değişmemişti.

        Anadolu’da küçük yaşta evliliklerin çok kalmadığı görüşünü yinelerken, Yargıtay’ın bu konuda aldığı kararlara dikkat çekti.

        Bu konuda aktardıkları bir öykü de aslında durumun vahametini özetlemeye yeter:

        “Vali, kaymakam, emniyet müdürü, jandarma komutanı, hepsi düğüne gitmiş. Üstelik takı da takmış. Ne zaman ki çocuk dünyaya gelmiş, küçük yaşta evlilik nedeniyle dava açılmış, aradan geçen sürede kız reşit olmuş; erkek hapse atılmış. Şimdi kocası hapiste, kendisi çocuk ile dışarda. Bu arada bir çocuklarını da kocası hapiste iken pembe odadaki buluşmalarında yaptılar. Deniliyor ki ırza geçme; zaten pembe odada onlara yasal hak verilmiş ne ırza geçilmesi… Amacımız bu durumda olanlara bir defa ceza indirimi getirmek.”

        GEÇEN YIL 8 BİN 154 ÇOCUK GELİN OLDU

        Bu sözler mantıklı gelebilir, ancak bir kez önünü açtığınız zaman, kurtulabildiğini gören diğer çocuk gelinler döngüsünü çevirmeye devam ediyor.

        Aşağıdaki tablo bu durumu çok net ortaya koyuyor.

        Küçük yaşta anne olan kadın sayısı 2005’teki TCK düzenlemesinden bu yana ciddi düşüş gösterse de istenilen seviyeye gelmiş değil.

        REKLAM

        Geçen yıl 15 yaşından küçük 117 çocuk anne olmuş; 15-17 yaş arasında anne olan çocuk sayısı ise 8 bin 154…

        Bu toplumda hala çocuk gelinler devri sürüyor.

        Bunu da devletin resmi kurumu Vatandaşlık ve Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü verileri ortaya koyuyor.

        Hala diyorlar ki ne var bunda bir kez af olsun.

        İyi de geçen yıl kendisi çocukken çocuk sahibi olan 8 bin 154 çocuk gelini bu durumda bırakanlar ne olacak?

        Diğer Yazılar