Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Görünen o ki güvenilir aşıyı ilk bulan ülke global hegemonya yarışında bayağı öne çıkacak.

Yani dünya sisteminin hegemonik merkezini artık sadece ekonomik veya askeri güç belirlemeyecek. Salgın nedeniyle aşının bulunması da hegemonik gücü belirleyecek faktörler arasında öne çıktı.

Çin, Almanya, İngiltere de aşı yarışının içinde ama doğal olarak eski global rekabetçi büyük güçler olarak gözler Amerika ile Rusya arasındaki aşıyı bulma yarışında.

*

Yapılan açıklamalara baktığımızda Rusya’nın soğuk savaş döneminde olduğu gibi ABD ile global düzeyde sıcak savaş olmadan kapışmak arzusunda olduğu izlenimi doğuyor.

Putin aşıyı ilk bulanın global düzeyde hegemonik konuma daha rahat ulaşacağını görmüş durumda. Ve bu nedenle Rusya’yı biraz da acele ettirerek aşıyı bulduklarını ilan etmeye sürüklüyor gibi bir izlenim veriyor.

*

Ancak Putin şunu da görüyor olmalı. Bu aşı yarışında Rusya’nın ABD karşısında siyasi sisteminden kaynaklanan dezavantajı var. Bulunacak aşının global toplumda güvenilir sayılabilmesi için bulunduğu ortamın bilimsel açıdan şeffaf ve tam otonom kuruşlara sahip olması ve her türlü siyasi manipulasyondan uzak olması şartı güven olabilmesinin olmazsa olmazını oluşturuyor.

Trump döneminde ağır darbeler de yemiş olduğu halde Amerika’nın bu konuda Rusya’ya tartışılmaz üstünlüğü var. Yani Amerikan bilimsel kuruluşlarına ve bağımsız bilim insanlarına da global düzeyde daha çok güven olduğu kesin gibi.

*

Bu yüzden insanlar Rusya’nın bulduğunu söylediği aşıya kolay güvenemeyecekler gibi gözüküyor. Güvenirlik açısından Amerika, Trump faktörüne rağmen, demokrasisiyle önde gidiyor.

Ayrıca bence Rusya’nın bu aşıya verdiği Sputnik ismi de bu güvensizliği arttıran bir başka faktör.

Sputnik unutmayın yıllar önce Sovyetler Birliği’nin Amerika ile uzay yarışını başlatmak için fırlattığı uzay aracının adıydı. Bunun fırlatılmasıyla o dönemin Sovyet liderliğinin arzuladığı olmuş ve Sovyetler Birliği ile Amerika arasında eşit güçler olarak uzay savaşı başlatılmıştı. Bu da daha sonra soğuk savaşa dönüşerek global düzeyde yıllarca sürdü.

Diyeceğim o ki hem Sovyetler Birliği hem de devamı Rusya yönetimi Amerika ile global düzeyde sıcak savaş olmadan kapışmanın ülke yararına olduğuna inanıyor gibi.

Ve Sputnik adı verilen aşısıyla da bunu yeni global yarış boyutuna taşımak istermiş gibi davranıyor.

Bu yarışa start verme arzusu nedeniyle Rus aşısında biraz aceleci davranılmış olacağı şüphesinden dolayı aşı bilimsel olarak sağlam olsa dahi global düzeyde Rusya’ya karşı bir temkinli yaklaşım var.

Öte yandan aşıyı bulmaya yaklaştığı sanılan Amerika’nın da bu şüpheyi global düzeyde kışkırttığı kesin.

*

Biliyorsunuz Rusya trolleri vasıtasıyla global habercilikte çeşitli ayak oyunları oynamakta da pek becerikli. Bu global haber oyununda ‘Sputnik haberlerin’ önemli bir rolü olması da aynı adlı aşıya güveni daha da bilinçaltında zorlayan bir faktör olabiliyor.

*

Bütün bu nedenlerden dolayı Rusya ile ABD aynı günde aşıyı bulduklarını ilan etseler ve dahası Rusya'nın bulduğu aşının daha bilimsel olduğu kanıtlansa bile, bütün bunlara rağmen demokrasi ve bilimsel özgürlük ortamı farkı nedeniyle hemen herkes yine de Amerika’ya inanmak eğiliminde olabilir. Zaten bu farkı nedeniyle Rusya daha önce soğuk savaşı da, uzay yarışını da kaybetmişti şimdi de aşıyı bulma yarışını kaybedecek gibi gözüküyor. Aşıyı bulan ilk kendisi gerçekten olsa bile Rusya demokrasiye duyulan güven ve Amerika’nın bu güveni hala daha verebilmesi nedeniyle, yarışı şimdiden kaybetmiş gibi.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!