Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        PERŞEMBE gecesi sabaha karşı 4 civarı.

        Önce minik kızım Kaila kusmaya başladı.

        Ondan bir iki dakika sonra büyük oğlum Emre.

        Sabah en küçük bebeğim Rüzgar, hatta eşim, hatta ben ve evdeki yardımcımıza kadar herkese bir şey oldu.

        House dizisini izleyenler bilir. Öyle bir sahne hayal edin lütfen. Peş peşe başlayan çıkarmalar, ağlayan, bağıran, ne olduğunu anlamadıkları için korkudan çığlık atan çocuklar.

        Üstümüzde pijamalar, kucağımızda aralıksız kusan çocuklarla hastane yollarına düşen ancak kendileri de aynı durumda olan anne, baba.

        Rota, Beta, aklımıza gelen tüm olasılıkları düşünüyoruz. Aynı anda yaşanan böyle bir durumu daha önce ne deneyimlediğimiz ne de benzerini gördüğümüz için aslında şoke haldeyiz, ne yapacağımızı da tam olarak bilemiyoruz.

        Sorunun ne olduğunu anlamaya çakşırken düşünüyoruz ki o akşam ortak olarak yaptığımız tek şey var.

        İçtiğimiz su...

        Yıllardır içtiğimiz su...

        Tadını diğer sulardan ayırdığımız su...

        Onu bulup içmek için gittiğimiz yerde aradığımız, özellikle istediğimiz su...

        Biz daha önce de bahsetmiştim, ailece su için çılgına dönen tipleriz. Evin her tarafında üstünde damacanalar bulunan su makineleri var. Bebekler dahil herkes kendi bardağını alıp gider doldurur ve kendi kendine içer. Sürekli su içeriz. Hatta suyu yaz kış demeden soğuk içeriz.

        Makine ayarlarımız soğuk su için 12 derece, sıcak su için 40 derecede durur. Kendi rezene çayını yapmak için giden kızım sıcak taraftan suyunu alır, sadece su içecekse ise soğuk musluğu kullanılır. Bu kadar profesyonel su içicisiyiz işte. Ancak tüm bunlara rağmen sudan zehirlendik. Bu sayede de hatalarımızı öğrendik. Büyük dersler aldık. İşte paylaşıyorum sizlerle:

        CAM ŞİŞELERİ TERCİH EDİN

        • Aslında daha önce de birkaç kez dikkat çekerek haber yaptı gazetemiz bu konuyu, ancak hatırlatmak istiyorum. Özellikle içtiğiniz yani çay, yemek vb. şeyler için kullanılmayan sularınızı cam şişelerde bulunan sulardan tercih etmek gerekiyor. Çünkü güneş, ışık vb. etmenler önümüzdeki mevsimin yaz olduğu da düşünülürse plastik ambalaj içinde bulunan suyu olumsuz etkileyebiliyor. En azından çocuklara su içirirken cam şişeleri tercih etmenizi tavsiye ediyorum.

        • Biz bu zehirlenme sonucu öğrendik ki su zehirlenmesi yaşayan tek aile de biz değiliz. Birçok marka, birçok üründe bu sorunu yaşayan aileler var. Demek ki artık içtiğimiz suya da çok dikkat etmek gerekiyor. "Aman su işte, hepsi aynı" dememek gerekiyor.

        • En güvendiğimiz markalarda bile böyle bir sorun yaşanırken, adı sanı duyulmayan, nereden alındığı bilinmeyen kaynak sularını tüketmemek gerekiyor.

        • Son derece korkunç bir 3-4 gün yaşadık ailece. Kilo kaybettik, çocuklarım inanılmaz korktular, uykusuz ve kâbus gibi günler, geceler yaşadık ama dersimizi de aldık...

        DAMACANALAR GÜNEŞ GÖRMESİN

        • Damacanaları haftalık olarak ne kadar tüketirseniz tüketin toplu halde almamak gerekiyor. Biz haftada 7-8 damacana su tükettiğimiz için toplu halde alırdık. Yıllardır böyle yapıyorduk. Bunun son derece büyük bir hata olduğunu anladık.

        • Eve su alırken servis aldığınız yere özellikle son 3-4 gün içinde doldurulmuş damacanaları istediğinizi belirtmeniz gerekiyor. Damacana üzerinde bulunan mavi kapakları özellikle kontrol etmek şart. Siz evde yokken geliyorsa su, eğer açıp bırakıyorlarsa, suyu teslim alan eşiniz, çocuklarınız veya yardımcılarınıza "Sakın atma göreceğim" diye uyarıda bulunmanız, o kapakların kontrol için saklanmasını istemeniz gerekiyor.

        Aile editöründen SORU CEVAP

        ■ Pınar Hanım, benim 2.5 aylık bir bebeğim var ama çok mutsuzum, korkunç acılar çekiyorum. Kimse yardımcı olmuyor, olamıyor. Ne yapacağımı da bilmiyorum. Emzirme konusu tam bir kâbus oldu evde. Kocamla boşanma noktasına geldik. Göğüs uçlarım kanıyor. Çocuğum anne sütü mü alıyor, kan mı içiyor belli değil, ancak kocam bunlara rağmen emzirmem için beni zorluyor. Ellerimle koltukları tutarak, bağırıp ağlayarak emziriyorum. Bebeğimden nefret eder hale geldim. Sürekli ateşim çıkıyor, hastanelik oluyorum, ne yapacağımı bilmiyorum. Neler tavsiye edersiniz bana? Emel Anne-Düzce

        EMEL Hanım bu söylediklerinizi inanın anlıyorum. Hem de çok iyi anlıyorum. Bakın emzirme başlı başına bir huzur ve rahatlıkla isteyerek yaparsan başarıya ulaşılabilecek bir konu. Bahsettiğiniz şeylerin benzerini ben de yaşadım. Özellikle ikinci bebeğimde bu konuyu kafama çok taktığım ve mutlaka başarmaya odaklandığım için benim de göğüs uçlarımda yaralar oluştu, ben de çok acı çektim. Doktorum o dönem göğüs uçlarına olabildiğince hava aldırarak iyileştireceğimi söylemişti. Çok kanama olduğunda göğüs pompası kullanarak boşalttım sütü. Bazen döktüm attım, yine de sabrettim. Süt vermek öyle bir durum ki siz emzirdikçe rahatlıyorsunuz. Siz rahatladıkça çocuğunuz daha rahat emebiliyor. Daha rahat emdikçe bir bakıyorsunuz göğüs uçlarınız da iyileşmiş, ayrıca daha çok sütünüz olmuş. Size sabırlı olmanızı ve doktorunuzdan öncelikle yaralarınızın iyileşmesi konusunda destek istemenizi rica ediyorum. Eşiniz için yorum yapamıyorum; çünkü bazen erkekler olayları bizler gibi yaşamadıkları için inatçı ve ısrarcı olabiliyorlar.

        Diğer Yazılar