Doğa sinirlenince elimizden bir şey gelmiyor!
ALTI üstü bir yanardağ patladı. Uzun ve komik isimli yanardağ tüm Kuzey Avrupa ve dolayısıyla dünyanın uçuş planlarını arap saçına çevirdi. Yanardağ patladığında Panama’da olan ben de bu kaostan payımı fazlasıyla aldım. Geçen Cuma Hollanda üzerinden İstanbul’a dönecekken, ancak bu yazıyı yazdığım Roma üzerinden dün öğlen dönebildim İstanbul’a (tabii umarım yazıyı bitirdikten sonra İstanbul uçuşumda bir sorun yaşamam). Ancak Londra, Almanya, Hollanda üzerinden uçanlar benim kadar şanslı değildi. Gazeteler ve televizyonda gördüğünüz kadarıyla sürüm sürüm süründüler. Havayolu şirketleri sadece hafta sonunda 200 milyon dolar kaybetti. Altı üstü bir yanardağ yüzünden. Google Earth ile dumanları izleyebiliyor, CNN sayesinde olanları anında görüyoruz. Ancak hiçbir cihaz Avrupa’yı felç eden dumanları ememiyor. Ya da volkanın yeniden patlamasını engelleyebilecek herhangi bir teknoloji yok. Tanrı olmaya soyunan, Hadron Parçaçık çarpıştırıcısında atomları çarpıştırıp Tanrı parçacığını arayan, insanı klonlamaya hazırlanan insanoğlu tıpkı deprem gibi, kasırga gibi, tsunami gibi bu doğa olayında da çaresizce olanları oturduğu yerden izliyor. Doğa sinirlendiğinde yapacak hiçbir şeyimiz yok. Her türlü duruma hâkim olduğunu sanan insanlık için bu tarz olaylar uyandırma görevi görüyor. Doğa delirince basit bir fiske ile yere düşüyoruz. Ama yine de onun dengesini bozmak için elimizden geleni yapmadan da duramıyoruz. Bu kadar kırılgan bir türken bu kadar kırıcı olmayı nasıl başarıyoruz anlamak imkânsız...
Caner’in ‘pempe’ cicisi beyazmış!
FUTBOLCU Caner Erkin’in pembe Audi’si geçtiğimiz haftaların en sansasyonel magazin haberlerinden biri olmuştu. Birçok gazete Caner’i “yeni ikon” olarak nitelendirip ince ince dalga geçmişti. Ben biraz farklı düşünmüş, fikirlerimi de sizinle paylaşmıştım. Yazımı da beni inşallah Caner pembe rengi otomobilinin ruhsatına işletmiştir diye bitirmiştim. Bir okurum fotoğrafta gördüğü plakayı internette emniyetin e-ruhsat uygulamasında sorgulamış. Ortaya çirkin bir sonuç çıkmış. Meğerse Caner’in otomobili ruhsatta hâlâ beyaz görünüyormuş. Bu ciddi bir problem. Ve ben artık futbolcuların trafikte bu kadar müsamaha görmesinden çok sıkıldım. Siz benzerini yapın bakayım, 1 kilometre uzağa gidebiliyor musunuz? Adamını bulan her türlü saçmalıkla yoluna devam edebiliyor.
TEFO inşallah gerçekten ölmüştür!
İKİ hafta önce, daha Ezel’in uzunca bir aradan sonra yayınlanan yeni bölümünü izlemeden yazmıştım, Ezel’de önemli karakterlerden biri öldürülmeli diye. Fragmanlarda Tefo’nun vurulduğunu görünce bir an sevindim. Ama sonra diziyi izleyince, dizideki birçok ölüm vakasında olduğu gibi bunda da bir Ali Cengiz oyunu olduğunu (aaa, bu deyim dizimize ne kadar da yakıştı!) olduğunu gördüm. Ve hayal kırıklığına kapıldım. Biliyorum Tefo hayranları bana şu anda kızıyordur ama eğer Ezel uzun soluklu olacaksa, eğer Ezel inandırıcılığını koruyacaksa ve eğer Ezel karizmasını koruyacaksa hiçbir karakter diziden daha önemli olmamalı. Kurtlar Vadisi dizisi en büyük gücünü bu noktadan almadı mı? Çakır’ı öldürdüler, daha doğrusu neredeyse herkesi gözlerini kırpmadan öldürdüler. Ezel’de ise ölenler sürekli bir numara ile geri döndürülüyor senaristler tarafından. Geçen haftaki bölüm sonu bana “Yok devenin Ezel’i” dedirtti. Neler olacağını anlamakta zorlandık. Umuyorum bugün yayınlanacak olan bölüm dizimizi eski mutlu günlerine hemen döndürecektir.
Tüm tweetler Amerikan Kongre Kütüphanesi’nde!
USA Today Gazetesi’nde okuduğum haber çok ilginç geldi. Sizinle paylaşmadan duramadım. Amerikan Kongre Kütüphanesi Twitter ilk kurulduğu günden beri atılan tüm tweetleri arşivleme kararı almış. Böylece dört yıl önce atılan ilk tweetten bugün atılanlara kadar tüm tweetler devlet arşivine girecekmiş. Tabii hemen özel hayata müdahale tartışmaları başlamış. Twitter’in 105 milyondan fazla kullanıcısı varmış. Ve bu kullanıcılar günde 55 milyon civarı twit denilen 140 karakterlik kısa mesajlar atıyormuş. Bu mesajların arşivlenmesinde nasıl bir toplum yararı olduğunu anlamak imkânsız. Ama twitter fenomenini hiçbir gözetleme veya kayıt alma işleminin durdurabileceğini düşünmüyorum. Yine de tweet atarken iki kez düşünmek gerek diye de eklemeden duramıyorum. Biliyorsunuz bu ülke Pele’nin bile Maradona’yı parasıyla dinletebildiği bir ülke! Aman şeytan doldurur :)