Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


Dünyamızda her toplum kendisine uyduğu anda, bugünkü siyasi ve sosyal ihtiyaçları gerektirdiği takdirde, kendi geçmişini istediği gibi yeniden yazmak işine girişebiliyor.

Olup bitmiş ve belgeleri de bulunan tarihleri bugün ihtiyaçlarına göre yeniden yazmak temelde anlamsız ve başarısız olmaya mahkum olan bir iş olmasına rağmen toplumlar yine de tarihi yeniden yazma işine girişebiliyorlar.

Amerikan tarihinin önemli faktörü sadece kölelik döneminden ibaret değil tabii ki, bu tarih aynı zamanda siyahın haklarına sahip çıkmasının ve demokratlaşmanın da tarihi olmasına rağmen bugün tarihsel şahsiyetlerin heykellerini yıkmak olarak patlayan ‘tarihe öfkeli’ bir ruh hali de görülebiliyor.

Kristof Kolomb’un heykelini dahi yıkmaya kadar götürebildiler işi.

Irkçılığa karşı sosyal patlamanın getirdiği bu tepkili ruh hali kendi ülkesinin tarihinde utandığı yönleri artık hiç bir şekilde hatırlamak istemiyor.


*


Bu ruh halini anlamakla birlikte getireceği sakıncaları da bilmek ve anlamak gerektiğini düşünüyorum.

İnsanlar kendi tarihlerinin şu anda utandıkları, unutmak istedikleri bölümlerini silerlerse o tarihi hiçbir zaman tam biçimde anlayıp bugünlere yönelik dersler çıkarmaları mümkün olmayacaktır. Bunun da bilinmesi gerekiyor.

*

Dr. Martin Luther King, Jr. (solda) ve Stokely Carmichael
Dr. Martin Luther King, Jr. (solda) ve Stokely Carmichael

1970’li yıllarda New York Queens College’de okurken bir gün okulda bir heyecan dalgası oluştuydu.

Arkadaşlara ne oluyor diye sorduğumda "Okula bugün Stokely Carmichael gelecek" dediler.

Carmichael ’Siyah Gücü' (Black Power) hareketinin lideri ve ‘Siyah Panterler’ grubunun da ‘onursal başbakanı’ sıfatını taşıyan devrimci siyahtır.

Arkadaşlarla okulun bahçesinde beklemeye başladık.

Bir süre sonra motosikletli, siyah deri kıyafetli bir grup 'Siyah Panter' geldi.

Açıkçası son derece estetik görülüyorlardı.

O günlerde motosikletli özgür ruhların anlatıldığı ‘Easy Rider’ filminin gündemde olduğu bir dönemde olduğumuzdan grubun o görünümü bendeki devrimci ruhu fena halde okşamıştı.

Carmichael park ettiği motosikleti üzerinde otururken son derece devrimci ve ateşli bir konuşma da yapmış ve siyahın tarihine ve haklarına nasıl sahip çıkacaklarını ortaya koymuştu. Hatırlıyorum da son derece de yakışıklıydı Stokely.

‘Easy Rider’
‘Easy Rider’

*


Hatırladığım bir başka olay da Amerikan Komünist Partisi'nin New York’taki kongresinde siyah devrimci kadın Angela Davis’in yaptığı konuşmaydı.

Ortam olduğu için ikisiyle de tanışmak imkanım oldu.

Bugünlerde tarihin beğenmedikleri yanlarını silmek isteyen liderler bilmeliler ki Angela Davis ve Stokely Carmichael kölelik dönemini unutmak değil özellikle hatırlamanın ve doğruları öğrenmenin daha doğru olduğunu düşünmekteydiler. Toplumlar kendilerinin tarihlerini bütünüyle doğru öğrendikleri ve bugüne yönelik dersler çıkardıklarında, ancak o zaman doğruları bulacaklarına inanmaktaydılar ikisi de.

Angela Davis
Angela Davis

*

Ben de aynı düşündüğümden bugün Amerika’da kendi tarihlerinin kölelik dönemine ait utandıkları bölümlerini unutmak isteyenlerin kendi tarihlerinin bütününden dersler çıkarmalarının doğru oluğunu söylemek istiyorum. Bu nedenle o heykelleri yıkmak yerine o heykelleri geçmişin doğru ve tam anlatılması için estetik bir araç olarak kullansalar bence çok daha iyi olur.

*

Tam bu yazıyı bitirirken Trump’ın heykel tahrip edenlere 10 yıl hapis cezası getirmeyi planladığı haberi geldi. Bu tarihi yeniden yazma tartışması burada büyüyerek sürecek galiba….

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00