Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Doğa felaketleri hızını arttırdı.

Hem dünyada hem de ülkemizde orman yangınları, seller ve aşırı sıcaklıklar başını aldı gidiyor.

Üstelik, hava olaylarıyla ilgili her gün yeni rekorlar kırılıyor.

Gelişmeleri anlayabilmek için bilim insanlarının ve bilim kuruluşlarının yayınladıkları raporlara ve görüşlere sık sık bakıyorum.

Buralardan çıkardığım sonuçları şöyle özetleyebilirim:

  • 1- Sıradışı hava olayları önümüzdeki 20 yıl boyunca giderek kötüleşecek.
  • 2- Hava olaylarının ani artışları, bilim insanlarının öngörüsünü de azaltacak, önceden tahminler daha da zorlaşacak.
  • 3- Bu felaketlerin nedenleri arasında, insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları önemli rol oynuyor.
  • 4- Bu emisyonlar küresel ısınmaya yol açıyor.
  • 5- Olağanüstü hava olaylarının doğal sebepleri olabileceği konusunda bilim dünyasında bir fikir birliği var olsa da, insan faaliyetlerinden kaynaklı iklim değişikliğinin bu tarz sıradışı olayları daha olası ve daha yoğun hale getirebileceğine dair çok sayıda bulgu da bulunuyor.
  • 6- 2021'de şimdiye kadar 26 ülkede 260'tan fazla sıcaklık rekoru kaydedildi. Bu ciddi bir alarmdır.
  • 7- 2020'den önceki 20 yıl içerisinde dünya çapında görülen 405 olağanüstü hava olayı ve eğilimi incelendi, buna göre olayların yaklaşık yüzde 70'inin insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle daha olası veya daha şiddetli olduğu tespit edildi. Bu tablo da, felaketlerde gerçek suçlunun kim olduğunu açıkça gösteriyor.

*

Peki, bundan sonra ne olacak?

Aslında elimizdeki istatistikler; yaşadığımız sel, orman yangınları, kuraklık, kasırga ve diğer ölümcül olaylar hakkında bize gereken her şeyi söylüyor.

Rakamlarla, rekorlarla, gidişatla ilgili her türlü mesajı veriyor.

Ve diyor ki, “Ey dünya aklını başına topla, doğayı rahat bırak ve acilen iklim eylemi başlat.”

Bu mesajı kim, ne kadar anlayacak, nasıl önlem alacak, onu göreceğiz.

Birleşmiş Milletler kasım ayında İskoçya’da buluşup, İklim Değişikliği Konferansı düzenleyecek.

Zirvede, karbon emisyonlarını azaltma planları da ele alınacak.

Söz konusu planlar yıllardır konuşuluyor, ama istenen adımlar bir türlü atılamıyor.

Bu toplantıdan sonra atılır mı dersiniz?

Ben çok iyimser değilim, umarım yanılırım.

*

Fakat, bilim insanlarının bir görüşü var ki, işte o insanı epey tedirgin ediyor.

Onların tahminine göre, ne yaparsak yapalım, ısınma aşağı yukarı 5 yıl içinde veya en geç 2030’a kadar 1,5 C’ye ulaşacak.

Bu durum, yaklaşık 2040'a kadar devam edecek ve ardından küresel ölçekte iklimle ilgili atılan adımların etkisinin görülmesiyle bu eğri de aşağı doğru bükülmeye başlayacak.

Yani anlayacağınız, dünya şimdi harekete geçerse ancak 2040 sonrası soğuma başlayabilir.

2040’a kadar ise durum epey kritik…

*

Şimdi, Türkiye bu mevzunun neresinde diye soruyorsunuzdur haklı olarak..

Şöyle diyeyim, biz daha Paris İklim Sözleşmesi’ni bile imzalamadık, gerisini anlatmaya gerek var mı ki!..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00