Geçmişte hemen her sene nisan ayında aynı gelişme yaşandı.

24 Nisan tarihi yaklaşırken Türkiye için çalışan lobiciler ve Kongre’de Türkiye’ye sempatiyle yaklaşan üyelerin faaliyeti yoğunlaşır ve 24 Nisan’da ‘Ermeni soykırımı' lafının edilmemesi için uğraşılırdı.
Benim bildiğim hemen her nisan ayında Türkiye, Washington’da bu krizi bir şekilde yaşamıştır.
Meraklı bekleyiş dönemin başkanının ’Soykırım değil meds yeghern’ (Büyük felaket) demesiyle o yıl için de çözülmüş kabul edilirdi.

BU YIL NE OLACAK?

Yıllardır her nisanda yaşanan bu senaryonun bu yıl da tekrar edilmesi maalesef mümkün gözükmüyor.
Çünkü;

1- Kongre içinde Türkiye’yi açıktan savunabilecek, sempatiyle yaklaşan tek bir üye bile yok.
2- Temsilciler Meclisinde çoğunluğu le geçirmiş Demokrat Parti’nin 2020 seçimi için şimdiden çıkardığı tüm adaylar  da bir soykırım yasasını destekleyeceklerini açıklamış durumdalar.
3- Türkiye’nin tutmuş olduğu lobi şirketlerini ise Washington’da kimse fazla ciddiye almıyor.
4- Daha şimdiden Temsilciler Meclisi'nde ve senatoda 100’ü aşkın üye soykırım yasa tasarısını imzalamış durumda. Bu sayının önümüzdeki günlerde tırmanması bekleniyor.
5- Peki bütün bunlar tamam da Başkan Trump belki Türkiye’den yana tavır almaya ikna edebiliriz de denilmesi zor gözüküyor. Çünkü onun çok önem verdiği evanjelist güçler de soykırım tasarısını desteklemiş durumdalar. Yani Trump "meds yeghern' demiş olsa bile tasarının geçmesini engelleyemeyebilir.

Dün itibariyle Washington’daki durum böyleydi.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!