Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        NEREDEYSE iki yıldır her sabah erkenden gazete okuyarak başlıyorum hayatıma. Sonra da yazıya giriyorum. Bu ritüelimi ilk kez dün sabah bir filmin, Çağan Irmak'ın yeni filmi 'Prensesin Uykusu' için bozdum. Sabahtan filmin basın gösterimini izledim. Çağan'la hasbelkader vakit geçirmiş (ve onu çok seven) biri olarak yeni filminin nasıl da iç dünyasını yansıttığını gördüm. Prensesin Uykusu tıpkı Çağan gibi naif, hayalperest, masal seven ve hâlâ onlara inanan bir film. Çağan gibi Redd dinlemeyi ve bunu gösterişli bir şekilde sunmayı seven bir film. Günlük hayatımızda yanlarından geçip farkına varmadığımız ama Çağan gibi o insanlara çok inanan bir film. Eğer Çağan'ı bir şekilde tanıma şansına erişmişseniz bunları izlemek ve onun dünyasını kanlı canlı izlemek çok keyifli. Ama bu dünyaya uzaksanız filmin duygusunu size yansıtması zor görünüyor. Çünkü Çağan'la ilgili tüm bu olumlu duygularıma karşın bana yansıtamadı.

        Tarkan'ın dublajı pek olmamış

        EN az belgeselin kendisi kadar heyecanla bekliyordum Tarkan'ın Büyük Göçler belgeselini nasıl seslendireceğini. Gerçi Nat Geo internet sitesinde belgeselin tanıtımlarını görmüştüm. Oradaki tanıtımlarda Tarkan biraz abartılı konuşuyordu. Ama "Herhalde tanıtım olduğu için böyle konuşmuş" diye düşündüm. Önceki gece belgeseli izlerken ise hayallerim yıkıldı. Çünkü dublaj yönetmeni her kimse Tarkan'ı yanlış yönlendirmişti. Gereksiz yere ağır vurgular ve dramatik bir ses tonu kullanmış seslendirme boyunca. Hatta yer yer iç gıcıklayıcı yatak odası ses tonunu bile zorlamış. Deniz aslanlarının çiftleşme sahnelerinde bir hayli kıkırdadım Tarkan'ı izlerken. Ayrıca çeviri de çok başarılı değildi. Ara sıra Alec Baldwin'in seslendirdiği orijinal metne döndüğümde fark çok netti. Umarım gelecek bölümlerde toparlarlar. Ama yine de Tarkan çok önemli bir şey yaptı ve sayesinde geniş kalabalıklar belgesel izledi. Bunu nasıl mı anladım, belgesel yayınlanırken internetteki sosyal ağlarda en hararetli tartışma konusu idi. Tarkan'ın sesi bile gençlere belgesel izlettirmeye yetti. Bu başarısı için bile alkışlanmayı hak ediyor.

        Hıyarlı baba erkenmi koptu?

        ŞAHİN Irmak deyince bir an duraklayabilirsiniz. “Hay Allah kimdi o?” diyebilirsiniz. Ama eğer Kanal D’de yayınlanan ‘Çok Güzel Hareketler Bunlar’ izleyicisiyseniz “Hıyarlı Baba” dersem hemen gözünüzde bir fotoğraf ve kulağınızda “Faruuk” repliği oluşuverir. Şahin Irmak, Çok Güzel Hareketler Bunlar projesinin yıldız isimlerinden biri. Büşra Pekin ile mükemmel götürdükleri Hıyarlı Baba skeci sayesinde Şahin çok önemli bir şöhret elde etti. Dün okuduğum bir habere göre Şahin Irmak ÇGHB’den ayrılıyormuş. Sinemada şansını denemek istiyormuş. Zaten yakında vizyona girecek olan ‘Kutsal Damacana Drakula’da başrollerden birini üstlenmiş durumda. Açıkçası Şahin’in bu kararını çok erken alınmış buldum. Tabii ki bu gençler sonsuza kadar bu ekibin parçası olmayacaklar. Tabii ki bir yerden sonra kendi kanatları ile uçacaklar. Hatta eminim Şahin için bu kararı almak çok zor olmuştur ve her şeyin yolunda olduğu rahat ve konforlu görünen bir işi bırakmak için de çok yürekli olmak gerek. Ki görünüşe göre Şahin cesur kararların adamı. Ama bazen, hele de bu şöhret işlerinde çok aceleci olmamak gerekiyor. Çünkü bu işler çok hata kaldıran işler değil. Hele marka oluşturmak, marka hedefi geliştirek, doğru işleri seçmek filan deveye hendek atlatmak kadar zor. İşte bu noktada kendisini yetenekli bulduğum Şahin Irmak’ın yuvadan erken uçmasına üzüldüm. İnşallah kendisi için doğru zamanlamadır. Çünkü bu hareketin geri dönüşü olmayabilir...

        O ceylanı vuran zalim aranıyormu?

        AVUSTURALYA'DA veterinerler kimliği belirlenemeyen biri tarafından vurularak yaralanan yavru koalayı kurtarmak için seferber olmuş. 16 aylık dişi koalanın vücudundan ilk ameliyatta 3 saçma çıkmış. Hayvanın durumu ciddi olduğu için ameliyata ara verilmiş. Sonra bi kez daha ameliyat olması gerekecekmiş. Hayvanın bulunduğu Queensland Eyaleti Sürdürülebilirlik Bakanı Kate Jones olayla ilgili zehir zemberek bir açıklama yapmış ve o hayvanı vuranın yakalanacağını açıklamış. Eğer o zalim yakalanırsa iki yıl hapis ve çok büyük bir tazminat ödemek durumunda kalabilirmiş. Bu haberi okumak midemi ağrıttı. Aklıma hemen hafta sonu beslediği yaralı ceylanı kendini bilmez zalimlerce öldürülen Cemal Gülas geldi. Sahi o güzel bebeği öldüren zalim de her yerde aranıyor mudur? Yakalanırsa hapis filan yatacak mıdır? Bu soruları sormuyoruz bu ülkede. Çünkü cevapları her zaman zalimleri sevindirecek türden!

        Diğer Yazılar