Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Özellikle gelişmiş Batı ülkelerindeki gençliği etkisi altına alan bir “modern ilkel” hareketi var. Hele Justin Bieber’in de buna uygun dönüşüm yaşamasından sonra hareketin etkinliği ve taraftarı hayli arttı.

        İlkel (primitive) toplumlarda insanlar gerek inançları, gerek doğayla ilişkileri, gerekse toplumsal ritüeller nedeniyle kendi vücutları üzerine birçok dönüştürücü işlem yaparlardı. Bunlar arasında vücuda yapılan dövmeler, kulağa ve burna takılan küpeler ve vücudun bazı noktalarına işaretler çizdirmek gibi ritüeller vardı.

        Fakir Musafar olarak bilinen Roland Loomis adlı bir kişi var. O, modern ilkel hareketin öncüsü olarak biliniyor. Bu hareketin temelindeki fikirlere dayanılarak yaratılan modada onun etkisi gözüküyor.

        Son günlerde Manhattan’da alışveriş için dolaşanlar, Baney’s adlı mağazanın önünden geçerken tam anlamıyla şoke oldular. Bazıları tepki gösterdi, bazıları ise vitrindeki cansız mankenleri çocuklarına göstermemeye çalıştı. Çünkü o mankenler “modern ilkel” harekete uygun süslenmişlerdi.

        Vücutlarını neredeyse elbise gibi kaplayan dövmeler, delinmiş yerlerden geçirilen zincirler ve halkalar da (aşırı vücut dönüşümü) vardı. Görünümleri alışık olmayanlar açısından hayli korkunçtu. Ancak Justin Bieber’in bu hareketin ilkeleri doğrultusunda kendi vücudun yaptıklarını hatırlayanlar, bu görünümü normal ve “gerçeğe uygun” olarak karşıladılar.

        SÜPER MAZOŞİST

        “Sick: The Life and Death of Bob Flanagan, Supermasochist” adlı bir film var. Ben bu filmi New York’tayken bir yeraltı video dükkânında yapılan gösterimde izledim. Adından da anlaşılacağı gibi, aşırı uçta mazoşist olan Bob Flanagan’ın hayatı anlatılıyordu filmde.

        Filmin adı “Sick” yani “Hasta” diye başlıyor. Kendisine bu kadar fazla acı verilmesinden cinsel açıdan zevk duyabilecek bir insanı “hasta” diye adlandırmak normal geliyordu bana.

        Filmi gözünüzü kaçırmadan izlemek hayli zordu. Çünkü Bob Flanagan, kendisine eş olarak seçtiği sadist kadınla birlikte öylesine fantastik ve işkence kategorisine girmesi gereken işlere girişiyordu ki bakmaya tahammül edilmesi bile zordu.

        Evet ben de bu türde aşırı uçta mazoşistleri hasta diye adlandırmaktan yanaydım. Ama sonra bir insanın nasıl böyle olabildiği konusunda yapılan bilimsel açıklamaları öğrenince çok da üzüldüm ve içim acıdı.

        Böylesine aşırı uçtaki mazoşistler, genelde çocukluğunda yoğun acılı hastalıklar geçirenlerden çıkıyormuş.

        Çocuklar çektikleri acının etkisini azaltmak için iyi ve güzel şeyler düşünmeye çalışıyormuş; böylece beyinleri acı sürerken iyi ve güzel şeyler düşünmeye alışıyormuş. Bir süre sonra beyin acı ile keyfi birlikte düşünmeye başlıyormuş.

        Bu da ileride o kişinin keyif ve haz için acıya ihtiyaç duymasına yol açıyormuş. Süper mazoşist Bob Flanagan’ın da hayatı bu senaryoya aynen uyuyor.

        JON SNOW ŞİMDİ NE YAPACAK?

