Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Onun kalbini de, kalemini de severim. Perşembe günü Milliyet Ege’de yazdığı “İzmir’e yön verenler” başlıklı yazısını da sevdim mesela.. Capital ve Economist dergilerinin 10 kişiden oluşan “İzmir’e yön verenler” seçimini kibarca eleştirip, eksikleri dile getirmiş. Burada Feyzi ağabeyle aynı fikirdeyim. Bir kere, bu tür seçimleri çok tehlikeli buluyorum. Çünkü, ne kadar titiz davranırsanız davranın, mutlaka birilerini unutursunuz ve üzersiniz. Yine öyle olmuş.

        Her iki dergi, İzmir’in sevilen, sayılan 10 ismini bir araya getirmeye çalışmış, özellikle de ekonomi dünyasının temsilcilerini tercih etmiş. İyi de, İzmir’e yön verenler sadece onlar değil ki! Baktığınızda çok ciddi eksikler olduğu görünüyor. Feyzi ağabey, benzer eleştiriden sonra “Herkesin seçimi kendine” deyip, kendi 10’unu listelemiş. Ergüder Can‘ı, Abdullah Kavuk‘u, Ahmet Küçükbay‘ı, Selim Gökdemir‘i, Mesut Sancak‘ı, Uğur Yüce‘yi, Samim Sivri‘yi, Şinasi Ertan‘ı, Öner Akgerman‘ı ve Yılmaz Temizocak‘ı listesinde toplayıp, “Liste uzar gider ama, bu kişiler de senelerdir İzmir’e aslanlar gibi yön veriyorlar” diyerek, dergilerin seçimindeki eksiği bir nebze kapatmaya çalışmış. Şimdi kalkıp ben de bir liste oluşturacak değilim. Çünkü listeler asla bitmez, kimse de eksiksiz yapamaz. Ama şunu söyleyeyim ki, Feyzi ağabeyin listesine de, dergilerin listesi gibi yüzde yüz katılıyorum. Mesele yön vermekse, bu kişiler de inşaattan eğitime, medyadan sanayiye kadar pek çok alanda yaptıkları yatırımlarla İzmir’e yön veriyorlar. Demek ki, bir daha böyle benzer liste oluşturma gayretine girecek olanlar, bundan sonra çok daha dikkatli davranmalılar. Yoksa kaş yapayım derken, göz çıkıveriyor işte..

        Ya yeni görevin peşine düşeriz ya da ligden düşeriz

        Hafta içinde İstanbul Four Seasons Otel’de, 4. Otelpuan Ödülleri Töreni vardı. İzmir Milletvekili, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da törendeydi ve şahane bir konuşma yaptı. Günay, müşteri memnuniyetine dayalı bu puanlama sistemini çok önemsediğini sık sık vurguladıktan sonra, geçen yıl 31 milyon 500 bin turist çektiğimizi, turizmde artık İtalya, Fransa ve İspanya’nın olduğu kümede yarıştığımızı, Yunanistan, Mısır ve Kuzey Afrika liginden yukarıya çıktığımızı anlattı. Ama en önemlisi şunu dile getirdi: - Şimdi kaliteyi yukarıda tutmak zorunluluğumuz var. Çevre, insan hakları, hayvan hakları, müşteri memnuniyeti konusunda evrensel standartlar neyi gerektiriyorsa hepsini yapmalıyız. Doğayı da, tarihi de koruyacağız, ama yatırımcıya da destek olacağız. Ülkemizin gelenek ve göreneklerini, en çağdaş biçimde dünyaya tanıtmaya çalışacağız. Yaşasın Türkiye, yaşasın Türkiye turizmi. Ertuğrul Bey bu coşkusunda haklı. Çünkü Mısır, Tunus, Cezayir gibi Kuzey Afrika ülkelerindeki karışıklık ile Yunanistan’daki kriz, en fazla bize yaradı ve geçtiğimiz yıl turizmde altın yılımızı yaşadık.

        Bu sıçramadan Ege de en yüksek payı kopardı, kruvaziyerdeki muhteşem artış ve turist sayısındaki yükselişle yüzler güldü. Ve bu topyekün sıçrayış, bizi İtalya, Fransa ve İspanya ligine çıkardı. Ama unutmayalım ki, bir yere çıkmak kadar, orada kalıcı olmak da önemlidir. Hatta kalabilmek, çıkmaktan daha zordur. Günay’ın dediği gibi, eğer bu ligde kalmak istiyorsak, herkesin kaliteyi yukarıda tutma ve ödün vermeme mecburiyeti var. Bizim hizmet anlamında hiç bir sıkıntımız yok, hatta bu konuda bence dünyada bir numarayız. Fakat kalite konusu biraz şüpheli. Orada sımsıkı durmamız şart.Bu sıkı duruşta elbette en önemli görev turizmcilere düşüyor. Zaten görevin peşine düşmezlerse, ligden düşeriz, ona göre..

        Diğer Yazılar