Son Dakika
18.12.2017 - 07:02 | Güncelleme:

Türkiye’ye komplonun kesin delili ortaya çıktı

 

WASHINGTON’un derin komploların şehri olduğunu teorik olarak hep biliriz.

Şehir hakkındaki önyargılarımız arasında “Burada kimbilir ne komplolar düzenleniyordur” düşüncesi hep vardır. Bu düşüncenin her zaman haksız olduğunu söylemek de mümkün değil.

Washington’a gazetemizin temsilcisi olarak ilk geldiğim gün, çok sevdiğim halde komplo teorilerine rağbet etmeme kararı almıştım.

Çok okunması ihtimali büyük olan, internet tabiriyle çok “tıklanacak” yazılar yazma fırsatını böylece kaçırmama rağmen bir saygın gazetenin temsilcisinin pek rağbet etmemesi gereken bir yoldu komplo teorileri yapmak.

Üstelik şehirdeki eski bağlantılarım yüzünden bana çok güzel komplo teorilerinin tüyosunu verecek kaynaklarım olmasına rağmen eğer bana anlatılanın gözle görülür, elle tutulur delili yoksa komploları anlatma amacı bulunan çok yazı yazmamaya çalıştım bugüne kadar.

“Hiç yazmadım” demiyorum, ama o yazılarda mutlaka anlatanın bizzat kendisinin delilleri belgeleri görmüş olduğuna inanmışımdır ya da anlatan bana bazı şeyler göstermiştir.

Bu yüzden burada öğrendiklerim nedeniyle Amerikan yönetiminin Türkiye’yi hedefine koyduğuna ve ülkemiz hakkında bazı komplolar yaptığına daima inandım.

RÜYAMDA GÖRSEM İNANMAZDIM

Belki de bir gazeteci/yazarın rüyasında görse inanamayacağı bir şey başıma geldi; belki de çok az insanın yaşama şansına sahip olduğu bir şeyi yaşadım ve kurulan komplonun aslında ne olduğu ciddiyetiyle bilinen bir yargıcın önüne delil olarak getirildi ve ben de bunun her detayını görme imkânına sahip oldum.

Evet, Zarrab’ın tanık olduğu Hakan Atilla’nın sanık yapıldığı davadan bahsediyorum. Büyük ihtimalle bugün son haftasının başlayacağı bu davada Türkiye’ye kurulmaya çalışılan, aslında çok da kapsamlı olan komplonun, başımıza örülmeye çalışılan belanın temeliyle ilgili bazı ipuçları edindim.

BU YENİ DAVALARA HAZIRLIK DAVASI

Bu davayı izlerken aslında Amerikan devletinde çok daha büyük başka davaların hazırlığının yapılmakta olduğunu sunulan delillerden, savcıların kullandığı cümlelerden, çağrılan tanıkların tavırlarından anlamış durumdayım.

Aslında bunun var olduğunu Washington’daki bazı güvendiğim kaynaklar da bana söylemişlerdi ama dava sayesinde bunun ilk kez deliliyle mahkemede ortaya dökülmesine şahit oldum.

Amerika aslında “teröre yardım eden, hukukun işlemediği, dış politikasında tehlikeli oyunlar oynanan bir ülke” olduğu iddialarıyla ilerde Türkiye’ye davalar açmaya çalışacak ve Türkiye’yi daha da zorlayabilmek için kimi yaptırımlara yasal temel sağlamaya uğraşacak gibi görünüyor.

Amerika Türkiye’yi hedefine koymaya 2013 yılında çoktan karar vermiş bile, yani bu Trump’ın kararı değil bir devlet kararı.

Bir süre Ortadoğu politikalarında bir arada hareket eden Türkiye ve ABD bir aşamada ayrışmaya başlamışlar ve Amerikan devleti büyük ihtimalle bugün ortaya konulacak yeni ulusal güvenlik stratejisi doğrultusunda hareket etmemeye başlayan, yeni Ortadoğu planına uymayan Türkiye’yi hedefine koymuş. Washington bunun sorumlusu olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı görüyor ve onu hedef alıyor.

