'As Good is it Gets’ filminde Jack Nicholson’un oynadığı yazar kendisine "Kadınları nasıl bu kadar iyi tanıyıp iyi yazabiliyorsunuz?" diye sonran kadın okuyucusuna şöyle cevap veriyor; "İlk önce bir erkeği düşünüyorum. Sonra da ondan her türlü mantıki düşünce ve rasyonaliteyi çıkarıyorum. Ondan sonra kadını anlatmak çok kolay oluyor."
Ben karımı tanıdığımdan bu yana filmde yapılan bu tanımlamanın çok doğru olduğunu biliyorum. Belki benimle evlenmeyi kabul etmiş olmasını bile bu özelliğe borçluyumdur. Sadece Rana değil galiba tüm kadınlar bu tanıma uyuyor gibiler. Bunu da hayatın içinde yapmış olduğum bazı gözlemler ile bilimsel olarak destekledim.

*

Şu adeti bırakmalılar kadınlar hem de hemen bırakmalılar. Para ödemeleri gerektiği zamanlarda hem cüzdanlarını çıkarmayı hem de parayı ellerine almayı son ana bırakıyorlar. Bunun gerekçesini bilmiyorum ama bu nedense her zaman böyle oluyor. Yağmurlu bir havada eğer taksi bekliyorsanız ve şans yüzünüze güler de tam da önünüzde müşteri indiren bir taksi durursa ne güzel olur değil mi?
Ama o inen müşteri bir kadınsa taksinin hemen sizi alıp gitmesine imkan yok.
Çünkü o kadın çantasının içinde cüzdanını arayacaktır. Bu işlem anladığım kadarıyla global düzeyde ortalama dört saat filan sürüyor. Kadın çantalarının içleri bir kara delik gibiler, içine ne koyarsanız kayboluyor. Rana beni öldürmek istediğinde ki bu son zamanlarda nedense daha sık olmaya başladı; sadece cesedimi nereye saklayacağını bilmediğinden öldürmüyor beni... Halbuki bilse cesedimi çantasının içine soksa o anda kaybolacağım. Bunu bir keşfetse anında vurur son darbeyi.
Hayatta hiçbir kadın o cüzdanın çanta içinde hemen bulunamayacağını bildiği halde taksiden inmeden üç saat önce o cüzdanı aramaya nedense başlamaz.
Aynı davranış süpermarketlerde de oluyor. Düşünün siz bir veya iki adet ürün almışınız, önünüzde bir piyade alayını rahatlıkla doyuracak kadar alışveriş yapmış olan bir kadın var. Ona sorsanız hemen "Her şey çok pahalı hiçbir şey alamıyoruz" diyecektir mutlaka. İyi ki pahalı bir de ucuz olsa kasaya bir TIR ile yaklaşması gerekebilecekti. Her malın kasadan geçmesi için en azından üç saat geçmesi gerekiyor. Sonra hepsi bitiyor ve para ödeme vakti geliyor. Para da cüzdanın içinde, cüzdan da çantanın. Onu arama faslı başlıyor. Bu da en az dört saat gerektiriyor evrensel standartlara göre. Ben alışverişlerde sadece bir şişe votka filan aldığımdan kadınlar sayesinde onu içme saatim de yani 'happy hour’um da şaşıyor hep.
Resmen altıda başlaması gereken bu güzel saat kadınların cüzdan aramaları yüzünden bir iki saat rötarla başlıyor.
Ben bir defa bu çantaların içi neden bu kadar kara delik gibi içine sokulan her şeyi ortadan yok ediyor diye merak ettim ve karım Rana’nın çantasına bir defa elimi soktum. Size yemin ediyorum bir kimyasal reaksiyon oluştu elimi biraz daha uzun tutsaydım çantanın içinde kolumu kaybedecektim.
Yarın kadınlarla ilgili bir başka gözlemimi daha paylaşacağım… Kıymetimi bilin bu insanlığa bir hizmettir aslında.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938