Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması


Amerika yeni teknolojilerde belirgin bir global lider konumunda.
Dünyanın en güçlü, en yaratıcı teknoloji firmaları burada.
Bu konuda sürekli araştırma geliştirme çabaları var. Ellerinde milyarlarca dolar kaynak bulunuyor.
Güçlü şirketlerinde parlak zekalı gençler de çalışıyor.

*

İşte bu nedenlerden dolayı salgın nedeniyle global düzeyde yaygınlaşan online eğitimi de burada tam beceremeyeceklerine ben online eğitime başladıkları ilk günden beri emindim. Nitekim sonunda haklı da çıktım.
Şimdi diyeceksiniz ki "Sen ne diyorsun. İlk önce adamların ne kadar güçlü yaratıcı ve parlak olduklarını sayıyorsun hemen sonra da başarısızlıkları beni şaşırtmadı diyorsun, bu ne iştir arkadaş?"
Evet böyle diyeceksiniz ama ben de aynen öyle diyorum.

*

Bu dediğim aslında Amerikan yaşamının bir anlamda acıklı özetidir.
Bu ülke en yaratıcı, en yeni teknolojilerde dünya lideri olabilir ama diğer her konuda olduğu gibi bunda da halkın hayatını kolaylaştırmak, güzelleştirmek için çaba katiyen verilmez.
Çünkü buradaki acımasız kapitalist düzende sistem sıradan insanları hiçleştirmek üzere kurulmuştur. Sıradan insanların hayatını rahatlatmak düşüncesine bile bu sistemde nedense ayıp diye bakılıyor.
İşte bu nedenle nasıl ki salgının başında hastaneye kaldırılan ağır hastalardan tedavi için girişte 30 bin dolar talep edilebildiyse bu çürümüş sistem online eğitimi de tam başaramadı. Bu birbirinden bağımsızmış gibi gözüken iki olay aslında aynı acımasız sistem zihniyetinin ürünüdür.

*

Büyük ihtimalle diğer ülkeler online eğitimde kullanılan teknolojiyi Amerika’dan öğrenmişlerdir ama buna rağmen diğer tüm ülkeler online eğitimi başarıyla yaptılar. Ancak teknolojinin üreticisi olan Amerika’da online eğitimde biraz sonra anlatacağım ağır aksaklıklar yaşanabildi.

*

Hatırlayın bu ülke Ay'a insan indirdi ve Ay'dan yapılan canlı yayında yaptıklarını dünyaya seyrettirdi.
Ayrıca Mars’a araç indirdiler ve toprak numunesi alıp dünyaya getirip analizini yaptılar ve şimdi de Mars’ta koloni kurmak projeleri de var.
Bütün bunlar başarıldı ama bunlara göre çok daha basit olması gereken bir online eğitim işi bile tam yapılamadı.

*

Bu nasıl olabilir diye sorarsanız, çünkü Ay ve Mars işleri Amerika’nın devlet olarak güçlü olmasına katkı yaptığından önemseniyor. Öte yandan online eğitim sadece vatandaşın hayat kalitesini ilgilendirdiğinden, bu sistemde insanın düşünülmesi ayıp olarak görüldüğünden, umursanmıyor.

*

Lisede AP dersleri diye bir kavram var. Bunlar lise son sınıf öğrencileri açısından son derece önemli dersler.
Çünkü bunlar üniversite düzeyinde ders sayılıyorlar ve üniversite kredisi de veriyorlar. Dolayısıyla öğrencinin üniversite çalışma hayatını daha kolaylaştırıcı dersler bunlar.

*

Online dersler sürerken sistemde sürekli kopmalar, çöküntüler oluyordu. sorun bizim kullandığımız teknolojide değildi çünkü bütün çocuklar aynı sorunu yaşıyorlardı.
Neyse online eğitim dönemini büyük mücadeleler vererek bir şekilde kazasız belasız bitirdik ve sıra sınavlara geldi.
Sınavın saati dolmak üzereyken öğrenciye cevaplarını online yollaması için belirli süreler veriyorlar. Cevabını bu sürede göndermeyenin ise bu dersi hiç almamış olduğu var sayılacakmış.

*

Birçok genç insan şunları yaşadı bu sınavda:
Tam imtihan bitti ve cevapların yollanma zamanı geldiğinde sistemlerinde yine çöküşler yaşandı, bazen de sistemler dondu kaldı ve birçok öğrenci sınav sonuçlarını bu yüzden gönderemedi.
Çünkü kurdukları online eğitim sisteminin teknolojik altyapısı zayıf, üzerine binen yükü kaldıramıyor.
Ellerinde bunu güçlendirecek imkan kesin bulunmasına rağmen bunu katiyen kullanmıyorlar.
Bu olanların yaşanabileceğini önceden düşünüp tedbir alabilirlerdi tabii ki ama hayır bu Amerika’da katiyen yapılmaz nedense. Hiç bir konuda bu tür tedbirler alınmıyor ve birçok genç insan için hayati önemde olan bir sınavda da aslında basitçe önlenebilir olan bir teknik hatanın olmasına gönül rahatlığıyla izin veriliyor.

*

Dahası da var. Telafi sınav hakkı vermek için öğrencilere neden cevabını yollamadın sorusunu soruyorlar ama bir şart da koymuşlar. Cevabın "Teknik aksaklıklar oldu ondan yollayamadım" olması durumunda bunu cevap olarak kabul etmeyeceklerini de söylüyorlar. Sistem çöktü diye yaşananları anlatana telafi imtihan hakkı da vermeyeceklermiş.
Yani düzen öğrencilerini düşünüp güçlü teknik altyapıyı kurmuyor ve sonra da bu ihmalinin yüzüne vurulmasını da istemiyor, başarısızlıklarının suratlarına vurulmasından ve sorumluluk almaktan yine kaçınıyor.

*

Bize filmlerde, romanlarda, televizyon dizilerinde anlatılan bir Amerika var, bir de sadece gündelik hayat içinde yaşanılanları gördükten sonra anlayabileceğiniz bir gerçek Amerika var.
Gerçek Amerika popüler kültürde anlatıldığı gibi hiç değil, gerçek Amerika’da sorunlar hayli fazla ve derinlikli çözüm için düşünce üretmeye çalışan da yok ortada.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!