Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        YAPIMINA 2013’te başlandığında 1,3 milyon metrekarelik arazisi ile Türkiye’nin en büyük tema parkı olması amaçlanmıştı.

        O denli ki Fransa’daki Disneyland ile yarışacağı, hatta Çin’den gelecek turistler ile ziyaretçi sayısını da geçeceği ileri sürülüyordu.

        ÜÇ YILIN SONUNDA

        Bir adıyla Ankapark, uluslararası verilen ismiyle Wonderland Euroasia için beklenenlerin hiçbiri olmadı…

        Aradan geçen 9 yılın sonunda gelinen nokta, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne iade ile sonuçlandı.

        Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, dün sohbetimizde, üç yıl süren yargı mücadelesi sonunda geri alabildikleri Ankapark’ın durumunu bugün medyaya göstereceklerini belirterek söze girdi.

        Kararlarının ne olduğunu sordum…

        “Çalışan alet, oyuncak kalmamış ki… Kapıya bir bekçi bırakmışlar. Hırsızlar içerde yatıp kalkmış…” diye söze girdi.

        Aktardığına göre parkın elektrik kablolarının ağırlıklı bölümü çalınmış.

        KABLOLAR ÇALINDI

        Hırsızlar kabloları taşımak için de ilginç bir yöntem geliştirmiş.

        Kapıdan götürmek yerine, büyük varillerin içine kabloları doldurup tema parkın ortasından geçen Ankara Çayı’na bırakmışlar.

        Çayın akıntısı ile kablolar uzak bir noktaya taşınmış, önüne çektikleri halat ile kabloları toplayıp kamyonlara doldurup götürmüşler.

        Bu hırsızlık da öyle kısa sürede bitmemiş, günler sürmüş; bu sürede hırsızlar da içerde yatıp kalkmış.

        Bu durumda park için düşüncelerinin ne olduğunu sordum.

        Henüz bir kararı yoktu.

        Pazartesi günü teslim aldıklarını, günlerdir içeride mal tespiti işiyle uğraştıklarını belirtti.

        Kararı parka girişi ücretsiz yapmak…

        İlk aşamada çalışabilen aletleri kullanıma açmak…

        Parkın bundan sonraki süreçte nasıl kullanılacağına yönelik kararı ise net:

        “Ankaralı hemşerilerime soracağım, ne karar verirlerse onu uygulayacağım…”

        BOĞAZDAKİ İKİ KÖPRÜ FİYATI

        Cümlesini tamamlayınca derin bir iç çekti, hayıflanan bir ses tonuyla “Biliyor musunuz?” deyip devamını getirdi:

        “Toplamda 800 milyon dolar harcandı… Bir de diyor ki ne var bu rakamda… İstanbul’un iki köprüsünün yapım maliyetinden fazla para harcandı. Yazık değil mi bu millete…”

        Bırakın doları, lira da olsa çok büyük para…

        Gelinen noktaya bakınca aslında söylenecek o kadar çok söz var ki…

        Libidinal yaşam…

        Libidinal yaşam…
        0:00 / 0:00

        ASLI kopya olanın kopyalandığı, gerçek ötesi durumun sahici gibi sunulduğu yaşam biçimi her bir alana sirayet etti…

        Bayram tatili sonrası bir haftadır sosyal medya gönderilerinin ağırlıklı bölümü benzer fotoğraflar içeriyor.

        Hepsinin içinde de haz, keyif yatıyor…

        Bütçesinin çok üzerindeki tatil köyüne gidip, çektiği selfileri sanki o an oradaymış gibi yayınlarken aslında gelecekte karşılaşacağı ağır ekonomik sorunu yerine, anın keyfini çıkarıyor.

        Bir yandan da cüzdanını tüketen bayram tatilinin öcünü, sosyal medya üzerinden yarattığı keyif sömürüsüyle çıkarıyor.

        Özetle krediyle caka saçıyor, karşılığında sanal beğeni alıp, adına da haz diyor…

        MANTIKSIZ KEYİF

        Son günlerde bu görüntülere sıkça rastlayınca başlıktaki cümle aklıma geldi.

        Cümlenin aslı, düşün insanı Jean François Lyotard’ın kitabına da isim olan Libidinal Ekonomi...

        Tanımı, aklın ve mantığın işleyişine, içten gelen dürtülerle karşı çıkan, direnç gösteren insan varlığındaki içgüdüler için kullanıyor…

        Lyotard’ın da vurguladığı gibi, haz veya keyif, doğru ölçü diye bir şey tanımıyor, hareketini aşırı uçlar arasında sürdürüyor.

        Çok fazla ile çok az arasında gidip gelirken hızar gibi tüketiyor…

        Bunun en iyi örneğini yakın konut olayında yaşadık, hala da sıkıntısını çekiyoruz.

        Pıtrak gibi patlayan lüks konutlar, en etkin kriz savuşturma, kitlelerin hazzına yönelik malzeme haline getirildiği günden bu yana ekonomiye yük bindiriyor.

        Ev fiyatlarının logaritmik tırmanışına paralel yükselen kira artışlarının gerisinde içine düşülen bu döngü yatıyor.

        SİYASETİN AÇMAZI

        Bu durum hayatın bütün alanlarına da sirayet etmiş bulunuyor.

        İster yeni tip avare, ister budala yaşam biçimi…

        Bir anlık görüntü vermek, kendisinin de orada bulunduğunu ispatlamak için harcanan birkaç aylık maaşın karşılığı sadece gösteri toplumunun bir üyesi olmanın hazzı.

        Bunun örneklerini diğer alanlarda da görmek olası…

        İşin ilginç tarafı buna direniş göstermesi gereken siyasete sirayeti daha hızlı gerçekleşti.

        Orada daha mümbit ortak yaşam alanı oluşturdu…

        Nasıl ki gösterinin mekânı instagram ise siyaset selfisinin sergilenme meydanı da kamuoyu yoklamaları oldu…

        Bugünü yansıtan, sandık gerçeğinden uzak, anın keyfini sürmeye yardım eden günlük haz ve keyfi belirleyen dürtü, sanki seçim gününde elde edilmiş sevinçlere sahne oluyor…

        Bu durum bir kesime de değil, siyasi partilerin tamamına sirayet etmiş durumda.

        Bunun bir gerçeklik olmadığını belirten, akıl ve mantık üzerine kurulu bir soruyu yönelttiğinizde kodlanmış tavır hepsinde benzer çalışıyor.

        Önce karşı çıkıyor, durumunu reddedemeyecek hale geldiği anda da önemsizleştiriyor.

        HAZZIN KEYFİ

        Örnekleri o denli çok ki…

        Bir kesim dövizin Aralık ayındaki zirve rakamına tekrar ulaştığı, enflasyon ve fiyat artışının zirve yaptığı bu dönemde, ekonominin iki ay sonra mükemmele dönüşeceğini savunuyor.

        Hatta tekrar eski günlerdeki vur patlasın, çal oynasın bolluğuna ve rahatlığına erişmek için gün sayıyor.

        Diğer taraf da 6 partili yapının seçim sürecini nasıl yöneteceği konusundaki belirsizliğini ötelemiş kamuoyu yoklamaları üzerinden bugünün selfisini çekiyor.

        Tatilin rehaveti içindeki siyaset Ankara’da libidinal yaşamın hazzı içinde keyif çatıyor.

        Velhasıl, ekonomi tıkırında…

        Diğer Yazılar