Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yılda 6 milyon adet şampuan! Rakam şaka gibi değil mi? Bu ülkemizin gurur duyması gereken bir yerli ürünün yıllık satış rakamı. Herkesin iyi bildiği sarı civciv ve meşhur televizyon reklamlarından bilinmesinin ötesinde nereye gitseniz karşınıza çıkan, en ücra köydeki bakkalın rafında bile bulunan, çok büyük bir kitle için banyoya koşan çocukların, bebeklerin markası: Dalin.

        Bence Serdar Erener'in tabiriyle tam bir AŞK MARKASI...

        İşte ülkemizin en çok satan, tartışmasız pazar lideri ve formülünden tasarımına, ambalajından reklamlarına kadar her şeyin yerli üretim olduğu, anne & bebek sektörünün örnek markalarından biri daha karşınızda.

        Kopaş Pazarlama Direktörü Murat Atilan'a sormak istediğim her şeyi sordum. O köy bakkalında o ürün nasıl bulunuyordan tutun da, televizyon reklamlarında dans ederek köpüklerle zıplayan çocukların üşüyüp üşümediklerine kadar.

        ■ Dalin kaç yaşında? Ne zaman çıktı piyasaya?

        Dalin ilk defa 1983 yılında ortaya çıktı. Neredeyse 30 yıla yakın bir zaman.

        ■ Bebek şampuanı üretme fikri nasıl ortaya çıktı peki? Hikâyesi ne markanın?

        Yönetim Kurulu Başkanımız, Kemal Karaağaç eğitim döneminde yurtdışında üniversitede okurken, bir hocasının anlatısından esinlenerek böyle bir fikirle bebek ürünleri pazarına giriyor. Hem isim babası hem de markalaşmayı Türkiye'de inşa ediyor.

        ■ Civciv ne zamandır var?

        Başından beri var. Fakat teknolojik imkânlarla civciv görüntü değiştirdi. İlk civciv 2D görüntüye sahipti. Bugünkü daha gelişmiş 3D teknolojisinde görüntüye sahip. Daha kucaklayan ve sıcak bir görüntüsü var. Civciv sevimlidir ayrıca anne için yavrusunu temsil eder. Bu nedenle civcivimiz bizim için çok önemli.

        ■ 30 yıla yakın süreç nasıl geçti? Kilometre taşları neler?

        Piyasaya ilk çıktığımızda şampuanla beraber iki ürün vardı. Bunlar; pişik kremi ve losyondu. O dönemlerde bu tür ürünler eczane kanalıyla satılıyordu. İlerleyen süreçte daha değişik kategorilere girerek hem marka, hem ürün gamı genişledi.

        ■ Dalin'in önceliği nedir, çocuğun keyifle yıkanması mı, ailenin mutlu olması mı, güvenerek alması mı ya da avantajlı bir ürün aldığını hissediyor olması mı?

        Amacımız sadece insanların güven duygusu. Biz buna öncelikli önem veriyoruz. Bilim İlaç'la kardeş şirketleriz. Bu konseptte, ilaç hassasiyetinde, bir üretim anlayışımız var. Kalite bizim için olmazsa olmaz, bir numaralı önceliğimiz. Sonrasında iletişim kampanyalarımız da, bebeğe çocuklara banyoyu sevdirmek, banyoyu ve yıkanmayı daha keyifli hale getirmek, annelere yardımcı olmak gibi konseptlerde ilerledik.

        '80 bin noktadayız, olmadığımız yer yok'

        ■ Kaç farklı noktada Dalin var şu an? Kaç farklı rafta yani?

        50 bine yakın bakkalın raflarındayız. En büyük nokta sayısı bakkallarımızdır. Eczanelerin neredeyse tamamına yakınında varız. Türkiye'de 20 bine yakın eczanede olduğumuzu söyleyebilirim. Bulunurluğu en yüksek marka biziz. Market olarak ise 10 bin market var ve hepsinde varız. Kısacası Dalin'in olmadığı yer yok gibi.

        ■ Yılda kaç şişe şampuan satıyorsunuz peki?

        Yaklaşık 6 milyon adet sadece şampuan satıyoruz.

        ■ Bu durumda yaklaşık kaç çocuğun Dalin ile yıkandığını söyleyebilirsiniz?

        Yılda bir buçuk milyon çocuğun doğduğunu düşünürsek, kırsal alanlarda çok az olsa bile hâlâ sabun kullanan olduğunu biliyoruz. Milyonlarca bebek ve çocuğun Dalin'le yıkandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu rakamları Dalin'in yüzde 65'lik pazar payına dayanarak söylüyorum.

        ■ Ürün geliştirme ve yenileme çalışmalarını nasıl yapıyorsunuz? İlk ürün ile şimdiki arasında mutlaka fark

        vardır.

        Tabii ki mutlaka formüllerimiz sürekli yenileniyor. Bebeğin cildi hassas ve narin olduğu için, ki bizim ürünlerimiz

        sadece bebekler için değil, hassas ciltli yetişkinler için de önerilen ürünlerdir. Hatta kimi göz doktorlarının göz reçetelerine yazdığı bir üründür. Ürünlerimizde irritasyon seviyesi çok düşük, zarar vermeyecek düzeyde. En

        önemli farkımız da bu.

