Büyük oyuncuyuz ama...
Pamukçulukta ilginç bir noktadayız. Bir taraftan, Türkiye’ye yıllık 27 milyar dolar döviz kazandırıyor, 2 milyon kişiye doğrudan istihdam sağlıyor ve ülkemizi üretimde dünya altıncısı yapıyor. Öte yandan ise, yetersiz üretim nedeniyle Türkiye'yi ithalatta dünya beşincisi konumuna getiriyor.
Yani; üretimde dünya altıncısıyız, ithalatta ise dünya beşincisiyiz!..
Bu enteresan tablo şöyle oluşuyor:
Memlekette yılda 850-950 bin ton aralığında pamuk üretiyoruz, fakat ihtiyacımızı karşılayabilmemiz için bu oranı 1.6 milyon tona çıkarmamız gerekiyor. Üretimimizi neredeyse iki kat arttırmamız lazım.
Pamukla ilgili dünya çapındaki son önemli toplantı, Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi'nin (ICAC) 78. Genel Kurulu, geçtiğimiz günlerde Avustralya’nın Brisbane kentinde yapıldı. Türkiye de oradaydı tabii ki.. 28 ülkenin hükümet yetkilileri ile 5 uluslararası organizasyonun temsilcileri de katıldı.
Türkiye’yi Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş’ın aralarında bulunduğu bir heyet temsil etti.
İHTİYACI KARŞILAMIYOR Kİ
Bu seferki toplantının ana teması, “Global Liderlik; Pamuğun Sınırlarını Zorlamak” idi. Pamukla ilgili dünyada ne gelişme, ne yenilik, ne sorun varsa hepsi masaya yatırıldı, birçok açık ve ara oturumlar gerçekleştirildi.
Türkiye, pamuk üretiminde dünyada Hindistan, Çin, ABD, Brezilya ve Pakistan’dan sonra altıncı sırada yer alıyor. Pamuk üretiminde büyük bir oyuncuyuz ama, buna karşın 82 milyonluk iç piyasamızın ihtiyacını ve yıllık 27 milyar dolar ihracat yapan tekstil ve konfeksiyon sektörlerimizin ihtiyacını karşılayamıyoruz.
Ege İhracatçı Birlikleri Başkanı Jak Eskinazi, günümüzde yıllık 1.6 milyon ton pamuk ihtiyacımız olduğunu, ilerleyen süreçte ise bunun 2 milyon tona ulaşacağını söylüyor, çözümü de şöyle işaret ediyor: Yerli üretim!..
BİR HİKAYEN VAR MI
Söylemesi kolay da, yerli üretim için yerli üreticinin desteklenmesi ve dünyada tüketicilerin istediği şartların sağlanması lazım. Mesela..
Müşteriler izlenebilirlik ve şeffaflık arzuluyorlar. Aldıkları ürünlerin hikayelerini, ürünlerin orijinalliğini ve güvenilirliğini sorguluyorlar. Nano teknoloji ile partiküllerin elyafa yerleştirilmesini bekliyorlar. Blockchain teknolojisi ile izlenebilirliğin sağlanmasını istiyorlar. Pamuğun DNA’sının belirlenmesi ve sonrasında yapılan takip ve testler ile izlenebilirliğin sağlanmasını şart koşuyorlar. Topraktaki kimyasal minerallerin ülkelere göre farklılığından yola çıkarak her ülkede yetiştirilen pamukların parmak izlerinin alınmasını mutlaka talep ediyorlar.
Biz de ne zaman ki bu şartları sağlarız ve yerli üreticimize güçlü destek veririz, işte o zaman üretimde dünya altıncısıyken, ithalatta dünya beşincisi olmamız çelişkisinden net bir şekilde kurtuluruz.