ABD’deki ‘Domestik Şiddet Ağı’ (Domestic Violence Network) yetkilileri açıkladı.
Amerika’da ne zaman toplumun tümünü etkileyen travmatik bir sosyal olay olsa bunun bedelini evde kocasından veya sevgilisinden şiddet gören kadınlar ödüyormuş.
‘Domestik Şiddet Ağı’nın yaptığı tespite göre bu 11 Eylül saldırısından sonra böyle olmuş, yine 2008 büyük ekonomik krizinde de bu yaşanmış; yani bedeli evlerdeki kadınlar ödemiş, şiddete maruz kalmışlar.
Eski olaylar ile karşılaştırıldığında şu anda durum daha vahimmiş kadınlar daha büyük tehdit altındaymışlar.
‘Domestik Şiddet Ağı’nın yöneticilerinden Katie Ray Jones bir açıklama yaptı ve devleti bu konuda acil tedbir almaya davet etti.

*

Aslında ne oluyor biliyor musunuz?

Amerika’da kadına yönelik şiddeti potansiyel olarak büyük tehdit haline getiren şu faktörleri hatırlayalım:

1- New York’ta yönetim içki satan dükkanların da süpermarketler gibi mutlaka açık tutulmaları gerektiğini belirtti.
İnsan gibi içmesini bilenler açsından isabetli bir karar olabilir bu. Çünkü ağır stres ortamlarında bazı insanlar bir kadeh içki ile rahatlamayı düşünebilirler.
Ancak kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklerin çoğu insan gibi içmeyi bilmiyorlar, çoğunda da alkolizm sorunu var. İçki onları kadına yönelik olarak daha barbarca davranmaya itebiliyor.

2- İçki satan işyerlerinden bazıları satışlarının son dönemde yüzde 400 gibi inanılmaz artış gösterdiğini açıkladılar.

3- Bunun yanında benim maalesef şu anda bulunmakta olduğum Long Island’da yasal olan silah satış işyerleri de bulunuyor. Bunlarda da satışlar patlamış. Benim gibi Amerikan distopyası korkuları yaşamakta olanlar anlaşılan bir toplumsal anarşi ihtimaline karşı silahlanıyorlar.

4- Fakat kadına karşı şiddet sabıkası bulunan bir adamı düşünün. Bu adam elinde silahla evde oturuyorsa ve ayrıca içki tüketimini de arttırmışsa kadına yönelik şiddetin cinayetle sonuçlanması büyük ihtimal.

5- Üstelik çiftler şu anda zorunlu olarak evlere kapanmış durumda. Klostrofobik durumlar var. Ruhsal dengeler bozuluyor. Kadına yönelik şiddeti düşünebildiğinden zaten ruh hastası durumunda olan bir adamın bu ortamda neler yapabileceğini bir düşünün.

6- Polis ve askerin işi başından aşmış başka sorunlarla uğraşıyorlar ve kadının yardım çağrılarına yönelik bir şey yapabileceklerine kimse ihtimal vermiyor.
7- Kadınların acil durumlarda kaçıp sığınabilecekleri bazı barınaklar tabii ki var. Ama oralara kimse virüs korkusundan gidemiyor şu aralarda.

İşte bu nedenlerden dolayı ben bazı evlerden kadına yönelik ağır şiddet ve hatta cinayet haberlerinin gelmeye başlayacağından korkuyorum.
Erkeğin kadına yönelik davranışı konusunda çok iyi bir durumda olmayan Türkiye’de de devletin belediyelerle ortak çalışıp, kadın yardım edin telefonu açtığında ona mutlaka salgına tedbirli biçimde yardıma gidecek ekipler oluşturulması uygun olur gibi geliyor bana. Virüs salgını dönemi şartlarında hepimiz evlere kapanmışken kadınların daha bir özenle korunması gerekiyor. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!