Ben yine bir arıza çıkmasını, bu defa da seçimin iptal edilip yenilenmesini istiyorum.

31 Mart seçiminin iptalinden bugüne kadar olanlara bir baktığımızda Türkiye’nin sınırlarından girmesinin yasak gibi olduğu bazı  kavramların yavaş yavaş gündemimize girmeye başladığını görebiliyoruz.

İfade özgürlüğü, yargı reformu gibi fazla alışık olmadığımız konuları bile tartışmaya başladık bu dönemde. Olan bitene baktığımda keşke bu gece de bir arıza çıksa da bu seçim de yenilense diyorum, bu olduğu takdirde kazanacağımız ilave zamanda sadece demokratik olmakla da kalmayız yeni seçime kadar muasır medeniyetlerin bile üstüne çıkabiliriz bence.

Uzun eşek oyununda olduğu gibi o medeniyetlerin üstüne biz çıktığımızda ne olur tam bilemiyorum, global medeniyet filan tümden çöker mi bilmem ama üste çıkmamız ihtimali de seçim yenilendiği takdirde var.

 

***

 

Evet seçim yenilensin fakat işin bir olumsuz yönü de var.

Bir arıza çıkarılması ve seçimin yenilenmesi ihtimali olacaksa, bu Ali İhsan Yavuz’un tekrardan ekranlarda görülmesi anlamına geliyor.

Sonunda demokrasiye ulaşacak olsak bile halkın bir bölümünün bu riski alması imkansız.

Onun dün sabah İstanbul’daki evinde hazırlıklara başladığını hissedebiliyordum. Berbere gitmiştir, üst üste yapacağı açıklamalarda kıyafetlerine uyacak kravatlarını seçmiştir, ayakkabısı boyalıdır.

Dişini fırçalayacağını hiç sanmıyorum ama açıklamalarını bize yüz yüze yapmayacaksa bunun da sakıncası yok.

 

****


Onları hayatında hiç tanımamış olan bir insana "Sen tipik AK Partilileri nasıl hayal ediyorsun anlat bize?" diye sorsaydık bize anlatacağı tip Ali İhsan Yavuz olurdu mutlaka.

Halkın Ak Partili bölümünün prototipi gibi bir görünüme sahip olmak günümüz Türkiye’sinde bir avantaj olabilir. Ama Ak Partili olmadığı halde onu seyretmek zorunda olan insanlar için bunun büyük bir dezavantaj oluşturduğu kesin.
 

***

 

31 Mart seçiminden sonra onu defalarca izledikten sonra onun bana ya Leman’dan ya da Gırgır’dan bir karakteri çağrıştırdığını düşünmeye başladım. 

Çok araştırdım ama bulamadım. Tanıdığım karikatür sanatçılarına sordum, bana ona benzeyen bir karakter olmadığını ve istense dahi onun karikatürünün çizilmesinin doğru olmayacağını, çizilen karikatüre onun sadece fotoğrafının konulmasının durumu kurtarabileceğini, istenen etkinin böyle yaratılabileceğini söylediler.

 

***

 

31 Mart'ın iptal edilme sürecinde o kadar fazla ekranda görüldü ki benim rüyalarıma bile girmeye başladıydı.

Ameliyat olduktan sonra 'walker'la yürüyordum. Gece walker'ı yatağımın kenarına koyup uyudum. Rüyamda Ali İhsan Yavuz yatağımın yanına oturmuş bana seçimin neden yenilenmesi gerektiğini açıklıyordu. Ter içinde, paniğin eşiğinde uyandım. Uyandığımda gördüğümün rüya değil gerçek olduğunu düşündüm çünkü yatak kenarındaki walker'ın o olduğunu sanmıştım. Az önce eşikte olan paniğim olağanüstü bir panik atağına dönüştü. Sakinleşmem oldukça uzun sürdüydü. 
 

***

 

Ak Partili olduğu halde onun sıkı bir nihilist olduğunu düşünüyorum ve sadece bu yüzden onu biraz daha gayret edersem sevme ihtimalim bile var.

Nereden çıkardın bunu diye düşüneceğinizi biliyorum.

Çünkü "Hiç bir şey olmasa bile kesin bir şey oldu" gibi bir cümleyi ancak sıkı bir nihilist düşünebilirdi.

Dün gün boyunca da eğer gereği olursa diye bu cümleye benzer aforizmaları defterine not ettiğine eminim. Seçim sonuçları geldikten sonra konuşursa kendini aşacağına ve daha önce söylediklerinden çok daha karmaşık ve soyut şeyler söyleyeceğine emindim.

 

***

 

Türkiye’de olsaydım onun konuşma ihtimali olan saatleri atlatmam daha kolaydı.

Çünkü o konuşmaya başlamadan önce içkime başlamış olacağımdan ne söylerse söylesin ekranda ne kadar görülürse görülsün asabım bozulamıyordu. Ama şimdi Amerika’dayım ve onun muhtemel konuşma saatlerinde 7 saat fark nedeniyle ayık kafayla olmam riski vardı.

Pazar günü hem seçim sonuçlarına, hem de onun konuşmalarına katlanmam için içkiye öğle saatlerinde başlayıp Türkiye’de sabah saatleri oluncaya kadar devam etmem gerekti. İçkide bu saatler bana babamın zaten verdiği yegane tavsiyeydi. Hem bu defa Rana da bana "İnsan gibi iç" diyemeyecekti Çünkü stresimi o da aynen yaşayacağından o da bana içkide eşlik etti. 

Anlayacağınız bu açıdan her şey benim için güzeldi dün. 
 

***

 

Neden dişini fırçalamayacağını düşündüğüme gelince onu internet ortamında soruştururken eskiden diş macunu ile ilgili tuhaf düşünceleri olduğunu da gördüm. Diş macununun içindeki flüorürün insanları koyun gibi yaptığını ve batı ülkelerinin Müslümanları sindirmek için diş macununu kullandıklarını da söylemiş Ali İhsan Yavuz. Eğer bu bir şaka değilse o sadece bir nihilist olmakla kalmıyor aynı zamanda tamamen çıldırmaya da yakın durumda demektir. 

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • fesuphanallah 26 gün önce Ben Oray'in ne yazacagini merak ediyorum, kesin ben demistim diyecek...
    CEVAPLA