Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İlk adım geçtiğimiz yıl İstanbul Çırağan Sarayı'nda atılmıştı. Bundan böyle her sene Selçuk Yaşar Ödülleri dağıtılacaktı.
Yaşar Üniversitesi niye böyle bir girişime kalkıştı peki?
Çünkü, yarattığı ilkler ve yaşattığı ilkeleriyle Türkiye'nin iş, kültür, eğitim ve spor alanlarında müstesna bir yere sahip olan Selçuk Yaşar'ın vizyonunu geleceğe taşımak istiyorlardı. Toplumsal faydayı ve geleceğin Türkiye'sini hedefleyen cesur insanların çalışmalarını kutlamak ve başarılarını tüm Türkiye'ye duyurmayı hedefliyorlardı.
Bu amaçla çıkılan yolda, geçen yıl ilk ödül verildi. Genç girişimcilere ilham veren çalışmaların sahibi bilim insanı Prof. Dr. Aytül Erçil ile sosyal inovasyon konusunda çalışmalarıyla öne çıkan Tekfen Holding Kurucusu Ali Nihat Gökyiğit, ödülün ilk sahibi oldular.
Bu yılki ikinci ödüle ise, 1996 yılında Avusturya hükümetinden ordinaryüs profesörlük unvanını alan, Johannes Kepler Üniversitesi Fizikokimya Kürsü ve Enstitüsü'nün başkanı Ord. Prof. Dr. Niyazi Serdar Sarıçiftçi layık görüldü.

*

Teknoloji alanında yaptığı uluslararası çalışmalarıyla dünyada adından söz ettiren; özellikle “temiz enerji” konusundaki çalışmalarıyla öne çıkan; plastik organik güneş pilleri konusundaki çalışmasıyla dünyadaki ilk patent ve yayına sahip olan Ord. Prof. Dr. Sarıçiftçi, salgın nedeniyle ödülünü sanal ortamda aldı.
Törende konuşan Sarıçiftçi, Türkiye'nin geleceği için güneş enerjisinin büyük önemine değindi. Ki, bana göre de yüzde yüz haklı.. O önemi de şöyle izah etti:
- Türkiyemizin enerji ihtiyacını dışarıdan ithal ettiğimiz petrol ve doğalgazlarla karşılamaya çalışırken binbir zorluklarla karşı karşıya gelebiliyoruz. Hâlbuki ülkemizin güneşi hem Türkiye'nin enerjisini hem de bu enerjiden elde ettiğimiz başarıları yurt dışına satabilmemize yetecek kapasitededir. Bir sene içinde, bir metrekareye Türkiye'nin pek çok yerinde 1000 kilowatt saatten fazla enerji gider. Bu enerjiyi toplayıp bizim için kullanabilecek bir durumda elektrik enerjisine ve hatta kimyasal enerjiye dönüştürebilirsek, dışa bağımlılığımız tümüyle azalacak ve kendi içimizde yeterlilik sağlanacaktır. Bunun ekonomik, politik ve hatta istiklal ve istikbal boyutu vardır. Türkiye'nin istiklali ve istikbali güneş enerjisindedir.

*

Ord. Prof. Dr. Sarıçiftçi'nin kariyeri başarılarla dolu. 600'ü aşkın uluslararası bilimsel yayını ve 8 patenti var, 9 adet bilimsel kitabı yayınlandı.
75 binin üstünde atıf alan yayınları ile (h=99 Web of Science, h=118 Google Scholars) Mart 2011 tarihinde (ISI Thomson Reuter Material Science Ranking) dünyanın en öndeki 14. bilim adamı olarak sıralandı.
Uluslararası alanda en önemli bilim ödüllerini kazandı. Dünya çapındaki büyük üniversiteler kendisine fahri doktora unvanı verdi.

*

İşte böylesine değerli bir bilim insanından söz ediyoruz. Ne mutlu ki, dünya onun kıymetini fazlasıyla biliyor. Ama, maalesef kendi ülkesinde sözünü dinleyen, değerini anlayan yok.
Eminim ki, güneş enerjisiyle ilgili ifadeleri de bir kulaktan girip öbür kulağımızdan çıkacaktır. Oysa, Ord. Prof. Dr. Sarıçiftçi gibi daha nice bilim insanımız var hem ülkemizde, hem de diğer ülkelerde.. Fakat, ne kıymetlerini biliyoruz, ne de onlardan faydalanıyoruz. Çapsız, liyakatsiz insanlardan çare bekliyoruz. Bu kafayla daha çookk bekleriz!..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00