BU DAVADA SANIK KİM?

Bugün son haftasına girilen bu davada resmen sanık olarak Hakan Atilla olsa da asıl amacın başka olduğu davanın neredeyse her dakikasından belli oluyor.

- Bir dava düşünün, savcıların delil olarak sunduğu, üzerine “Amerikan Devleti belgesidir” damgasının vurulduğu nerdeyse bütün belgeler, ses kayıtları, tapeler 17-25 Aralık tarihinde düzenlenen ve Türkiye’de darbe girişimi olarak yargılanan operasyonlardan elde edilmiş.

- Aslında 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ ile ABD işbirliğinin olduğunu düşünen Türkiye, bu davada savcıların sunduğu belgeleri delil olarak Washington’a gönderebilir.

- Savcının en büyük tanığı olarak çıkardığı David Cohen eski CIA Başkan Yardımcısı, para avcısı olarak tanınıyor ve Amerikan Hazine Bakanlığı’nda da başkanlık yapmış bir insan. Yıllardır Hakan Atilla ile görüştüğü biliniyor ve hatta Hakan Atilla ilk tutuklandığı gün “Onu tanıyor musunuz?” diye FBI yetkililerine sormuş, ama buna rağmen onun tutuklanmasını da içeren planın yapılmasında David Cohen’in de büyük rolü olduğuna inanıyorum ben. Çünkü eski bir CIA görevlisi olarak bu, onun görev tanımları arasında yer alıyor.

- Cohen, Amerikan devletinin terör finansmanı konularını araştıran en önemli yetkilisi. Eğer Türkiye’ye de bir terör finansmanı iftirası atılacağı, bu davada ortaya çıktığı gibi doğruysa, bunun da hazırlığını David Cohen’in başını çektiği devlet birimlerinin yapmış olması büyük ihtimal.

- Davada Deutsche Bank ve Citibank’ın terörün finansmanının takibini iyi bilen üst düzey yetkilileri savcı tarafından tanık olarak getirildi; onlar da Türk bankalarından yapılmış olduklarını söyledikleri bazı işlemleri anlattılar.

- Savcılığın delil olarak sunduğu evrakları getiren firari eski polis, hiç durmadan Türkiye’de olduğunu, hukukun olmadığını, yasal güvencelerin kalmadığını iddia etti ve Erdoğan’ı suçladı. Savcılık bunu devlet kayıtlarına geçirdi.

Bana uzun zamandır Washington’daki bağlantıları çok iyi olan Amerikalı gazeteci arkadaşlarım, PYD’lilerin ve Şam rejiminin, yakaladıkları El Kaide’cilerin sorgulamalarından çıktığını söyledikleri ve Türkiye bağlantılarını gösterdiğini iddia ettikleri dokümanları CIA’ya verdiklerini ve bunların Washington’da bir dosyada toplandığını anlatıyorlardı.

Başımıza belanın, komplonun nasıl adım adım örülmekte olduğunu görüyorsunuz değil mi?

