Türkiye’nin futbolda şampiyonluk ve düşme-kalma maçlarına kilitlendiği bu hafta sonu, spor tarihimizin önemli sayfalarından biri daha Bükreş’te yazılıyor.

Gerek milli takım, gerek kulüpler seviyesinde ülkemizin takım sporlarında tartışmasız en başarılı branşı olan kadın voleybolu, istikrarlı çıkışını CEV Şampiyonlar Ligi’nde yeni bir finalle sürdürüyor.

Galatasaray’ın ev sahibi Alba Blaj’a sürpriz yenilgisi sonucu tarihteki ilk ‘Türk finali’ beklentimiz gerçekleşmedi ama Vakıfbank, üst üste 3., toplamda 8. Avrupa finaliyle ‘dünyanın en iyi takımı’ yakıştırmasını hak ettiğini gösterdi. Yarı finalde İtalya şampiyonu Imoco karşısında iki set öne geçmesine rağmen Zhu’nun sakatlığı sonrası oldukça zorlanan Vakıfbank, önemli bir testten geçti. İstediği oyunu ortaya koyamasa da konsantrasyonunu koruyup tecrübesini konuşturarak isteği sonucu aldı.

Cimbom da daha iyi mücadele edebileceği maçta bir türlü oyunu kontrolü altına alamadı. Bunda maçın sıkıştığı bölümlerde önemli isimlerinin yeterince insiyatif alamamasının yanında kırılma anlarında baskı altında kalan hakemlerin tartışmalı kararlarının da etkisi vardı.

Bugün Bükreş’te Vakıfbank bir kez daha Avrupa’nın en büyüğü olmak, Galatasaray da kötü giden sezon sonunu bir Avrupa üçüncülüğü ile bitirmek için sahada olacak. Finalde olmasa bile kürsüde iki Türk takımı görmek kuşkusuz hepimizi sevindirecek.

Bir paragraf da Gözde ve Neslihan için açmak gerek... Voleybolumuzun iki ‘kahramanı’ bugün kariyerlerinin son maçlarına çıkıyorlar. Başarının bedelini uzun kariyerleri boyunca yaşadıkları sakatlıklar, ağrı ve sızılarla fedakarca ödediler. Hepimize unutulmaz kupa ve şampiyonluk heyecanları yaşattılar. Türk kadınının spordaki başarı öykülerini yazdılar. Ve artık veda zamanı. Voleybola verdikleriniz için sonsuz teşekkürler.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!