Türk futbol alemi haklı olarak geçen sezon olağanüstü yoğunlukla kullanılan VAR sisteminin bu yıl neden gerektiği gibi kullanılmadığını konuşuyor. Hatta son haftalarda VAR’ın yokluğundan bile bahsedilebilir.

Bu arda yeri gelmişken söylemeliyim 'VAR YOK' başlığı bence Soren Kierkegaard’ın atabileceği güzellikte bir başlık bunu da unutmayın.

Üstelik birçok tartışmalı pozisyon olmasına rağmen var sistemine başvurulmuyor.

Geçen sezon gerekmeyen pozisyonlarda bile var sistemine gidiliyordu. Bu sezon ise öteki uçtayız bir türlü normalini bulamıyoruz. Bu normalini bir türlü bulamamak bizim özelliğimizdir. 

*

VAR sistemini başına Türkiye’de gelenler aslında yakın tarihimizin bir özeti de sayılabilir. 

Türkiye’nin uzmanlık alanı Batı'dan alınan düzgün kavramları kendi elinde bozmak, kısa sürede tanınmaz hale getirmektir.

VAR sisteminde olduğu gibi bu yine Batı'dan alınan insan hakları, demokrasi, tercih hakkı özgürlüğü ve adalet gibi kavramların başına da aynen gelmiştir.

Öyle bir görünüm var ki sanki ele alınan kavram sınırlarımızdan geçer geçmez bozulmaya başlamaktadır.

Örneğin VAR sistemine İngiltere’de, Almanya’da bakın tıkır tıkır işlemektedir kurallar net ve bellidir. Türkiye’de ise sistem tamamen çökertildi, itibarsızlaştırılırdı. Global futbol otoriteleri Türkiye nedeniyle VAR sisteminin global düzeyde de çökertileceğinden korkuyorlar.

Bu aynen demokrasi kavramında da oldu. Batı kendi alıştığı hayat tarzı olan demokrasinin Türkiye’de, VAR sisteminde olduğu gibi  ne hallere düşürüldüğünü, bunun nasıl başarılabildiğini anlamaya çalışıyor. 

*

Bana sorsalar ben, "Hiç anlamaya çalışmayın" derim. Çünkü ben bu ülkede doğdum, alışığım sözde bu ülkenin hallerine, ben bile anlamıyorum bu özel yeteneğimizi, Batı'dan alınan kavramların böyle nasıl içini kısa sürede boşaltabildiğimizi, bunu nasıl her durumda başarabildiğimizi çözmekte zorlanıyorum.

Futbol düzenin güzel bir girişimi olan VAR sistemi bence Türkiye’nin sayesinde global düzeyde yok olmaya doğru gidecek. Bana lütfen inanın, bu çağımızda global düzeyde demokrasi, insan hakları darbeler yiyor ya bunda mutlaka Türkiye’nin ciddi bir katkısı da olmalı. Çünkü Batı'nın sağlam oturmuş sandığı bu kavramlar da Türkiye sınırından girer girmez bozulmaya içleri boşatılmaya başlandı, aynen VAR sisteminde olduğu gibi.

*

Türkiye kavramların üstünde çalışmaya başladıktan bir süre sonra Batı alemi, "Madem insan hak ve özgürlükleri, demokrasi gibi oturmuş, yerleşmiş sandığımız kavramların içi bu kadar çabuk boşaltılabiliyorsa, bu kadar hızlı anlamsızlaştırılabiliyorsa bunlar da yeniden düşünülmeli" dedi ve kendi bütün kavramlarını sorgulamaya başladı.

Bütün önemli kavramların çökmeye, bozulmaya başlamasında öncülüğü Türkiye yaptı. Bu bazıları için milliyetçi övünme nedeni de olabilir tabii ki. Bozucu uzmanlıkları ile milliyetçilik kavramının üzerinde de çalışmakta olan ve yakında onu da çökerteceklerine inandığım bazıları yıkıcı, bozucu etkimiz nedeniyle övünüyorlardır. Eh olabilir ama ben de diyorum ki bu gücümüzü biraz da yapıcı olmakta kullanamaz mıyız? VAR sitemini doğru, makul kullanmakla başlayabiliriz işe, sonra da demokrasi, özgürlükler gibi ikinci düzeyde önemli, banal olan diğer kavramları da düzeltmeye geçebiliriz.

Eğer çoğunluk gibi siz de, "Bana futbolu verin demokrasi, özgürlükler, adalet gibi kavramlardan bana ne" diyorsanız o zaman da diyeceğim bir şey kalmadı.  

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!