S-400 füze sisteminin teslimatından sonra ABD Senatosu'nun "Yaptırım uygulansın" baskısını arttırması üzerine yönetim içinde yaptırım konusunda iki fraksiyonun oluştuğu görülüyor.

Bir fraksiyon sertlikten ve Türkiye yönetimine karşı tavizsiz olunmasından yana. Bunlar uzun süredir Erdoğan’a yönelik sert politikalar uygulanmasını savunanlardan oluşuyor. Bu fraksiyon Başkan Trump’a kendisine önerilecek 12 yaptırım seçeneğinden en ağır olan 5 adetinin uygulanması önerisini getiriyorlar. Bunlar Senato ile de koordineli çalışıyorlar.


***


Diğer fraksiyon ise son günlerde daha fazla seslerini duyurmaya başladı. Bunlar son belediye başkanlığı seçimlerinin ve özellikle İstanbul'a Ekrem İmamoğlu’nun seçilmiş olmasını hatırlatarak bunların Türkiye‘de demokrasinin ne kadar darbe yemiş de olsa hala daha işlemekte olduğunu ve halkın özgür iradesiyle yönetimi değiştirebildiğini gösterdiğini vurguluyorlar. Bu fraksiyon bu aşamada eğer Amerika ağır sonuçlarını halkın üstleneceği türde ekonomik yaptırımlar getirirse zaten anti-Amerikan tepkileri yoğun olan halkın Amerika karşıtlığının daha da artmasına yol açacağını söylüyorlar. ABD’nin demokratik iradesini göstermiş olan bir halkı cezalandırma yoluna gitmemesi gerektiğini söyleyen bu grup sert yaptırım getirildiğinde bunun Amerika‘nın uzun vadeli çıkarlarına da aykırı olacağını söylüyorlar. Ayrıca Türkiye’nin NATO’dan uzaklaşmasının ABD’ye maliyetinin de yüksek olacağı vurgulanıyor bu grup tarafından. Bütün bu argümanları sonucunda bu grup Başkan’a sunulacak 12 yaptırım alternatifi içinden en hafif etkili olacağı sanılan beş tanesinin seçilmesi gerektiğini söylüyorlar.

 

***

 

Başkan Trump sadece karar kendisine kalsa direkt olarak yumuşak yaptırımlar ile yürüyüp yasal sorumluluğunu üzerinden atacak. Ancak Senato içinde sertlik yanlısı bir grubun baskıları da sürüyor.

Bugün bu konunun iki ülke arasında içinden zor çıkılacak derecede karmaşık ve zorlu hale gelmesinde Türkiye’nin sorumluluğu olmadığını ve asıl sorumlunun Obama yönetimi olduğunu düşünmekte olan Başkan Trump iki ülke arasındaki bu krize açık meselenin yumuşak yaptırımlar konularak aşılmasından yana tavır koyacak bilgileri geliyor. Bu konuda Başkan'ın ne kadar başarılı olacağını birkaç gün içinde göreceğiz.

 

***

 

7 Haziran 2019 tarihinde senato 'Defense Authorization act for Fiscal Year 2020' adlı yasayı 86’ya karşı 8 oyla kabul etti. Bu yasanın içinde S-400 füze teslimatı gerçekleştiği takdirde F-35 jetlerinin Türkiye’ye transferinin hemen engelleneceği yazıyordu. Ayrıca yasa Senato’da görüşülürken verilen bir değişiklik önerisi de kabul edildi ve yasa metnine girdi. Bu değişiklik önerisinde Başkan'ın ayrıca Türkiye’ye füze teslimatı sonrasında bir takım yaptırımları getirmesi de yasa haline getirildi. Bu yaptırımlar da CAATSA (Countering America’s Adversaries Through Sanctions) çerçevesinde getirilecek.

CAATSA yasasında Başkan'a istenilen yaptırımları 180 gün erteleme hakkı da veriliyor. Ama bunun olabilmesi için Başkan'ın Senato'ya yaptırım getirilmek istenen ülkenin davranışlarında yumuşama veya ABD açısından iyiye gitme yolunda işaretler olduğunu gösterebilmesi gerekiyor.

Bu nedenle Başkan Trump’ın Türkiye için bir 180 gün ertelemeye gitmesi ihtimali fazla yüksek görünmüyor.

 

***

 

Ancak başkanlara bir opsiyon daha tanınmış. Eğer CAATSA işletilecekse 12 yaptırım türü bulunuyor. Başkan bunlardan beş tanesini seçip uygulama hakkına sahip işte bu aşamada Başkan Trump’ın Türkiye’ye en az olumsuz etki yapacak olanları seçip iki ülke arası ilişkiyi ayakta tutması ihtimali var.

Bu kararlar çok hızlı alınmayacak. Çünkü yönetim 15 temmuz darbe girişimin arkasında Amerika’nın olduğu düşüncesinin hakim olduğu Türkiye’ye yönelik yaptırımlarını tam da bugüne denk gelecek şekilde açıklamak istemiyor. Geçtiğimiz cuma günü Pentagon tarafından yapılacağı söylenen açıklıma da bu yüzden ertelenmiş olabilir deniliyor.


***


Yumuşak yaptırımlar getirilmesi kararı alınsa da F-35 üretimi ve jetlerin Türkiye’ye verilmesi programından Türkiye'nin çıkarılması kesin gibi gözüküyor bu aşamada. Çünkü bahsettiğim iki fraksiyon da bunun Amerika’nın ulusal çıkarları açısından gerektiği düşüncesindeler. Ayrıca yumuşaklıktan yana fraksiyon da F-35 yasağının Türk ekonomisini en az etkileyecek türde bir yaptırım olduğu görüşünde. Ancak bunun son dönemde yükselişte olan Türk savunma sanayine olumsuz etkileri de olabileceği belirtiliyor burada. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • cilhuseyinoglu 1 ay önce Serdar Bey, niye siz hiç ABD medyasına çıkıp objektif olarak Türkiye halkının ve devletinin düşüncelerini anlatmıyorsunuz? Amberin Zaman ve Aslı Aydıntaşbaş gibi. Bugün A. Aydıntaşbaş NPR da konu ile alakalı Türkiye aleyhine konuştu Türkiye insanının Türkiye’yi suçlayıcı konuşması çok üzücü..
    CEVAPLA
  • derinkuyu 1 ay önce bence incirlik, Kurecik gibi ne kadar amerikalilarin kullandigi yer varsa Natoda hepsini kapatalim, Bu gune kadar Natodan zerre kadar fayda gormedik. Hep amerikan cikarlari icin calisan bir kurumdur Nato turkiyeye sadece zarar vermistir.
    CEVAPLA
  • keyperson 1 ay önce İnşallah vermezler f35leride kapatırız incirlik üssünü
    CEVAPLA