'Niye bağırıyorlar anlamıyorum'
Monica Molina hemen her yaz Türkiye’ye ayak basma geleneğini bozmadı ve bu hafta Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda konser verdi. Her şarkısını sular seller gibi bilmiyor kimse ama dinleyiciyle başka bir iletişimi var. Sadece bir-iki Türkçe kelam ezberleyip sahneye çıkarak yakalanamayacak bir sıcaklık... Belki de bu yüzden o da Türkiye’de en az ülkesindeki kadar rağbet gören yabancı sanatçılardan... “Şarkılarımın derdi hep aşk üzerine ve özellikle romantik şarkılar seçtiğimi bildiğinize göre sanırım siz de öylesiniz” diyor. Bir de ‘Akdenizlilik’ bağı var tabii. Dahasını da kendisi anlatsın...
Aşk sadece birine tutulmak, kapılmak değil. Yaptığınız işi, hayatı sevmek.. Bu bakış açısıyla işler çok daha kolay yürüyor gibi... Hele bir kızınız varsa ve karşılıksız sevilmenin ne olduğu tatmışsanız. Tabii bu konuda eşim Michael’e de haksızlık edemeyeceğim. Aşkın acı veren, süründüren değil, huzur ve mutluluk veren bir duygu olduğunu gösterdi bana.
Evet. Kesinlikle iyi geliyorlar ama en kesin çözüm gerçekleri göz ardı etmeyip sizi üzen birini hayatınızdan tamamen çıkarabilmeyi öğrenmek.
Aynen öyle. Ama 6 kardeşiz ve sadece ben ve Noel, müziği seçti. Diğerleri oyunculuğu seçtiler. Hatta benden başka salt şarkıcılıkla ilgilenen de olmadı. Aslında 17 yaşında şan dersleri almaya başladığımda ben de şarkıcı olma konusunda çok net değildim. Sanırım beni de Noel’i de müziğe iten babamıza duyduğumuz hayranlık...
Açıkçası oyunculukta müzikteki kadar bir iddiam yok. Üstesinden gelebileceğimi düşündüğüm rol tekliflerini reddetmiyorum o kadar. Ama şu kesin ki; oyunculuk beni sahnede çok daha rahat hareket eder hale getirdi. Aslında babam müzikle diğer her şeyi ayrı tutardı. Dans ediyorsan sadece onu yap, oyunculuksa yine öyle... Ve sadece müziğe odaklanırdı. Ama ben ikisinin birbirini beslediğini düşünenlerdenim. En son yer aldığım proje İspanyol iç savaşını anlatan bir yapımdı. Belli yerlerde şarkı söylemeliydim ve bana çok keyifli geldi.
Babam müzikle beslenirdi. Benim de en büyük tutkum müziği hissederek söylemek. Onun müzik tutkusunu en çok ben ve Noel almış gibi geliyor, şimdilerde kızım da pek hevesli ve çok mutlu oluyorum...
Babamın söylediği flamenko şarkıların sadece benim için değil, İspanyol halkı için de çok önemli bir yeri var. Dolayısıyla bu şarkıları söylemek fazla cüret gerektiriyor. Bir de babam çok farklı bir gırtlağa ve şarkı söyleyiş biçimine sahipti. Oysa benim yıllar içinde oluşturduğum tarz çok farklı. Bu yüzden başlangıçta çekindim ama Noel’in düzenlemeleri bana cesaret verdi. Büyük bir keyifle kaydettik hepsini.
Babam öldüğünde 23 yaşındaydım. Tüm repertuvarı bana olağanüstü duygu yoğunluğu yaşatıyor. Ama özellikle 50’li yılların şarkıları nostalji değeriyle bile bambaşka...
Şahane bir iltifat bu. Açıkçası ben sakin şarkıları seviyorum. Sahnede de buna paralel, sakin ve yumuşak bir tarzım olduğunu söyleyebilirim. Melodisi güzel bir şarkıda bağıran şarkıcıları sevmiyorum mesela. Daha doğrusu niye bağırıyorlar anlamıyorum.
Sahnedekinin aksine yakınlarım ne kadar neşeli ve enerjik biri olduğumu bilirler. 11 yaşında bir kızım var ve sadece onun hayatını paylaşmak bile beni fazlasıyla enerjik hale getiriyor.
İstanbul’u sevmeniz için sadece sokaklarda gezmeniz, yemeğe çıkmanız ve yeni insanlarla tanışmanız yeterli. Işıklı bir Akdeniz şehri, bayılıyorum. Sultanahmet’i, Kapalıçarşı’yı defalarca gezmişimdir. Bu şehrin geçmişle bağını kaybetmemiş olması büyük kazanç.
Türkiye’ye ilk geldiğimde kızıma hamileydim ve kendimi Dolmabahçe Sarayı’nda sahnede bulmuştum. O zamanlar böyle büyük bir bağ kurabileceğimizi hiç bilemezdim. Ancak menajerliğimi yürüten Pasion Turca ekibi bana hemen hemen tüm ünlü şarkıcılarınızın albümlerini hediye etti. En çok Sezen Aksu şarkılarını kendime yakın buldum. Öyle ki her parçasının ismini söyleyemem ama duyduğumda bir Sezen Aksu şarkısı olduğunu artık anlayabiliyorum...
Çünkü sizler de romantiksiniz. Ve aşka kıymet veriyorsunuz. Sanırım İspanyollar, Türkler ve özellikle Akdeniz insanı aşkla besleniyor.
- Küçüklüğünden beri çok mesaj vermiş anlayamadık11 yıl önce
- Evsizlerin el yazısı font'a dönüşüp fon oldu11 yıl önce
- Doğru bilinen 10 fitness hurafesi11 yıl önce
- 'Kanser olmak o kadar zor ki'11 yıl önce
- Bir savaş var; biz de cephedeyiz11 yıl önce
- 'Arıları 'sevimsiz' göstermekten vazgeçin'11 yıl önce
- 'Yurtdışından 2 futbolcuyla futbol kurtulmaz'11 yıl önce
- 'Siyaset sanata iyi gelmez'11 yıl önce
- Dikkat Ay tutulacak!11 yıl önce
- Erasmus'ta tanıştık, Almanya'da evlendik, İngiltere'de çocuk yapıyoruz11 yıl önce