Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        SİYASETTE sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

        Rakibin oyu ne derece yükselirse karşısındaki birlik daha dinamik ve kenetli hale gelir.

        Düşmesi de tersine etki yaratır, muhalif birlikte gevşeme ve ayrılıkların öne çıkmasına yol açar.

        Bir süredir Millet İttifakı ve işbirliği içindeki partiler arasında yaşananlar da bundan farklı değil…

        Aslında zaten var olan ayrılık daha belirgin hale geldi…

        Bunun en belirgini İYİ Parti ile HDP arasında bugüne kadar söylem dikkatine dayalı temkinlilikten çıkılmasında yaşandı.

        İYİ Parti lideri Akşener'in HDP’yi PKK’nın yanında konumlandırdıklarını söylemesi de bunun yansıması…

        Bugüne kadar bu konuda çok daha temkinli bir dil kullanan, hatta CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun HDP’nin gayrı meşru olmadığı söylemini en iyi şekilde izah eden İYİ Parti’nin söylemini farklılaştırmasının gerisinde oylarındaki yükseliş yatıyor.

        Bu durum da partiyi içinde bulunduğu bazı zorunluluktan çıkarıp, söylem netliğine itiyor.

        Şurası açık ki benzer söylemlerle yakın gelecekte karşılaşılacaktır.

        OYLARIN YÜKSELİŞİ

        Buna neden de başta da belirttiğim gibi geçmiş yıllarda da karşılaşılan partilerdeki oy yükselmesinin beraberinde getirdiği siyasi kimlik ağırlığının öne çıkması ve tek başına mücadele edebilme gücünü elde etme algısıdır.

        Siyasi ergenlik oranını aşma da denilebilir…

        Partilerin kendi siyasi kimliklerini oluşturma süreçlerine de yardım eden bir tarafı da vardır.

        İTTİFAK BOZMAZ

        Bu durum ittifak bozmaz…

        Çünkü karşısındaki ittifakın üzerinde tek başına elde ettiği bir oy oranı yok…

        Ne zaman ona ulaşırsa o gün farklılaşır…

        Aslında fayda da sağlar.

        Çünkü ittifak sistemi içinde bulunan partilerin birbirlerini kırmama adına kendi politikalarından ödün vermelerini de zorunlu kılıyor.

        Bu zorunluluk farklı seslerin, politikaların, siyasi düşüncelerin ortaya çıkmasını da engelliyor.

        Bu da partileri kendi kimliği ile net tanımanın önüne geçiyor, kendi sosyolojik tabanlarının beklentisinin karşılanmasına da engel koyuyor…

        İKİ TARAF İÇİN DE GEÇERLİ

        Tekil söylemlerde bulunan yapılara dönüştürüyor…

        Bu sadece Millet İttifakı için değil, Cumhur İttifakı için de geçerli.

        Orada da AK Parti alınacak diye MHP veya tersi şekilde MHP alınacak diye AK Parti bir konuda farklı bir söylemde bulunmaktan uzaklaşıyor.

        Dolayısıyla ittifaklar siyasette bekli uzlaşıyı sağlayıp politik sertliği azaltmakla birlikte, çok sesliliğe dönük olumsuz etkisi de ortada duruyor…

        Diğer Yazılar