Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜN Sina Koloğlu abimiz köşesinde Avrupa Yakası üzerine bir şeyler yazmış. Turkcell’in dizinin anahtar karakterlerini kullanarak çektiği reklam filminden hareketle, “Birden izleyince aklıma ‘Neden Avrupa Yakası yeniden olmasın?’ sorusu geldi. Sanki bu reklamla böyle bir bilinçaltı mesajı verilmek isteniyormuş gibi bir hisse kapıldım. Bence olabilir. Gülse Birsel de özlemiştir diye düşündüm!” diye yazmış. İlk anda bu fikirden hiç hoşlanmadığımı hatta nefret ettiğimi fark ettim. Gülse Birsel’e yeniden Avrupa Yakası yazması beklentisini yüklemek onun zekâsına, entelektüel birikimine ve tabii ki Allah vergisi espri anlayışına haksızlık olur diye düşündüm. Ve hemen telefona sarılıp bu eğilimin olup olmadığını birinci elden kontrol ettim. Ve Gülse Birsel’i aradım. Ve itiraf ediyorum aylardır sesini duymadığım için biraz heyecanlandım konuşunca. Sesi harika geliyordu. Meseleye “Bir daha Avrupa Yakası yazmayacağım” diyerek noktayı koydu. Şu sıralar çok yoğun şekilde yeni senaryosu için çalışıyormuş. Hikâyeyi tamamlamış ve diyalogları yazmaya başlamış. Gece 11’den sonra oturup sabah 7’ye kadar yazıyormuş. Ne zaman vizyona gireceği hakkında kesin bir fikri yok ama sonbaharda çekilmesi gereken karanlık ışığa sahip bir filmmiş. “Ama biz senden parlak ışıklı bir komedi bekliyoruz” deyince filmin komedi olacağını ama karanlık olacağını belirtti. Ayrıca kafasında yeni bir sit-com fikri de varmış. Ve belki seneye bir sürpriz yapabilirmiş. Sesini iyi duymak ve artık bir sinema filmi yazıyor olduğunu öğrenmek iyi geldi. Avrupa Yakası’nı yeniden yazmak gibi kolaycılığa kaçmayacak olması da çok hoşuma gitti.

        Ezel’i yabancılara nasıl sattılar?

        ÖNCEKİ gün gazeteler ve internette Ay Yapım’ın yapımcılığını üstlendiği Ezel dizisinin Dubai ve Yunanistan’a satıldığı haberleri vardı. Dizinin bir hayranı olarak sevindim bu habere. Dizi sektörünün çalışma saatlerinin uzunluğu, telif meselelerindeki sıkıntıları, özgün eser problemlerine karşın yaşadığımız bölgedeki ülkeler tarafından benimseniyor ve ticari olarak pazarlanabiliyor olması sevinç verici. Ancak “Ezel satıldı” haberini okuduğumda aklıma bir soru takıldı. Ezel, dizi piyasasında benzerine çok az rastladığımız bir transfer hikâyesinin kahramanı olmuştu. Dizi geçen sezon Show TV’de yayınlanmaya başlamış ve çok başarılı olmuştu. Ancak sezonun bitmesini beklemeden, detayları ve sebepleri hâlâ gizliliğini koruyan bir ATV’ye geçiş yaşanmıştı. Dolayısıyla dizinin ilk bölümlerinin yayın hakları Show TV’ye ait. Sonrakiler de ATV’ye. Ve arada açılmış bir de dava var. Durum böyle olunca tek elden yabancılara satmak hiç de kolay değil Ezel’i. Küçük bir araştırma yaptıktan sonra satışın nasıl gerçekleşebildiğini öğrendim. Meğerse Show TV’nin yurtdışı pazarlama için yetki verdiği şirket ile Ay Yapım yazılı olmayan bir konsensüse girmiş. Satış için kâğıt üzerinde yazılı bir anlaşma olmaksızın bir şekilde birlikte hareket etmeyi başarmışlar. İlginç duyumlar bunlar. Ama yüksek bir ticari zekâya işaret ettiği için taraflara bravo demekten kendimi alamıyorum.

        Bir ayda neler değişti Fizy?

        MÜYAP geçen yılın son günlerinde Fizy. com‘u kapattırdığında büyük fırtına kopmuştu sosyal ağlarda. Herkes bunu özgürlüğe getirilen bir engel gibi görmüştü. Sansür olarak algılamıştı. Bu rüzgârda Fizy adına, kurucu ortak Ercan Yarış, kişisel blogunda zehir zemberek MÜYAP karşıtı bir açıklama yapmıştı. Olayları ve kapatılma sürecini anlattığı yazının içinde şu tarz cümleler vardı: “... Bunun üzerine Bülent Forta’nın açıklamasını neye dayanarak yaptığını, bir hukuk devleti sınırları içerisinde nasıl doğru olmayan beyanat verdiğini, bu gücü nereden (?) aldığını, ortada bir şey yokken fizy gibi uluslararası bir projeyi nasıl kapattırabildiğini anlamakta güçlük çekiyorum...” Şimdi bir ay sonra şirketin çoğunluk hissesini Turkcell’e satan firmanın kurucu ortaklarından Orkun Tekin’den şöyle bir talihsiz açıklama cümlesi geldi: “Bu süreç boyunca görevi hak sahipleri ve sektörü korumak olan meslek birliklerine yönelik kamuoyunda olumsuz bir algı oluşmasından büyük üzüntü duyuyoruz. Turkcell ile yaptığımız işbirliği sonucu geldiğimiz nokta tüm taraflar açısından çok değerli.” E ne değişti? Tamam, Turkcell’den ciddi bir para aldınız ki bu ananızın ak sütü gibi helal. Ama haksızlığa karşı mücadele verdiğiniz havası yaratıp ticari çıkarlar söz konusu olduğunda böyle çark etmek çok tatsız. Ama hiç merak etmeyin, MÜYAP ile ilgili hiçbir maddi çıkarı olmayan hatta açılabilecek davalar sonucu tazminat ödemek zorunda kalabilecek biz köşe yazarları sizin iki dakika dikkat çekip sonra çark ettiğiniz o haksızlıklarla mücadele için burada olacağız!

        Diğer Yazılar