        Game of Thrones’un hayran kitlesinin uzunca bir süredir, “Acaba öldü mü ölecek mi” diye merakla beklediği Jon Snow karakterinin ölmeyeceği artık belli oldu gibi. Şimdi de Jon Snow’un dizide neler yapacağı, bundan sonraki manevralarının ne olacağı tartışılıyor. Bu konuda neredeyse fraksiyonlar oluşmuş durumda. Ortalıkta o kadar çok teoriler uçuşuyor ki gruplar bu konuda neredeyse bir savaşa bile girişebilirler.

        İSTANBUL’DA BÜYÜK TOPLUMSAL UZLAŞMA

        Hemen hemen hayata dair hiçbir konuda anlaşamayan İstanbul âleminin insanları, hayatlarında ilk kez bir konuda tam mutabakata vardılar.

        Bu konuda İstanbul’da bugüne kadar eşi görülmeyen bir toplumsal uzlaşmanın temeli atıldı. Şimdi bu uzlaşmanın yeni yapılacak Anayasa ve başkanlık sistemi konusunda da oluşturulması umut ediliyor. Âlemin insanlarının üzerlerinde anlaştıkları, hiç sorun çıkarmadan aynı fikirde olduklarını beyan ettikleri konu, Phuket’teki 3 günlük detoks seansından dönen Ertuğrul Özkök’ün artık sonunda tamamen delirmiş olduğuydu.

        Hatta bu konuda anlaşan kişiler arasında yer alan psikiyatri bilgisine sahip olanlar, bir insanın bir gün önce kendi lavmanını anlattıktan bir gün sonra Anayasa konularında yazmaya bu kadar sorunsuz geçmesinin ancak şizoit seri katillerde bulunabilecek ruh haline işaret ettiğini söylediler.

        Taraflar onun delirdiği konusunda hemfikir olmalarına rağmen bu delirme sürecinin ne zaman başladığı konusunda bir anlaşmazlık da var. Onu çok eskiden tanıyan bir arkadaşı olarak, “Ben onu hiç normal görmedim ki, o eskiden beri daima deliydi” dediysem de kimseyi buna tam ikna edememiş durumdayım. Yani özet olarak Ertuğrul Özkök’ü tanımlamaya girişirsek o artık 54 yaşında, fit, kaslı ve deli bir insan.

        JENNİFER LAWRENCE’IN DANSI

        Amerika’da Hollywood kaynaklı Jennifer Lawrence’ın dansı dedikodusu konuşuluyor. Görenlerin anlattığına göre, Jennifer Lawrence arkadaşıyla birlikte gittiği restoran/dans salonunda bir masada Harrison Ford ile yönetmen J.J. Abrams’ın oturmakta olduğunu görünce masaya doğru yürümüş. El sıkıp kendini tanıtmak yerine masanın önünde dans etmeye başlamış.

        Harrison Ford ile Abrams, bu çılgınca dans eden kadının kim olduğunu anlamamışlar ve şaşırıp kalmışlar. Neyse Jennifer Lawrence dansını bitirip kendi masasına döndükten sonra, Harrison Ford onun kim olduğunu öğrenmiş ve bir demet çiçek gönderip hem “Merhaba” demiş hem de dansa katılmadığı için bir anlamda özür de dilemiş.

        İDEAL KÖY YAŞAMI

        Tüm yayın hayatı boyunca şehir odaklı olan ve “Şehirlerde yaşam kalitesi nasıl yükselir?” sorusuna cevap arayan Monocle Dergisi, mayıs sayısında ideal köy yaşamı üzerine kafa yormaya başladı. Bu sayıda kaliteli yaşam konusu üzerine teorileri bulunan yayın yönetmeni Tyler Brule’nin de kaliteli köyler üzerine bir yazısı bulunuyor. İdeal köy yaşamı kriterleri arasında köyün şehre kısa sürede ulaşılabilecek mesafede olması bulunsa da bu yeni bakış açısı beni çok heyecanlandırdı. Ama yine de yakında çıkacak “yaşam kalitesi yüksek şehirler” listesinin bulunacağı sayıyı daha çok merak ediyorum.

        Diğer Yazılar