Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "Anneniz için" yazıyor vitrinde. Bir çantacı... Annemin kaç yıldır yeni bir çantaya ihtiyacı olmadığını düşünüyorum. Evdeki çantalarını ne zamandır kullanmadığını... Yahut en son ne zaman vitrinde bir elbise görüp beğendiğini... Bir ayakkabı... Bir yüzük... İçim sızlıyor. Sonra buna biraz da bizim sebep olduğumuzu düşünüyorum. Çok erken çektik onu hayattan. Hadi şimdi sağlık sorunları var... Ama öncesi... Koruyup kollama adına neredeyse orta yaşa gelmiş çocuğunun hâlâ birey olmasına izin vermeyen ana-babalar misali sevgimizle boğduk onu bir bakıma. Fanusa koyduk... Pamuklara sardık... Ayağını yere bastırmadık... Annemi yok ettik. Onun yerine bir çocuk yarattık. Şımartmakta birbirimizle yarıştığımız bir çocuk. "Çocuk da yaparım kariyer de!" Biz "çocuğumuzu" tercih ettik, kariyerin üstünde durmadık pek, kendi haline bıraktık. Ve bütün bu yoğunlukta "Anneler Günü"nün hiçbir önemi olmadı hayatımızda. Bir şey bırakmadık ki o güne! Başka anneler gıptayla baktılar... Tanıyan herkes takdir etti bizi. Ama doğrusu ikaz etmeliydiler. Şimdi anlıyorum yanlış yaptığımızı. Bir çocuğun annesine verebilecekleri hayatın bütününe, doğru bir şekilde bölünerek yayılmalıymış meğer. Meğer annenin gerçekten çocuk gibi olacağı günler de gelirmiş. Kenara bir şeyler ayırmalıymış insan. * Annenizi sevin. Ama anneniz olarak. Onun çocuğu olmayı mümkün olduğu kadar uzatın. Tadını çıkarın. Onun da anne olmanın tadını çıkarmasına fırsat verin. Erkenden yaşlandırmayın. Bizim, annemi çocuklaştırmamızın nedeni kafamızda yaşlandırmamızdı biraz da. Siz yapmayın bunu. 50'leri, 60'ları yaşlılık zannetmeyin. Nasıl olsa bir gün roller değişecek, acele etmeyin. O gün gelene kadar bırakın herkes gerçek yerinde dursun. Bugün Anneler Günü... Ve bizim, kendimizi "annemizin annesi" yerine koyduğumuz kimbilir kaçıncı, ama onun artık sahiden çocuğumuz gibi olduğu üçüncü Anneler Günü bu.

        MIŞ/MUŞ

        ■ Petek Dinçöz Sezen Aksu gibi olabilmek için görünüşünü değiştirmiş. İşi üç nalla bir ata kaldı! ■ Güler Sabancı "Zamanı gelince emekli olmak istiyorum" demiş. Türk asıllı değil galiba! ■ Domuz gribi aşısı 45 ay sonra geliyormuş. Lâkin artık anladık ki "Virüsler ölmez!" ■ İngiltere'de zengin yoksul farkı en üst seviyedeymiş. Sonuçlar Türkiye'ninkiyle karışmış olmasın!

        Diğer Yazılar