Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ASLINDA hep çok zordu bu memlekette kadın olmak ama bugünlerde daha da bir zor.

        Her gün gazetelerde doğranmış, işkence görmüş, acı dolu hayatından koparılırken tüm hayatı boyunca çektiği acının daha da fazlasını yaşayan kadınların haberleri var.

        Öte yandan bitmek bilmeyen muhafazakârlık-modernlik çatışmasının bir eli de hep kadınların üzerinde.

        Neyi giydiğimize müdahale derdinde herkes.

        Üstelik bunlar her zaman çok iyi niyetle yapılan müdahaleler de değil.

        Mesela bakıyoruz Meclis'te kıyafet yönetmeliği değiştirilip pantolona da izin çıkacak, hemen BDP'li milletvekilleri iktidarı köşeye sıkıştırmak için türban kozunu -hem de bir an bile neyin üzerinden, kimin üzerinden politika yaptığını düşünmeden- öne sürüveriyor.

        Böylece Şafak Pavey'in protez bacak alacak maddi gücü olmayan insanlar üzülmesin diye giymek istediği pantolon düzenlemesi bir başka bahara kalıyor. BDP'lilerin gözünde zafer ışıltısı. Türban takmak isteyen ve pantolon giymek isteyen kadınların ağzında yine o kekremsi tat.

        Muhafazakâr çevreden de yine bildik cümleler geliyor. Akit yazarı Nusret Çiçek Meclis'te pantolon konusu açılır açılmaz o bildik ezberi döküyor ortaya. "Bu ne hal yahu, bu ne dalalet? Sokaklar, dar pantolon giyen kadın popoları ile iğrenç bir manzara sergilerken benzer manzaraları Meclis çatısı altına taşımanın ne işe yarayacağını bu millete anlattınız mı?" diyor ve sanmayın ki meşhur teşhir konusuna girmiyor. Öfkeli yazarımız neşe içinde o cümlelerden de geçiriyor yolunu.

        KİMSE BİZİ EZBERİ KADAR SEVMİYOR

        Ne güzel memleket. Kimse karşılıklı diyalog kurmanın yolunu açmıyor. Hayatının merkezine koyduğu ve vazgeçtiği anda insanlık için tüm anlamını yitireceğini düşünenler bir türlü yeni cümleler peşinde uzun iç yolculuklarına çıkmıyorlar. Ezberlerini sevdikleri kadar kendi insanlarını sevmiyorlar.

        Aksine bunu yapmaya yeltenenin de önünü heyecanla tıkamaya bayılıyorlar.Dün insanlar bütün gün sosyal ağlarda Çiçek'e verdi veriştirdi.

        Hiç merak etmeyin, onlar da ezberlerinden vazgeçmedi: "Aman efendim sen bir pantolona bakınca tahrik oluyorsan vs..."

        Kimse ezberinden vazgeçmeye gönüllü değil. Ve tüm öfke ve kavga trafiklerini biz kadınlar üzerinden götürmekte kararlılar üstelik.

        Bakıyoruz kimsenin kadına şiddet için kılını kıpırdattığı yok. Ezber bozmaya çalışanı da linç havası var. Puslu ve kan kokan bir hava.

        Fatih Altaylı'nın aldığı riski etik ve medya açısından irdelemekle meşguller sadece.

        Ha bir de pantolonlarımız ve başörtülerimiz var kafayı taktıkları.

        Kimine göre pantolon cinsel teşhir, kimine göre de türban Meclis'e girerse kıyamet kopacak.

        Oysa hiçbiri kafasını çevirip biz ölümlülerin hayatlarına bakmıyor.

        Kimimiz pantolonla geziyor sokakta, kimimiz türbanına minik bir inci broş tutturmuş.

        Bu karşılıklı nefret furyasından, yıkılamayan tabulardan, aşılamayan kırmızı çizgilerden çok bunaldım.

        Bırakın Meclis'te pantolon da giyilsin türban da. Sokakta yan yana yürüyebilen kadınlar Meclis'te bir cümle kurması gerektiğinde neden önce kıyafeti yüzünden hesap vermek zorunda kalsın ki? Pantolondan tahrik olan da, türbandan korkan da artık titreyip kendine gelse iyi olur. Çünkü inanın bu ülkenin çok acil çözülmesi gereken sorunları var. En basiti sırtımıza saplı bir bıçak var ve belli ki onu çıkarmaya kimsenin bu yakınlarda niyeti yok...

        ***

        Blackberry'de supap meme yaptı

        EĞER bugün de Blackberry internet hizmetleri çalışmaya başlamadıysa son dört gündür elektrikleri kesik bir evde yaşıyor gibiyim.

        Blackberry markasının sahibi RIM'in (Research in Motion) kendi serverleri üzerinden yürüttüğü internet hizmetleri bir anda gitti.

        Ve ne ilginçtir ki düne kadar firmadan olayın ne olduğuyla ilgili net bir açıklama gelmedi.

        Bilişim teknolojilerinin bu kadar geliştiği bir çağda arıza üç gün boyunca saptanamıyor ve sistem tamamen kapatılıyorsa insan hafiften kıllanmaya başlıyor.

        Sony Playstation Network gibi siber saldırıya mı uğradılar diye düşünmeden edemiyorum.

        Üstelik öyle bir durum varsa bu hiç de milyonlarca oyuncunun kredi kartı bilgilerinin kaybolması kadar kolay atlatılacak bir durum olmaz. Firma dün yolladığı e-postada arızanın sebebini, "RIM altyapısındaki temel devre anahtarlarından birinde oluşan arıza nedeniyle meydana gelmektedir. Sistem, ağdaki akışta bir sorun olduğunda akış yükünü yedek anahtara aktararak yükü kaldıracak yetkinlikte tasarlanmış olmasına ve daha önce test edildiğinde bu işlevi yerine getirebilmiş olmasına rağmen, bu şekilde gerçekleşmemiştir" diye açıkladı.

        Ne ilginç değil mi? Bilgi anayolunda bir anahtar felç etti herkesi.

        Bir yandan da benim gibi birçok telefonda internet bağımlısını kendine getirdi bu kesinti.

        Ne mi oldu? Şöyle oldu; artık ortak sohbetlerde telefonumu kurcalamak yerine karşımdakinin gözlerine bakıyorum.

        Tamam anneciğim sen kazandın. Sanırım Tanrı senin yakınmalarını duydu:)

        Diğer Yazılar