        ■ Göz yakan mı, yakmayan şampuan mı? Bazıları diyor ki doğal ürünse göz yakacak, bu ürünün doğallığını ortaya çıkarıyor, bazıları da çocuğumun sağlığı için göz yakmayan olması gerekiyor diyor. Bununla ilgili yorumunuz nedir? Anneler bu konuyu çok tartışıyor...

        Bunlar hassas ve çeşitli şekilde yorumlanabilecek konular aslında. Bugün organik diyebileceğimiz ürünlerde aslında irritasyon riski, normal ürünlere göre kimi zaman daha fazla olabilir. Bu ürünler irritasyon yapar diyemeyiz, ama bu risk daha fazla olabilir. Çünkü doğal dediğimiz ürünler hiçbir işlemden geçmezse, birtakım sıkıntılara yol açabilme ihtimali olabilir. En önemlisi hiçbir üründe "Non-Allergen" iddiasında bulunamazsınız. Böyle bir ürün yoktur. Göz yakmaz diyebilmemiz için bir üründe, belirli seviyenin altında irritasyon değeri olması gerekir. Biz bu noktada iyi değerlere sahibiz. Biz irritasyon testimizi yurtdışındaki lider markalar ile yapılan laboratuvar kıyaslama araştırmalarına göre, Dalin'in onlardan daha yüksek performanslı olduğunu biliyoruz. Sıfır diyemeyiz, bu kişiden kişiye değişir.

        ■ Pazar liderliğinizdeki başarıyı nasıl sağladığınızı düşünüyorsunuz?

        Dalin'in tartışmasız güçlü bir konumu var. 30 yıllık marka olmanın getirdiği bir avantaj bu aynı zamanda. Rakiplerimiz bu konuda çok uğraş veriyorlar. Bizim için tüketiciden aldığımız geri dönüş çok önemli. Bize herhangi bir nedenle başvuran annelere elimizden geldiğince hızlı dönüş yapmaya çalışıyoruz. Tüketici bizim için çok değerli. Mutlaka dönüş yaparız. Ürünle ilgili herhangi bir sıkıntı olduğu zaman aldırır bakar teste yollarız. Kalite olmazsa olmaz bir numaralı başarı faktörümüz. Bunun yanında anneler ve çocukların sevdiği bir aşk markası olmak. Markayı inşa etmek bugünlere getirmek çok önemli. 12 yıla yakındır Kopaş Kozmetik'te yöneticiyim. Ama liderliği korumak daha büyük sorumluluk getiriyor. Bunun için her yaptığımız işte kılı kırk yarıp düşünüp karar veriyoruz.

        'Dalin'in her yerde olmasının nedeni taleptir hiçbir dağıtım ağı bunu sağlayamaz!'

        ■ Büyük zincir marketler dışında, herhangi bir köy bakkalında nasıl bulunuyorsunuz? Yolda tatile giderken bir benzinliğe girdiğimizde bile Dalin bulabiliyoruz mesela... Nasıl bir dağıtım ağına sahipsiniz?

        Aslında bunu hiçbir dağıtım ağı sağlayamaz. Türkiye gibi zor coğrafi koşulları olan bir ülkede, bunu sağlamak çok zor. Bunu dağıtım ağı değil, ancak talep sağlar. Dalin herkesin sevdiği bir aşk markası, böyle olduğu için anneler, Dalin'den vazgeçmiyorlar ve bebeklerini Dalin'le yıkamak istiyorlar. Bu nedenle böyle bir talep doğuyor aslında.

        ■ Yani o köydeki bakkaldaki kişi Dalin bittiğinde sizi arayıp, bize Dalin getirin mi diyor?

        Aynen öyle. Yoksa bizim her yere yetişmemiz mümkün değil. Anne talep ediyor, çeşitli toptancılar vasıtasıyla o bakkal rafına Dalin'i yeniden koyuyor.

        'Çocuklar çekimlerde üşümüyor anneleri yanından ayrılmıyor'

        ■ Reklam filmlerinizde çocukların seçimi nasıl oldu ve o ortam nasıl sağlanıyor? Üşümüyorlar mı ? Onları nasıl eğlendirdiniz? Çocukla çekim yapmak zordur. Nasıl bir prodüksiyon oldu anlatır mısınız?

        Profesyonel, işi ve markayı bilen yıllardır çözüm ortaklarımızla çalışıyoruz. Ajansımız Alametifarika ve Serdar Erener'in uzun yıllardır, reklamlarımızda imzası var. Çocuklar üşümüyor. Bununla ilgili kimsenin endişesi olmasın. En güzel ortam sağlanıyor onlar için. Çocukların gerçekten hissetmesi ve oynaması için müzik çalınıyor. Anneleri yanlarında. Onlara rol yaptıramazsınız ekrana yansıyanların tamamen hepsi gerçek duygu. Çocukları rahatlatıp bu ortamı sağlayacak uzmanlar var. Orada o çocuklar gerçekten oynuyorlar ve gerçekten eğleniyorlar.

        Diğer Yazılar