'Kaynananı unutmuşsun'
SEVGİLİLER Günü münasebetiyle evli barklı adamlara soruyorlar... “Aşk?”
Ne desin onlar da... “Karım, çocuklarım” diyor çoğu.
“Aşk merak etmektir” yahut “Kavuşamamaktır” falan dese, 12 yıldır yanında yatan, ıcığını cıcığını bildiği karısının yüzüne nasıl bakacak, daha ötesi şerrinden nasıl korunacak?
Mecburen “Sabahları güneşi görmeden onu görmektir” gibi bir şey sallayacak. Fakat erkek kısmında bir palavrayı bu kadarcık bile allayıp pullayacak yetenek olmadığından kestirmeden karım, çocuklarım deyip geçiyor.
Benimse “Kaynananı unutmuşsun” diyesim var.
*
Evli kadınların da cevabı aynı.
Fakat onlarınkinde biraz doğruluk payı var. Kadın kısmı hakikaten “âşık ve sevgili” kaldıklarını düşünür, buna inanmak ister ve bu yolda çaba harcar.
Bir yandan da yalan söylemek için nedeni yoktur ki kadının. Hiçbir koca, karısının aşk hakkında ne düşündüğüyle ilgili değildir çünkü. Karısının söylediklerinden kendi durumlarına dair çıkarım yapmaz. Kadın bilir bunu.
“Çıkarım” kadının işidir.
*
Aslına bakarsanız evli çiftleri bu aşk meşk işlerine hiç bulaştırmamak lazım.
Öyle ya... Tam kendilerine bir düzen oturtmuş giderlerken geç karşılarına “Aşk” de, hiç akıllarında yokken içinde bulundukları durumun muhasebesini yapsınlar!
Bu açıdan Sevgililer Günü’nü evlilik kurumu için bir “tehdit” sayıyorum!
*
Evli çiftler, sakın ola moralinizi bozmayın!
“Aşk” diye bir şey yok zaten.
Bizimkisi “çeşitli duyguları bir isim altında toplamak”.
Son kararım budur!
Ha, bilmem kaç milyonda bir rastlanıyor ama. O zaman da ünü sınırlarının, çağının dışına taşan romanlar, şiirler falan çıkıyor ortaya.
Biliyorum sizin de bir “akrostiş”iniz var fakat o daha ziyade “bi kerecik yatma” arzusunun bir ifadesi!
Ama siz bana aldırmayın, kendinizi nasıl iyi hissedecekseniz ona inanın, öyle yaşayın.
Can dostu
ÇANKAYA Belediyesi harika bir iş yapmış, Sevgililer Günü için sevgililere bir çağrıda bulunmuş.
“Sevgilinize bir ‘can dostu’ hediye edin.”
Yani Belediye’ye ait barınakta (Çankaya olması şart değil, neredeyse her şehirde var o barınaklardan) kendini sahiplenecek birini bekleyen yüzlerce “can dostu”ndan birini alıp sevgilinize hediye edebilirsiniz pekâlâ. “Gerçek bir hayvanseverse” çok mutlu olacaktır.
Ama tekrar ediyorum, “gerçek bir hayvansever”se!
Bakın, “can dostluğu karşılıklıdır”, o da sevgilinizi can dostu olarak belleyecektir. Ve maalesef onlarla bizim aramızda bir fark vardır; biz onlardan kolayca sıkılıp vazgeçebilirken onlar bizden hiçbir şartta vazgeçmezler.
Yani... Eğer sevgiliniz ilk anda “Ayy çok şeker” deyip bir hafta sonra kapıya koyacaksa... Yeni bir travma yaşatacaksa... Barınakta kalmasını tercih ederim.
Aman gözünüzü seveyim...
MIŞ/MUŞ
- İngilizler “Türkiye’de tatil için 7 neden” diye liste hazırlamış.
Kızlar açısından birini biliyoruz; garsonlar!