Platformlardaki yeni film ve dizi haberleri dışında bir de medyadaki hayat tavsiyeleri veren köşeleri okuyorum. Bir zamanlar gazeteye benzeyen Hürriyet’te de Güzin Abla vardı ya onlar gibi şeyler bu hayat tavsiyeleri veren köşeler. Bunları sürekli okuyunca insanlığın şu andaki acıklı durumu hakkında bilgi edinmek, insanların ne kadar gereksiz şeylere takıp hayatlarını boşa yaşadıklarını görmeniz mümkün.
Benim de entelektüel yaşamım şu anda bu okumalarla belirleniyor. Allah’tan eskiden biraz birikimim var da ondan idare etmeye çalışıyorum yoksa bu okuma alışkanlığımla işi götürmem pek mümkün olamazdı herhalde.

*

Bu hayat tavsiyesi veren köşeler aslında hayli sıkıcı da olabiliyor. Ortalamayı tutturmak zorunda olduklarından ve ortalama her zaman sıkıcı olduğundan bu köşelerde verilen tavsiyeler de sıkıcı oluyor. Ancak takipçi olursanız arada bazen enteresan vakalar da ortaya çıkabiliyor. Bunlardan bir tanesini de geçenlerde okudum ve içerdiği çelişkili insani durum nedeniyle ilgimi çekti. Size de aktarayım dedim bu yüzden:
Olaydaki anne benim yaşlarımda yani 64-65 yaşlarında. Kız ise 20’li yaşlarda. Boşanmış olduğu kocasından bir çocuğu da var. Anne ayrı kız ve torun ayrı evde yaşıyorlar. Kızın yeni bir sevgilisi var ve anne de bundan haberdar, onaylıyor bunu.

*

Kız ve sevgilisi seksüel açıdan çok iyi anlaşıyor. İki sevgili karşılıklı konuşup anlaşmışlar, sekste bir oyun oynuyorlar. Grinin Elli Tonu kitabından da etkilenmiş olmalılar. Kız sekste hakimiyet altına alınmaktan hoşlanıyor adam da uymuş buna ama seks dışında kadının bir dediğini iki etmeyen bir ilişkileri de var. Kız oyunları daha güzel olsun diye bazı seks oyuncaklarını, kelepçe, kamçı gibi şeyler bunlar, odasına oğlu görmesin diye saklamış. Zaten oğlan evdeyken bu oyunları hiç oynamıyorlarmış. Sadece yalnız kaldıklarında oyun başlıyormuş.

*

Bir gün kız bir iş için şehir dışına çıkmak zorunda kalmış ve kedisine bakmasını annesinden rica etmiş. Kediye bakmak için eve gelen anne, yatak odasına girdiğinde gizlenmiş seks oyuncaklarını bulmuş. Kız şehre dönünceye kadar bir şey dememiş ama “Dönünce seninle buluşalım, acil bir şeyler konuşmak istiyorum” demiş ve buluşmuşlar.

*

Anne kızına, “Bu adam sana kötü ve kaba davranıyor, ondan hemen ayrılmalısın” demiş. “Kendine kötü davranılmasına neden izin veriyorsun” diye de söylenmiş... Kız ne yapacağını şaşırmış, annesine ne dese adam ile aralarının çok iyi olduğunu, ne kadar iyi anlaştıklarını anlatsa da annesini bir türlü ikna edememiş.
Kız da çaresiz tavsiye köşesine bir mektup yazıp derdini anlatmış. Bir çözüm getirmelerini istiyor sorununa.

*

Şimdi bu hayat tavsiyeleri veren köşe yazarı sizce bu kıza nasıl cevap vermeli? Anne mi yoksa kız mı haklı, ne dersiniz? Kız haklıysa, ki bence haklı, bunu anneye nasıl anlatmak lazım? Annesinin okuması için ‘Grinin Elli Tonu’ kitabı mı verilse ona, acaba o zaman sorun çözülebilir mi?

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!