Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar’ı dinlediğinizde, dünyada geldiğimiz noktadan iyice ürküyorsunuz.

Bayar öyle şeyler anlatıyor ki, karşısında buz kesiliyorsunuz.

Mesela en basitinden şunları söylüyor:

*

  • - Dünya nüfusu 1900 yıl boyunca 1 milyarın altında seyretti.
  • - 1900 – 2000 yılları arasındaki 100 senelik boyutta ise nüfusun üzerine 6 milyar insan daha eklendi.
  • - Yani, doğadan muazzam bir insan talebi söz konusu oldu.
  • - Bugüne kadar yaşanan sanayi devrimleri fosil yakıt çerçevesinde gerçekleşti.
  • - Yeni devrim Yeşil Transformasyon olarak gerçekleşecek.
  • - Bunun maliyetinin çok yüksek olacağının farkındayız.
  • - Bir günde gerçekleşmeyeceğinin de farkındayız.
  • - Ancak bu değişimi gerçekleştirmediğimiz müddetçe hayat ortadan kalkacak.
  • - Yaşayan Gezegen Raporu’muza göre 50 yılda bütün omurgalı popülasyonun yüzde 68’i yok oldu.
  • - Bu her 10 hayvandan 7’si yok demek.
  • - Her sene Dünya’nın kendini yenileme kapasitesini tüketiyoruz.
  • - 2030 yılına kadar bize her yıl için 2 gezegen gerekecek.
  • - İklim krizinin etkilerini hisseden ilk jenerasyonuz ve önlem alabilecek son jenerasyonuz.

*

İklim ve Enerji Programı Kıdemli Uzmanı Tanyeli Behiç Sabuncu ise, Bayar’ın sözlerini başka açılardan tamamlıyor, üzerine tuz biber ekiyor:

  • - Ortalama sıcaklık artışının 1.5 derece ile sınırlandırılması kararına karşın, hali hazırda 1.2 dereceye ulaşıldı.
  • - Atmosferdeki sıcaklık artışına bağlı gözlemlenen yaygın ve hızlı değişim geri döndürülemeyecek boyutta.
  • - Son on yılda görülen sıcaklıklar buzul çağından beri en yüksek değerlere çıkarak en son 125 bin yıl önce görülen seviyeye geldi.
  • - Türkiye’ye bakacak olursak, yangın, sel ve erozyonun önümüzdeki dönemde katlanarak artması beklenmekte.
  • - Türkiye’de bu yıl şimdiye kadar yaklaşık 194 bin hektar ormanlık alan yandı.
  • - Bu da, 2008 – 2020 yılları arasında aynı tarih aralığı ve bölgede yanan yaklaşık 33 bin hektarlık alanın neredeyse 6 katı..

*

Bu çarpıcı konuşmalar, geçtiğimiz gün EGİAD (Ege Genç İş İnsanları Derneği) Sanayi, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komisyonu organizasyonu ile düzenlenen “İklim Krizi ve AB Yeşil Mutabakat” Toplantısı’nda yapıldı.

Yeşil Mutabakatı’nın temel mesaj ve ilkeleri ile şirketlerin iklim krizine yönelik çalışma yönergeleri değerlendirildi.

(EGİAD), Avrupa Birliği’nin 2030’a kadar sera gazı emisyonlarını % 55 azaltma, 2050’de ise karbon nötr olma hedefi doğrultusunda ortaya koyduğu çevre planı Yeşil Mutabakat’ı ilke olarak destekliyor ve EGİAD, üyesi olan tüm şirketlere yol göstermeye çalışıyor.

Bu çabalarından ötürü onları kutluyorum.

İklim değişikliyle üzerimize yağan felaketler ve gelecek olanlar ortada.

Peki, başımızı kuma gömüp olan biteni bekleyecek miyiz?

Yoksa yapabilecek bir şeylerimiz var mı?

EGİAD Başkanı Avni Yelkenbiçer’e göre var.

Mesela, sınırda karbon vergisi önlemi..

Yelkenbiçer, Yeşil Mutabakat ile Türkiye’yi doğrudan etkileyecek böylesi bir düzenlemeyi bir tehdit değil, ekonomimizi dönüştürmek için bir fırsat olarak görüyor.

Bu doğrultuda da, karbon nötr olma vizyonuyla bütüncül bir iklim değişikliği ve yeni bir kalkınma politikası geliştirmemiz gerektiğini söylüyor.

Haksız değil, ama dinleyen, uygulayan çıkar mı, işte orasını bilemiyorum.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00