Yani Washington’da, ABD’nin bugün açıklanabilecek yeni ulusal güvenlik stratejisi konsepti doğrultusunda ‘Türkiye’yi hedefe koyma kararı’ çoktan verilmiş, ama son günlerde bu davayla bundan sonra yapılacak işlere de yasal kılıf hazırlanmaya çalışıldığı ortaya çıktı.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 01:49
    Buradan direkt facebook ta paylaşım yapılamıyor. Güya birileri rahatsız olduğu için engellenmiş.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 22:58
    Dışardaki haini anlarımda ya içerdekilere ne demeli
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 21:30
    1 mart teskeresi gecmeyince,abd uzerimizi cizdi.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 20:57
    abi çok büyük sün
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 20:30
    hükümet cok hatalar yaptı
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 20:19
    ilginçmiş abd türkiyeden ne istiyor ne yapmak istiyor doğru anlaşılmalı.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 17:23
    Laik Cumhuriyet mi şeriat mı herkes safını belirlesin.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 16:57
    icerde bi an once fetoyu bitirmeli devleti yeniden ve minumum hainle yeniden kurmaliyiz.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 20:24
    Kardeşim beğenmiyorsan ABD ye yerleş ????????????
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 16:11
    Çok değerli ve aydınlatıcı bir analiz olmuş.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 15:34
    serdar bey, çalışmalarınız için çok teşekkür ediyoruz.sizi yakından takip ediyoruz.abd perde arkasındaki büyük düşman, bu toprakları kendi toprağı zannediyor. içimizdeki hainleri kontrol edebilirsek, abd dene alçak hiç bir şey yapamaz yeterki birlik olalım.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 15:30
    Ne "one minute" ymiş be.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 13:00
    Eee Türkiye bile bile kendini savunamayacak hale getiriyor.. ve maalesef ki çemberde daralıyor.. Çok fazla hata yaptık..
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 11:39
    iyi analizleriniz var... severek okuyoruz... tebrik ederim
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 11:38
    Bu olayda düşman sinsi ve ince ince dokuyarak ilerliyor. Bizim ülke olarak birlik olmamiz sart. Amaçları bir çok insanı bu yalanlara inandırmak ve bunu da başaracaklar. Bakın en yakın tarihte, Fenerbahçe'ye karşı yapılan şike kumpası davası örneği var. Her iddia çürütülmüş olmasına rağmen hala bir çok insan Fenerbahçe'yi suçlu görüyor. Abd'nin bize karşı açtığı ve açacağı her davaya, milletin yarisi inanacak ve sonunda abd ülkemize demokrasi getirmek üzere yola çıkacak. Maalesef en büyük destekçileri de ülkemizden çıkacak...
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 11:28
    türkiye'nin eli de armut toplamıyor merak etme serdar bey
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 11:27
    Adaşım, biz neden yerimizde gezinip duruyoruz. Bizimde elimiz sadece armut toplamamalı, biz neden 15 temmuz gibi bir darbeyi ABD nin yaptırdığını ve feto elebaşını muhafaza ettiğinden dolayı biz uluslararası bir dava açmıyoruz hala şaşırıyorum
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 10:04
    Serdar bey yazılarınızı takip ediyor ve begeniyorum. Dusman dusmanlıgını yapacak onemli olan bizim ne yapacağımız. Mesela elimizde eski pydli silo var veyahut 15 Temmuz ve 17-25 aralıkla ilişkilendirilebilecegimiz metin topuz var. Burda onemli olan herkesin sunu anlaması burda adalet yok burda guclu gucsuz var. Biz icerde bir olabilirsek bize muttefik oldugunu soyleyenlerin amaclarını anlayabilirsiniz hepsini atlatırız diye dusunuorum.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 09:26
    Onlarada tuzak kuran var elbet. Belkide ser bildigimizde hayir vardir.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 09:05
    Eeee sonra ??!
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 11:24
    sana demiyor sen uyu,boşverrr
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 01:55
    Sonrası... ABD çöküyor...Biz çökertiyoruz...
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 07:35
    bunlari her seferinde kandirildik diyenlere anlatmak lazim...degil ulke olarak turk kimligi olan vatandaslar olarak bile yurtdisinda imajimiz yerlerde..avrupada zaten kotuydu ama hic degilse abd 'de o kadar rezil durumda degildi...hepsini gectim uzakdoguda bile bozulmaya basladi.. sacma sorulara cevap vermekten ben sahsi olarak yoruldum..veya Turkum diyince karsilastigim yuz ifadeleri cok irite edici oluyor bazen
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 17:12
    hangi ülkelerde bu tür sorulara maruz kalıyorsunuz?
Kalan karakter : 2000