Times Square’e çok yakın 6 ile 5’inci caddeler arasında 42’nci Caddede Bryant Park’ın içindeki New York Kütüphanesi gerçekten de görkemli bir binadır. Dışarıdan da görkemlidir ama asıl değerini keşfetmek için okuma odasına girip oturmanız gerekir. Şehirde üniversite okurken hemen dışarıdaki parkın içinde sürekli suç işlenirken bu alan bir sığınma yerim gibiydi. Çok eğitimli kütüphaneciler size ilgilendiğiniz konularla ilgili dünyaları size açan en iyi kitabı size bulup verirlerdi. Büyük salonun muhteşemliği ve sıcaklığında eğer bir kahveniz de varsa saatler boyu okumanın keyfi olağanüstü olurdu. Kütüphane gerçek dünyanın dışında bir fantezi dünyası gibiydi. Sizi hayatınızdan çekip alır ve eğer onun kurallarına tam uyarsanız sizi mutlu da ederdi.

*

Üniversitedeyken kütüphanede kız arkadaş bulmanın daha kolay olabildiğini keşfettikten sonra açıkça söyleyeyim daha sık gider olmuştum oraya. Gittiğim sıklıkta kız arkadaş tabii ki bulamadım ama sonuçta sadece daha fazla kitap okumuştum.

*

İnternet geldikten sonra kitaplar artık okunmaz filan deniliyor ya bu doğru değil. Amerika’da niş karakterli butik kitapçılar açılıp duruyor. Bunlar büyük kitap satış zincirleri karşısında hem dayanıyor hem de gayet de iyi iş yapıyorlar. Washington’da çalışırken benim de çok sevdiğim bir butik kitap dükkanı vardı. Burada sadece suç dünyası üzerine ve dedektif kitapları satılıyordu. Bu dükkana ağırlıklı olarak kadın müşteriler gelir ve hayli de fazla kitap satın alırlardı. Daha sonra özellikle orta yaşlı kadınların dedektif kitaplarına düşkünlüğü üzerine birkaç yazı da okumuştum.

*

İnsanların hayatına internet ve cep telefonları ne kadar girerse girsin kitap okuma keyfinden vazgeçmiyorlar. Bunu kütüphanelerde de görüyorum. Hem semtimizin kütüphanesine hem de büyük kütüphaneye ne zaman gitsem içinin hayli dolu olduğunu görüyorum. Gençler yoktur da demeyin hemen genç yaştakileri de görüyorum. Kütüphanede kitap okuyorlar ama aralarında kağıt gazete okuyanı bile var.

*

Arada bir büyük kütüphanenin okuma salonuna ruhumu dinlendirmek için hâlâ gidiyorum. Yoğun okumadığım günlerde bile sadece oturup etrafı seyretmek bile beni dinlendiriyor. Kütüphanede kimse size burada neden oturuyorsun dışarı çık diyemez, sadece gürültü yaparsanız ya da bir şeyler yerseniz bir şey diyebilirler. Bunun dışında kimse karışmaz size. Telefonunuz için şarj da bulursunuz.

*

Son gittiğimde kütüphaneye bir sürpriz ile karşılaştım. Akşam vaktiydi ve hava oldukça serindi. Okuma salonunda şimdiye kadar görmediğim bir manzara vardı. İçerisi hayli fazla evsiz insan ile doluydu. Beni bu şehirde kış aylarında çalışırken en çok üzen manzara bu evsizlerin özellikle tren istasyonlarına sığınmış halleridir. Onlar yatmasın diye istasyonlara fazla oturma alanı koymuyor bunlar. Polis de rahatsız ediyor evsizleri.

*

Anladığım kadarıyla bu kış evsizlerin yeni sığınma alanı kütüphaneler olmaya başlayacak. Son gördüğüm manzara buydu. Düşünsenize okuma salonu sıcak ve kimse karışmıyor size. İçecek su var. Tuvalet de temiz. Ben şahit olmadım ama okuduğum bir haberde okuma salonu tuvaletinde çamaşırlarını yıkayan bir evsiz bile görülmüş.

*

Umarım bir zengin tepkisi yaşanmaz da kimse dokunmaz bu evsizlere kış boyunca. Kütüphanenin eski sakin halini özleyenler de yoğun okuma için sıcak ayların gelmesini ve evsizlerin tekrar sokağa çıkmalarını beklemeliler. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!